akciger.gen.tr https://www.akciger.gen.tr Akciğer, Akciğer Hastalıkları ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, akciger.gen.tr Thu, 21 Mar 2013 00:00:00 +0000 Tue, 19 Nov 2019 00:00:00 +0000 60 Silikosiz https://www.akciger.gen.tr/silikosiz.html Thu, 11 Oct 2018 22:45:42 +0000 Silikosiz, solunum yolları hastalıkları arasında en tehlikeli olanlardan biridir. Daha çok sanayi sektöründe ve yeraltı mesleklerde çalışan kişilerde görülen bu solunum yolu hastalığı ölümcül riskler taşımaktadır. Sinsi Silikosiz, solunum yolları hastalıkları arasında en tehlikeli olanlardan biridir. Daha çok sanayi sektöründe ve yeraltı mesleklerde çalışan kişilerde görülen bu solunum yolu hastalığı ölümcül riskler taşımaktadır. Sinsi bir ilerleme gösteren bu hastalık çoğu zaman 20-25 yıl gibi uzun bir sürede kendini göstermektedir. Erken müdahale yapılmadığında hastanın yaşamını kaybetmesine neden olmaktadır. Silikozis hastalığının tehlikeli bir solunum hastalığı arasında gösterilmesinin nedenlerinden biri de kesin tedavi yönteminin olmamasıdır.

Hastalığın ölümcül sonuçlarının olması nedeniyle son yıllarda bu konuda pek çok çalışma yapılmıştır. Belirtilerini daha çok 40 yaş yaşından sonra gösteren silikosiz hastalığı tüm dünyada en önemli sağlık sorunları arasında görülmektedir. Genellikle maden ocakları, taş ocakları, tünel gibi alanlarda çalışan kişilerde görülebilen bu hastalık başta akciğer olmak üzere vücuttaki pek çok organın işlevini bozmaktadır. 

Dolayısıyla silikosiz hastaların genel sağlığı olumsuz etkilenmektedir. Kişinin yaşamını ciddi boyutta tehdit etmektedir. Bu hastalığa yakalanan kişilerin zamanında tedavi edilmemesi halinde hastaların çoğu ne yazık ki yaşamını yitirmektedir. Bu hastalık Dünya Sağlık Örgütünün de gündeminde önemini korumaktadır. Silikosiz hastalığı aynı zamanda tübikiloz hastalığına da neden olabilir. Ayrıca hastalığın sinsi bir ilerleme göstermesi yüzünden hastaların bile uzun süre bunu fark edememesi de tedavide geç kalınmasına neden olmaktadır.

Risk altında olan meslek gruplarında uzun bir süre çalışan kişiler bu hastalığa kolay yakalanmakta ve uzun süre hastalığın etkileri fark edilmemektedir. Uzun süre silisyum tozlarının solunması gibi nedenlerle etkilenen akciğerlerde gelişen iltihaplanma, devam eden süreçte fibroz odaklarının oluşmasıyla ağırlaşmaya başlamaktadır. Silikosiz hastalığı kısaca belirttiğimiz gibi 20-25 yılda kendini gösteren, bazı vakalarda aşırı derecede silisyum tozlarına maruz kalanlarda 10 yıl gibi bir sürede kendini gösteren sinsi ve tehlikeli bir hastalıktır.

Silikosiz hastalığının temel özellikleri nedir
  • Günümüzde bilinen en sinsi solunum yolları hastalığıdır
  • Hastalık belirtilerini ve hasta üzerindeki olumsuz etkilerini uzun süre sonra ortaya koymaktadır
  • Vücutta pek çok organın başta akciğerlerin işlevini tamamen tahrip etmektedir
  • Silikosiz ölümcül sonuçlar olan ciddi bir hastalıktır
  • Bu hastalığın kesin bir tedavisi yoktur
Silikosiz hastalığının belirtileri nelerdir

Silikosiz hastalığının oldukça uzun bir süre belirti göstermediğini belirttik. Belirtilerin yıllar sonra ortaya çıkmaya başladığında hastalık oldukça ilerlemiş aşamaya gelir. Aşağıdaki belirtilerin hepsinin birlikte olması da gerekmez. Birkaçının görülmesi halinde mutlaka bir doktora gidilmelidir. Belirtiler arasında;
  • Nefes darlığının ortaya çıkması
  • Solunumun hızlı bir şekilde yapılması
  • Sık tekrarlanan şiddetli öksürüğün olması
  • Ses kısıklığının ortaya çıkması
  • Göğüste ağrıların olması
  • Vücutta bölgesel morarmaların oluşması
  • Kan kusma gibi belirtiler silikosiz hastalığının belirtileri olarak kabul edilir. Kişinin risk grubu mesleklerde çalışması ve bu belirtilerin ortaya çıkması halinde acilen doktora gitmesinde yarar vardır.
Silikosiz hastalığı en fazla hangi meslek gruplarında görülür
  • Oto boyama sektöründe çalışan kişiler
  • Yeraltı madenlerinde çalışan kişilerde
  • Kot pantolon boyama sektöründe çalışanlarda
  • Taş ocaklarında çalışan kişilerde
  • Uzun süre tünellerde çalışan kişilerde
  • Kimyasal maddelerin fazla kullanıldığı sanayi sektörlerinde çalışan kişilerde silikosiz hastalığı daha yaygın şekilde görülmektedir.
Silikosiz hastalığında erken tanı önemlidir<]]> Akciğer Kanserinde Kan Değerleri https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanserinde-kan-degerleri.html Fri, 12 Oct 2018 00:32:12 +0000 Akciğer Kanserinde Kan Değerleri, Genel tıp uygulamaları sırasında kan ile ilgili genel değerler ve kan hücrelerinin sayıları belirlenir. İnsan vücudunda hassasiyet gösterilen hastalığın teşhisinde önemli bir bulgudur. Akciğer Kanserinde Kan Değerleri, Genel tıp uygulamaları sırasında kan ile ilgili genel değerler ve kan hücrelerinin sayıları belirlenir. İnsan vücudunda hassasiyet gösterilen hastalığın teşhisinde önemli bir bulgudur. Bu hastalığın takibinde son derece önemli bir kriterdir. Akciğer, insan vücudunun oksijen ihtiyacını sağlayan organıdır. Her organ gibi akciğer, birçok hücreden oluşur. Bu hücreler akciğerin normal olarak görevini yapabilmesi için gereksinim duyduğu anda bölünerek çoğalır. Akciğer kanseri, yapısal olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin ihtiyaç anında ve kontrol dışı çoğalan akciğer içinde bir kitle oluşturmasıdır. Burada oluşan kitle öncelikle bulunduğu ortamda büyür. Daha ileri aşamada ise, çevre dokulara yada dolaşım yoluyla karaciğer, kemik ve beyin gibi yerlere yayılarak hasara yol açar. Hücrelerde oluşan hasarlar sebebiyle bu enzimlerin kan değerleri artar. Bu gibi durumlarda hastanın kanında meydana gelen sorunlar için çok detaylı incelemeler ile ortaya çıkarılması gerekir. Aksi durumda ise, kan değerlerinin biraz daha düşmesi sonucunda hastanın vücudunda birçok organ, kandaki ihtiyacı karşılayamaz. Bu nedenle başta organ yetmezliği olarak birçok sağlık sorunlarınında meydana gelmesidir. Çünkü kan değeri hastanın vücuduna yeteri kadar oksijen ve enerji taşıyamaz. Bu duruma bağlı olarak hastanın belirli aralıklar içerisinde yorgunluk ve halsizlik gibi sorunlara neden olur. İnsan vücudu açısından enerji tüketen hücreler, hareket sağlayan kas hücreleridir. Ağırlık olarak yaklaşık vücudun yarısını oluştururlar. Bu hücreler tüm kaynaklardan enerji elde etmesine rağmen, kanda değişik BK tiplerinin dağılımı önemli bir yer tutar. Kan ile ilgili genel değerleri ve kan hücreleri, akciğer kanser teşhisinde bu değerlere bakılır. Bu değerler, akciğer kanserinde hastalara yardımcı olmak için yapılır.

Akciğer Kanserinde Kan DeğerleriAkciğer Kanserinde Kan Değerleri;

RBC-Red Blood Cells; Bu değer oksijen taşıyan hücrelerin sayısını verir. Değerin düşük çıkması halinde anemi rahatsızlığı veya kan kaybı vardır. Değeri yüksek çıktığı zaman KOAH, polisitemi rahatsızlığı ve yüksek yerlerde oturma gibi sebeplerden kaynaklanabilir.

MCV-Mean Corpuscular Volume; Bu değer oksijen taşıyan hücrelerin ortalama büyüklüğü kadar değerlendirilir. MCV düşük olduğu zaman kırmızı hücreler daha küçüktür. Yüksek olduğu zaman hücrelerin genişlediği şeklinde değerlendirilir. Yani demir eksikliğine bağlı olan anemi rahatsızlığında değer küçülür. Dolayısıyla B12 vitamin eksikliğinden kaynaklanan anemilerde ise, değer yüksek çıkar.

HB-Hemoglobin; Kanın içinde bulunan hemoglobin miktarını gösteren değerdir. Anemiye yönelik olan tanısında çok önemlidir.

MCH; Kırmızı hücrelerde, hemoglobin miktarını gösteren değerdir. Hemoglobin oksijeni akciğerlerden hücrelere taşıyan bileşendir. Kan testi ile teşhis edilebilir. MCH düşüklüğü veya yüksekliği ile ilgili vücutta vitamin ve mineral eksikliğine yönelik değerlendirilir.

Hct-Hematokrit; Kanın içinde bulunan hemoglobin ve eritrosit miktarını veren değerlerdir. Düşük çıktığı durumlarda anemi, lösemi ve kan kayıplarını ifade eder. Ayrıca ishal gibi su kayıplarında veya polisitemi rahatsızlığında olduğundan fazla değerler yüksek çıkar.

PLT-Platelets; Kanı pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri gösteren değerlerdir. PLT kan pıhtılarının oluşumunda görev alan hücrelerdir.

WBC-White Blood Cells; Kandaki savunmayı sağlayan, bağışıklık hücresi olan lökositlerin toplamını gösteren bir değerdir. Değerin yüksekliğinde enfeksiyon varlığı ve kronik iltihabi hastalıkları ifade eder. Değerin düşük çıktığı zamanlarda lökosit yapımını bozan sorunların varlığını işar]]> Skuamöz Hücreli Karsinom Akciğer https://www.akciger.gen.tr/skuamoz-hucreli-karsinom-akciger.html Fri, 12 Oct 2018 05:35:08 +0000 Skuamöz hücreli karsinom akciğer, Anormal olan hücrelerin hızla çoğalarak bu çoğalmanın durmaması durumuna kanser denilmektedir. Bu hastalık vücudun her yerinde gelişebilir. Akciğer bölümünde gelişirse akciğer kanseri Skuamöz hücreli karsinom akciğer, Anormal olan hücrelerin hızla çoğalarak bu çoğalmanın durmaması durumuna kanser denilmektedir. Bu hastalık vücudun her yerinde gelişebilir. Akciğer bölümünde gelişirse akciğer kanseri denilmektedir. Bu kanserin iki çeşidi mevcuttur. Bunlar küçük hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli dışı akciğer kanseridir. Küçük hücreli dışı kanserine skuamöz hücreli karsinomda akciğer kanseri denilmektedir. 

Skuamöz hücreli karsinom akciğerin oluşmasının nedenleri
  • Sigara, pipo, puro içimi: Ülkede en yaygın olanıdır. Akciğer kanserinde en önemli faktördür. Sigara bırakanlarda 5 yıl sonra  risk azalmaktadır. Sigara içmeyen bir kişi çevresinde içenler yüzünden aynı risk oranını taşımaktadır. En önemlisi sigaraya hiç başlamamaktır.
  • Asbest: Gemi yapımında, yalıtım malzemesi kullanımında ve madenlerde bu madde kullanılmaktadır. Bu yerde çalışan kişilerde bu madde solunum yollarını uzun süreli tahriş etmektedir.
  • Radon: Evlerde ve toprakta bulunan doğal radyoaktif gazdır. Bu gaza uzun süreli maruz kalmak kanser riskini arttırmaktadır.
  • Verem hastalığı (tüberküloz): Bu hastalıktan sonra akciğerde belirli yerde boşluklar oluşmaktadır. Bu yerlerde sonradan akciğer kanseri meydana gelişebilir.
  • Daha önceden kanser geçirmiş olmak: Bir kere de olsa akciğer kanseri sebebiyle ameliyat olmak, ışın tedavisi uygulanmış olmak. Bunlara ikinci bir kanser riski taşımaktadır. Ayrıca sigara kullanmak bu riski arttırmaktadır.
Skuamöz hücreli kasinom akciğer belirtiler

Sinsice ilerleyen bu hastalık en tehlikeli yönü ise belirti göstermemesidir. Kronik bronşit olup birde sigara kullanıyorsanız, mevsimsel öksürük ve balgam şikayetlerinizin devamlılık kazanması, balgamda kan olması, halsizlik, eklem ve kemik ağrıları, artan nefes darlığı, sırtta meydana gelen ve kürek kemiklerinin arasından oradan omuzlara yayılan batıcı şeklinde ağrılar mevcut ise kanser olma ihtimaliniz yüksektir. Skuamöz hücreli kasinom kanserinde ilk aşamada  bu belirtilerin hiçbiri olmayabilir. Bunun yerine iştahsızlık, terleme ve kilo kaybı meydana gelmektedir.

Skuamöz Hücreli Karsinom AkciğerSkuamöz hücreli kasinom akciğer tanı 

Bu rahatsızlıkta ileri aşamalara geçmeden erken teşhis edilebilmesi için düz akciğer filmleri balgamda tümör hücrelerini aranır. Kanser riski yüksek insanlarda bronkoskopi adında ucu ışıklı olan bir boru sayesinde solunum yolları incelenmektedir. Bununla beraber doktorun isteyeceği testler ise kemik taraması, MRG, BT tarama, PET tarama ve akciğer biyopsidir. Erken tanı ve uygulamaları akciğer kanserini azaltmadığı görülmektedir. Kanser tanısı koyulduktan sonra doktor kanserin evrelemesini yapacaktır. Bu evrelemeyi kanseri vücutta yayılımına göre sınıflandıracaktır. Bu evreler ise 0 ile 4 arasında giderek artan şiddette 5 evreden oluşur. Evrenin 4 şamasında tam tedavi edilemez. Bu aşamada belirtilerin azaltılarak ölüme hazırlamayı hedeflemektedir.

Skuamöz hücreli kasinom akciğer tedavi

Hastalığın 1. 2. ve bazı 3. evrelerinde ameliyatla tümörlü doku ile beraber etrafındaki sağlam dokuda çıkarılarak ve tüm akciğer lobu alınarak temizlenir. Ameliyat ile kanser tamamen çıkarıldığı için başka durumlarda tedaviye gerek yoktur. Ameliyattan sonra düzenli olarak doktor kontrolune gidilmektedir. Bazı hastalara ameliyattan sonra ışın tedavisi uygulanabilir. Ameliyatla çıkarılması pek mümkün olmayan  3. evre hastalarına radyoterapi ve kemoterapi uygulanmaktadır. Evre 4 ise skuamöz hücreli kasinom kanserinde kemoterapi yaşam süreniz 3-6 ay kadar uzatılabilir. Bu evrede yalnızca şikayetler azaltılabilmektedir. Hastada 4. evrede ise ışın tedavisi kansere bağl]]> Adenokarsinom Akciğer Kanseri https://www.akciger.gen.tr/adenokarsinom-akciger-kanseri.html Fri, 12 Oct 2018 06:02:09 +0000 Adenokarsinom Akciğer Kanseri, toplam akciğer kanserlerinin tahmini % 40'ı civarındadır. Bu kanserler, normalde mukusa benzer madde salgılayan hücrelerde erken versiyonlarda başlamaktadır. Akciğer kanserinin bu çeşidi, genelli Adenokarsinom Akciğer Kanseri, toplam akciğer kanserlerinin tahmini % 40'ı civarındadır. Bu kanserler, normalde mukusa benzer madde salgılayan hücrelerde erken versiyonlarda başlamaktadır. Akciğer kanserinin bu çeşidi, genellikle sigara içen yada sigara içmiş durumda olan insanlarda belirir, ancak sigara içmeyenlerde rastlanan akciğer kanserinin en yaygın rastlanan tipidir. Bayanlarda erkeklere nispeten daha sık görülmektedir ve akciğer kanserinin öbür türlerine nispeten çocuk kişilerde ortaya çıkış ihtimali daha yüksektir. 
  
Adenokarsinom Akciğer Kanseri

Genelde akciğerin dış kısmında yer alır. Akciğer kanserinin öbür türlerinden daha yavaş büyüme yönelimi gösterir ve akciğer dışarısına yayılmadan önce bulunabilme ihtimali daha yüksektir. In situ adenokarsinom (bundan önce bronşioloalveolar karsinom ismi verilen) denilen adenokarsinom çeşidi olan kimseler, akciğer kanserinin öbür türlerine nispeten daha güzel bir rahatsızlık seyrine  (prognoz) sahip olma eğilimi gösterirler. Akciğer adenokarsinomu epidemiyolojik ve muayenehane seyretme bakımından öbür minik hücreli dışı akciğer kanserlerinden çeşitli özellikler gösteren bir tümördür. Çalışmamızda benzer tarihler aralarında rezeke edilemeyen akciğer adenokarsinom tanısı meydan 27 hasta ile öbür histolojik aşağı tiplerde 80 hasta muayenehane seyretme bakımından karşılaştırıldı. Adenokarsinom akciğer kanseri tanısı verilen kadın hasta ve aşama IV hasta oranı öbür gruba yönelik istatistiksel olarak manalı biçimde daha sık sık idi (sırasıyla p=0.007 ve p=0.03). Adenokarsinom hastalarının %52' sinde mediastinal lenf nodunun tutulum ve %77' si periferik yerleşimi olan kitle içermekteydi. Adenokarsinom hastalarında ortanca progresyonsuz hayat ömrü 6 ay, bir senelik progresyonsuz sağ kalım %13 idi. Ortanca genel hayat ömrü 8 ay, bir senelik genel sağ kalım %24, 2 senelik genel sağ kalım %12 iken, öbür gruba yönelik sağ kalım müddetleri daha az idi. Ama aralarında istatistiksel olarak manalı fark yoktu (Sırasıyla p=0.6 ve p=0.14). Netice olarak akciğer adenokarsinomu bayanlarda sık görülmektedir.

Adenokarsinom Akciğer KanseriKüçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanserinin Pek Çok Tipi Bulunur (KHOAK): 

Her bir tipin kanser hücresinin çeşidi farklıdır. Her kanser hücresi farklı biçimde büyür ve farklı yollardan otlar. Minik hücreli olmayan akciğer kanser türleri mikroskopla incelendiği zaman kanser dokusunda bulunan hücrelerin çeşidine ve hücrelerin görüntüsüne yönelik belirlenir: 
  • Skuamoz hücreli kanser: Balık sırtı benzeri ince ve düzleşmiş gözüken skuamoz hücrelerden kaynaklanır. Epidermoid karsinom da denir. 
  • Adenokarsinom: Salgısal özelliğe sahip hücrelerden kaynaklanır. 
  • Önemli hücreli karsinom: Mikroskopta bakıldığı zaman önemli ve anormal hücrelerin görüldüğü kanserdir. 
  • Adenoskuamoz karsinom: Mikroskopta düzleşmiş biçimde gözüken hücrelerden başlayan ve benzer zamanda bez nitelikleri gösteren kanserdir. 
  • Pleomorfik, sarkomatoid, ya da sarkomatöz karsinom: Mikroskopta kanser hücresinin farklı tipleri ile giden bir grup kanser. 
  • Karsinoid tümör: Yavaş yükselen, nöroendokrin (sinirsel ikaz sonucu hormon salgılayan hücrelerden başlayan) kanser. 
  • Tükrük bezi karsinomu: Önemli hava yollarındaki tükürük bezlerinden meydana gelen kanser. 
  • Sınıflanamayan kanser: Özel bir gruba uymayan kanser tipi. 

Küçük Hücreli Olmayan Adenokarsinom Akciğer Kanserinin Semptomları Nelerdir 

Bu hastalıkta şu yakınmalar doktora biran önce gitmek bakımından uyarıcıdır: son bulmayan öksürük ya da göğüs ağrısı, solunum esnasında hırıltı, hışıltı sesleri işitme, nefes darlığı, öksürükle kan ya da kanlı balgam ortaya çıkarmak, ses kısıklığı ya da boyunda ve yüzde şişlikler ortaya çıkma]]> Yassı Hücreli Akciğer Kanseri https://www.akciger.gen.tr/yassi-hucreli-akciger-kanseri.html Sat, 13 Oct 2018 02:01:16 +0000 Yassı hücreli akciğer kanseri: En sık görülen akciğer kanseri tipini meydana getirir (%40-%60). Sık Sık merkezi yerleşim gösterir ve önemli solunum yöntemlerinden orijin alır. Daha az bir çoğunluğu ise nefes alma yönteml Yassı hücreli akciğer kanseri: En sık görülen akciğer kanseri tipini meydana getirir (%40-%60). Sık Sık merkezi yerleşim gösterir ve önemli solunum yöntemlerinden orijin alır. Daha az bir çoğunluğu ise nefes alma yöntemlerinden orijin alarak akciğerin kenar kısımlarından gelişmektedir. Erkeklerde kadınlardan daha sık görülmektedir. 

Sigara ve solunum ile edinilen zarar veren maddelerle yakından ilişkisi bulunur. Öbür tiplere nispeten daha ileri yaş grubundaki belirir. Öbür doku ve uzuvlara dağılması uzunca vakit içerisinde gerçekleşir.

Yassı hücreli akciğer kanseri yada diğer adıyla epidermoid akciğer kanseri özellikleri
  • En sık sık görülen akciğer kanseridir. (%40-60) 
  • Sigara içimi ile yükseliş gösterir. 
  • Daha çok fazla ana bronşlarda yerleşir (bronkoskopla erişilebilir). 
  • Diğer kanser tiplerine yönelik daha yavaş ilerler. 
Kanser yapıcı maddelerin kanser oluşturmaları için on yıllarla söylenen sürelere gereksinime bulunur. Bu zaman içinde solunum yolları mukozasında saptanan yassı epitel metaplazisi, bir kötücül tümör oluşabileceğini gösterir. Metaplazi alanlarında bulunan hücrelerde meydana gelen normal dışı şekil ve büyüklük değişmeleri, kötücül tümörlerde tespit edilen düzeye ulasabilir. Bu vaziyet displazi olarak adlandırılır. Bu manasıyla displazi, neoplazi lideri bir lezyondur. Balgam örneklerinde yapılmış olan taramalarda ve otopsi calışmalarında, sigara içen bireylerin solunum yolları mukozalarında, sigara içme dereceleri ile orantılı olarak metaplazi ve displazi saptanmıştır. Bu belirtiler, sigara içmeyenlerde seyrektir. Tümör sebebiyle çıkarılan akciğerlerin tümörsüz kısımlarında da metaplazi, displazi ve karsinoma sık olarak saptanır. Filtresi olan sigaraların yaygınlaşması sigaraların nihai 20-30 senede daha "yumuşak"(daha az nikotinli) olmalarıyla akciğer kanserlerinin görülme sıklığında bariz bir değişim olmazken; histolojik tiplerin birbirlerine oranı değişmiş ve adenokarsinoma sıklığı giderek artmıştır. Nihai zamanlarda, yepyeni teşhis konulan olgular içinde yassı hücreli akciğer kanseri en yaygın karşılaşılan histolojik tiptir. Mikroskop altında tümör dokusu incelendiğinde zaten 4 bronşiyal karsinom (akciğer kanseri) tipi meydana geldiği saptama edilir: 
En sık görülen cinsi, sümüksel zar üst hücrelerinden meydana gelen yassı hücreli (skuamöz)karsinomları ve beze cinsi hücrelerden meydana gelen adeno karsinomları olup toplamında olarak % 70 ile % 75 sıklıkta görülmektedir. Urların yaklaşık % 20 si minik hücreli karsinom (akciğer kanseri) türündendir. Bunların yanı sıra % 10 oranında önemli hücreli karsinom (akciğer kanseri) ve öbür nadir akciğer kanseri cinsleri görülmektedir. 

Yassı Hücreli Akciğer KanseriAma iyileştirme planlaması; için yalnızca minik hücreli olmayanlar ile minik hücreli akciğer kanseri (bronşiyal karsinom) grupları içinde bir ayırım yapılır. Minik hücreli olmayan akciğer kanseri grubunda, adeno tipi karsinomlar, yassı hücreye sahip karsinomlar ve önemli hücreli karsinomlar toplanırlar. Ama bu meydanda, bilhassa giderek iyileşen moleküler biyoloji metodları sayesinde, gelecekte akciğer kanserinin aşağı türlerinin de karakterize edilip farklı ayrı ele alınabileceği beklenmektedir. Bunun için dayanarak tümörün biyolojisine ve büyüme regülasyonuna yönelik ayarlanmış iyileştirme imkanlarına ulaşılacağı ümidi mevcuttur. 

Yassı hücreli akciğer kanseri kötü huylu olmayan tümörler de oluşabilirler, söz gelişi lifli bağlantı dokusundan, kıkırdak dokusundan ya da hata oluşmuştur dokulardan. Ama şunlar birçok enderdir ve % 10'un altındadır. İyi huylu urların bir belirtisi, çoğunlukla yavaş büyümeleri ve sıhhatli dokuyu yer alır aldıkları yerde itelemeleri, ama onları öldürüp yok etmemeleridir.
]]> Akciğer Kanseri Küçük Hücreli https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-kucuk-hucreli.html Sat, 13 Oct 2018 16:19:39 +0000 Akciğer kanseri küçük hücreli; bu kanser türünün diğer adı yulaf kanseri olarak geçmektedir. Akciğer kanseri küçük olmamasına rağmen bu kanser türü küçük hücrelidir. Küçük hücreli olması akciğerde görünmezliği s Akciğer kanseri küçük hücreli; bu kanser türünün diğer adı yulaf kanseri olarak geçmektedir. Akciğer kanseri küçük olmamasına rağmen bu kanser türü küçük hücrelidir. Küçük hücreli olması akciğerde görünmezliği sağlamaktadır. Fakat diğer kanser türlerine göre  akciğer kanseri küçük hücreli daha hızlı yayılma potansiyeline sahiptir. Hızlıca yayılan bu hücreleri metastaz yaparak tümörleri meydana getirir. Kanser hücreleri düzensiz bir şekilde hızlıca çoğalırlar. Kanserden korunabilmek için risk faktörlerinden uzak durulmalıdır.

Akciğer kanseri küçük hücrelilerin neden olan faktörler
  • Sigara, pipo ve puro içmek: Bu kanserlerin en yaygın şekilde olmasının sebebi tütün ürünlerinin kullanılmasından kaynaklıdır. İçilen tütün hücrelere zarar verir ve buda kansere sebep olmaktadır. Tütünün değerlendirmesi kullanım süresi, içine aldığı nefesin ve miktarın ölçüsüne bakılarak değerlendirme yapılır. Tütün ürünün kullanılmaması kanser riskini büyük ölçüde azaltmaktadır. Pasif içicilerde kanser olma riskinin bu orada taşımaktadır.
  • Asbest: Endüstri alanlarında kullanılır. Kanser riskini arttırır. Asbestte bulunan fiberler partiküllere ayrılarak hava yolu yardımıyla kıyafetlere yapışır. Bunun solunması kanser riskini arttırmaktadır. Asbest ile beraber sigarada kullanılırsa kanser riski daha da artmaktadır. Bu tarz sektörde çalışanlara korunma yöntemleri uygulanmalıdır.
  • Hava kirliliği: Kanser riskini arttıran bir etkende hava kirliliğidir.
  • Akciğer hastalıkları: Önceden verem hastalığını geçirmek kanser riskini de arttırmaktadır. Hiç hastalanmamış olanlara göre, bu tarz hastalıkları geçirenler daha fazla kanser riski taşımaktadır.
  • Riskli meslek grupları: Baca temizleyiciler, kaynak işçileri, maden sektöründe çalışanlar, dökümhanede çalışanlar, balata üretiminde çalışanlar, boya sanayide çalışanlar, çamaşır suyu üretenler kanser olmak riskini en fazla taşıyanlardır.
Akciğer kanseri küçük hücreli olanların belirtileri
  • Devamlı ve sıklaşan kötü öksürük
  • Ses kısıklığı
  • Nefes darlığı 
  • Kan tükürme
  • Yutkunmada zorluk yaşanması
  • Hırıltılı nefes alıp vermek
  • Yüzde ve boyunda şişlikler olması
  • Çoğunlukla zatürre veya bronşit olmak
  • İştahsızlık
  • Kilo kaybı yaşanması
  • Yorgunluk şikayetleri
  • Halsizlik şikayetleri
  • Çıkarılan balgam renginin farklı olması
Akciğer kanseri küçük hücreli olanda teşhisi

Yukarıdaki belirtinin olması sonucunda acil olarak doktora gidilmelidir. Doktor hasta ile ilgili geçmişini, çalışma durumunu ve alışkanlıklarını inceleyerek risk faktörlerini dikkate alarak değerlendirir. Aileden gelen kalıtsal olarak kanser hastalığının varlığının olup olmadığını sorar. Hastayı bazı testler yaptırır, göğüs röntgeni çektirir. Arkasından balgam tetkiki yaptırır. Araştırmalar sonucunda daha detaylı inceleme yapmak ister ise akciğer dokusunun incelenmesini isteyebilir. Akciğerlerden biyopsi için doku örneği alınır. Bu örnek mikroskop ile incelenerek kanser teşhisi yapılır.

Akciğer Kanseri Küçük HücreliAkciğerlerden doku alımı için dört farklı yol izlenir
  • Bronkoskopi: Ağızdan içeri sokulan ince ışıklı bir tüp sayesinde hava yolları incelenir ve bu kısımdan parça alınır.
  • İğne aspirasyonu: Göğüs kısmına iğne yapılarak bu şekilde buradan parça alınır.
  • Torasentez: Akciğerlerin çevresinde bulunan sıvıdan bir iğne yardımıyla bir miktar sıvıdan alınarak inceleme yapılır.
  • Toratomi: Cerrahi yolla göğüs kafesi açılır. Hem parça alınır hem de tümöre bakılır.
Akciğer kanseri küçük hücreli olanların yayılması ve tespit edilmesi

Hastalığın saptanması ardından tedavi için vü]]> Akciğer Büyümesi https://www.akciger.gen.tr/akciger-buyumesi.html Sun, 14 Oct 2018 10:24:58 +0000 Akciğer Büyümesi; Akciğer vücudun en büyük organlarında bir tanesidir. Akciğer vücudun kritik ve en önemli görevlerini üstlenen organıdır. Akciğer büyümesi hepatomegali olarak da bilinmektedir. Akciğerde büyüme bir t Akciğer Büyümesi; Akciğer vücudun en büyük organlarında bir tanesidir. Akciğer vücudun kritik ve en önemli görevlerini üstlenen organıdır. Akciğer büyümesi hepatomegali olarak da bilinmektedir. Akciğerde büyüme bir takım sağlık problemlerinin sonucunda ortaya çıkar. Akciğerin normal büyüklüğü cinsiyet ile yaş gibi çeşitli birçok parametrelere bağlıdır. Akciğerin tam boyutuna on beş yaşında ulaşmaktadır. Genelde erkekler bayanlara göre daha büyük akciğere sahiptir. Akciğer vücut için yağlı bileşikler ile kolesterol sentezi ve karbonhidrat metabolizması gibi hayati görev taşımaktadır. Bağırsaklarda düzenli sindirimi sağlamak ve yağların yıkımı sağlayan öd salgısını salgılamaktadır. Ayrıca akciğer alkol ile ilaç tüketimi ile vücuda girmiş olan toksik maddeleri vücuttan atmada yardımcı olmaktadır. Akciğer büyümesi tek başına hastalık olarak sayılmaz. Ancak bu büyümeye sebep olan çeşitli birçok rahatsızlığın belirtisidir. Çoğu kişi akciğer büyümesinin farkında olmadan yaşamını sürdürmektedir.

Akciğer Büyümesinin Belirtileri

Akciğerdeki büyüme çok az ise genelde hiçbir belirti ortaya çıkmaz.
Ancak akciğer aşırı büyür ise;
  • Karın bölgesinde rahatsızlık hissi
  • Devamlı şişlik hissi ortaya çıkmaktadır.
  • Bunların dışında mide bulantısı, kilo kaybı, sarılık, güçsüzlük, kronik yorgunluk da görülebilir. 
Akciğer Büyümesinin Nedenleri 

Akciğer büyümesinin doğrudan akciğer ile alakalı olmayan çeşitli birçok sebebi vardır. Bu sebepler farklı bitkisel ilaçlar, kalp, bağışıklık sistemi kanser ve akciğerden kaynaklanan rahatsızlıklardan olabilir. 

Akciğer Büyümesine Kan Takviyesi Kaynaklı Sebepler
  • Budd Chiari Sendromu: Böyle bir durum akciğer toplardamarlarını etkilemektedir. Bu damarlar kanı akciğerden kalbe taşımak ile yükümlüdür. Bu damarlardaki oluşan tıkanıklık akciğer büyümesine neden olur.
  • Kalp Yetmezliği: Kalbin vücuda yeterli miktarda kan pompalayamaması sonucunda ortaya çıkar. Kalp yetmezliği yağ birikmesinden kaynaklanan kalp atış bozuklukları, arterlerin daralması ve hipertansiyon sonucunda meydana gelir.

Akciğer Büyümesine Akciğer Kaynaklı Sebepler
  • Öd Kesesinin Bloke Olması: Akciğer yağlarının sindirimi aşamasında öd kesesinde yer alan öd adı verilen bir sıvı salgılamaktadır. Bu mekanizmada oluşan herhangi bir bozukluk akciğer hasarına neden olur.
  • Siroz: Akciğer yaralanmasına sebep olarak çalışmasına engel olan kronik bir rahatsızlıktır.
  • Alkolsüz Akciğer Yağlanması: Yüksek kolesterol, obezite ve şeker (diyabet) sonucunda ortaya çıkmaktadır. 
  • Hepatitler: Hepatit C, A ve B virüslerinin sebep olduğu enfeksiyonlardır. Ayrıca otoimmün hastalıklar, alkolizm belirli ilaçların fazla alınımı, bakteriyel enfeksiyonlar sonucunda ortaya çıkmaktadır. 
  • Kistler Ve Tümörler: Akciğerde oluşan kistler iç sıvı dolu keselerdir. Akciğerdeki tümörlerin anormal bir şekilde büyümesi akciğer hasarına neden olur.
  • Hastalıklar: Akciğerde demir, yağ, bakır ve protein gibi birçok maddelerin birikmesine sebep olan çeşitli birçok hastalık vardır. Örneğin amiloidoz akciğerde anormal bir şekilde protein birikimine sebep olan bir durumdur. Akciğerde bakır birikimi Wilson hastalığı yani yağlı maddelerin birikmesi Gaucher rahatsızlığı ile aşırı demir birikmesi de hemokromatoz ismini alır.
  • Alkolik Akciğer Yağlanması: Çok fazla miktarda alkol içimi sonucunda akciğerde yağlı maddelerin birikmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. İlerleyen aşamalarda alkolik hepatit ismini alır. 
Akciğer BüyümesiAkciğer Büyümesinin Tedavisi
  • Tedavi ancak kesin bir teşhisin konması ile başlar.
  • Kimyasall]]> Akciğer Kanserinde Radyoterapi https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanserinde-radyoterapi.html Sun, 14 Oct 2018 21:26:51 +0000 Akciğer Kanserinde Radyoterapi; Akciğer kanserinin tedavilerinde en cok başvurulan yöntem radyoterapidir. Radyoterapi iyonizyon radyanlarının kanser olan dokuya uygulanarak tedavisini sağlamaktır. Radyoterapide istenilen ideal he Akciğer Kanserinde Radyoterapi; Akciğer kanserinin tedavilerinde en cok başvurulan yöntem radyoterapidir. Radyoterapi iyonizyon radyanlarının kanser olan dokuya uygulanarak tedavisini sağlamaktır. Radyoterapide istenilen ideal hedef kanserli olan dokuyu tamamen yok etmekve cevredeki dokuya zararı en aza indirmektir. Çünkü radyoterapide radyosyon sağlam dokuya olan etkisi ile tümör olandokuya etkisi aynıdır. Radyasyonun zararları geri dönüşümsüz olmaktadır

    Akciğer Kanserinin Tedavisi

    Akciğer Kanseri  tedavisinde başvurulan yontemler 3 ana başlıkta toplanır.

    • Cerrahi
    • Radyoterapi
    • Kemoterapi

    Akciğer kanserinde yapılacak tedavi ankolojik prensiplereuygun vesaptanılan endikasyonlara göre3 çeşit yöntem kullanılır.Bu yöntemlerin bazen biriyle bazen ikisi bazen üçü arka arkaya kullanılabilir.

    Akciğer Kanserinde Radyoterapi Tedavi Yönteminin Seçilmesi

    Tedavi şeklinin seçilmesi akciğer kanseri olan hastanın tedavisine karar verileceği zaman doğru karar verilebilmesi için temel bazı bilgilere ihtiyaç vardır.

     Histolojik olan tanı tümörün benign mi malign mi olduğunu bilmek gerekir.. Çünkü malign ve benign tümörün tedavisi birbirinden farklıdır. Ayrıca histopatolojik  hücrenin tipine göre kanserin klinik ve patolojik davranışları da birbirinden farklıdır

    Akciğer kanserinde küçük hücreli olmayan akciğer kanseri ve küçük hücreli olan akciğer kanserinin klinik gidişi ve prognozları birbirinden farklı olduğu için tedavileri de birbirinden farklıdır. Akciğer kanseri tedavisinde radyasyon onkoloğunun tümör ile ilgili radyosensitif veya radyokuratif oluşları  hakkındaki bilgi tedavi yöntemini etkiler.

    Akciğer Kanserinde RadyoterapiTümörün Yayılımının Araştırılması ve Evreleri

    Akciğer kanserleri primer olarak bir hücre kümesinden çıkar ve lokal bir bölgeye yayılım gösterir sadece lokal yayılım göstermekle  kalmayıp iki ana yoldan metastaz yapar. Lenfatik yolla lenf nodüller çoğunlukla bölgesel lenfatiklere  yayılım gösterir.  Akciğere kanseri  tümörünün diğer yayılım yolu ise kan yolu ile olur ve uzak metastaz yaparlar.  Bu yüzden hastalara tedavi kararı vermeden önce akciğer kanserinin yayılımı tam olarak belli olması ve evrelenmesi gerekir Çünkü her kanser hücrelerinin evresine göre tedavi değişiklik gösterir. Hastanın genel olarak durumunu ve performansına göre tedavi endikasyonu değişik şekilde her hastanın bireysel olarak ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. 

    Akciğer kanserinde erken evre KHOAK en iyi seçim cerrahi müdahaledir. Bu tedavideki amaç tümörü ortadan kaldırılmasıdır ve sağlam dokunun korunmasıdır. T1 T2 tümörlü hastaya rezervasyon yapılanlarda lokal nüks oranı belirgin şekilde azalmıştır fakat akciğer hastaları akciğer hastaları %30'u klinik olarak Operabldır. Bu hastaların yarısında cerrahi uygulamalar sırasında olarak unzerektabl bulunabilir. Yaşlı olan hastalar operabl olmalarına karşın Medikal kontrendikasyon sebebiyle operasyonlara alınmazlar.

    ]]>
    Akciğer Metastazı https://www.akciger.gen.tr/akciger-metastazi.html Mon, 15 Oct 2018 16:15:48 +0000 Akciğer metastazı, diğer organlarda oluşan tümörler (meme, barsak, mide, böbrek, İdrar kesesi, kemik, narin doku) akciğere sık sık metastaz yaparlar. Metastazlar sık sık küçük boyutlu olduklarından yakıntı yaratm
    Akciğer metastazı, diğer organlarda oluşan tümörler (meme, barsak, mide, böbrek, İdrar kesesi, kemik, narin doku) akciğere sık sık metastaz yaparlar. Metastazlar sık sık küçük boyutlu olduklarından yakıntı yaratmazlar, fakat akciğerde yer aldıkları yere yönelik öksürük, nefes darlığı benzeri klasik belirtiler verebilirler. 

    Kanserleri akciğere metastaz yapan hasta olanların multidisipliner yaklaşımla incelenmeleri gereklidir. Çünkü belli başlı vaziyetlerde akciğerdeki metastazların temizlenmesi üzere operasyon gerçekleşmesi, hastanın hayat müddetini uzatmaktadır. Tekrardan metatsazlar bronş ağacı içerisinde yerleşerek tıkanıklıklara yol açtığından bu tıkanıklıkların bronkoskopik yollarla giderilerek soluk darlığı rahatlatılabilir ve hem bir hayat kalitesi artışı hem de sağ kalımda uzama elde edilebilir. 

    Metastaz yapmış akciğer kanserinin ek semptomları 

    Akciğer kanseri yayılırsa veya metastaz yaparsa, etkilenen yepyeni bölgede ek semptomlar meydana çıkabilir. Şişmiş veya büyümüş lenf bezleri yaygındır ve erken meydana çıkması muhtemeldir. Kanser beyne doğru yayılırsa hasta baş ağrısı, baş dönmesi veya nöbetler yaşayabilir. Bununla beraber, karaciğer büyüyebilir ve sarılığa yol açabilir ve kemikler ağrılı ve kırık duruma gelebilir. Kanserin böbrek üstü bezleri etkileyerek hormonların seviyelerinde değişmelere neden olması da muhtemeldir.
    • Ateş, halsizlik, genel güçsüzlük 
    • Eklemlerde veya kemiklerde ağrı 
    • Beyin fonksiyonu ve hafıza sıkıntıları 
    • Boyun veya % şişlik ve kanama veya pıhtılaşmalar  
    Akciğer Metastazı Tedavisi Nedir

    Akciğer metastazına, neden durumda olan tümörün tam veya kısmi olarak iyileşmesi için tedavi değişiklik gösterir. Çoğu hastada metastaz ameliyatının uygulanması olası olmadığından metastazlar amacıyla genelde kemoterapi yolu kullanılır. Bazen radyoterapi de gerekli olabilmektedir. 
     
    Akciğer MetastazıMetastaz Operasyonu Neden Gerekli 

    Akciğer metastazlarının rehabilitasyonunda cerrahi her vakit öncelikli alternatif olmalıdır nedeni ise metastatik kitlelerin tamamıyla çıkarılması ve geride metastatik kitle kalmaması genellikle ancak böyle sağlamaktadır. Operasyon kararını onkoloji uzmanlarıyla göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi uzmanları beraber vermelidir. 

    Akciğer Metastazı Durumda Olan Hangi Hastalara Operasyon Uygulanır 

    Metastaz yapan kanserin tam anlamıyla iyileştirmesi gereklidir (operasyon, ilaç veya radyoterapi ile). Rehabilitasyonu yapan doktor ana kanserin çoğalıp bedende var olmadığını belirtmelidir.
    • Vücudun akciğer haricinde diğer bir yerinde metastaz bulunmamalıdır. 
    • Hastanın solunum fonksiyonları operasyon amacıyla yeterli seviyede olmalıdır. 
    Akciğerdeki metastazların çıkarılması sıhhatli bir hayat için yeterlidir, akciğer dokusu kalıyor olmalıdır. Bunların haricinde tümörün çeşidi, önce kanser ile metastaz meydana çıkışı arasındaki geçtiğimiz zamanın uzunluğu veya kısalığı ve hastanın genel vaziyetine ilişkin parametreler de operasyon kararı vermekte ciddi faktörlerdir.

    Akciğer Metastazı Operasyonu Metotları Nelerdir 
    • Sadece metastatik kitlenin çıkarılması, 
    • Segmentin çıkarılması, 
    • Bulunduğu lobun çıkarılması veya akciğerin tamamının çıkarılması (çok nadir) olabilmektedir. 
    Açık metot ile akciğer metastazlarının çıkartılması seçim edilir. Kapalı operasyon / endoskopik operasyon yani VATS yolu ile ince ince metastazların görülemeyebileceği düşünülmektedir. Bu sebeple metastaz ameliyatlarında açık metot fazladan kullanılır. 

]]> Sol Akciğer https://www.akciger.gen.tr/sol-akciger.html Mon, 15 Oct 2018 18:50:25 +0000 Sol akciğer:adından da anlayabileceğiz gibi vücudun  sol taraftaki ciğeridir. Hava soluyan omurgamızdaki başlıca  solunum organımızdır. Göğüs boşluğunda yüreğin  sol tarafında hafif pramit şeklinde olan bir organımızd Sol akciğer:adından da anlayabileceğiz gibi vücudun  sol taraftaki ciğeridir. Hava soluyan omurgamızdaki başlıca  solunum organımızdır. Göğüs boşluğunda yüreğin  sol tarafında hafif pramit şeklinde olan bir organımızdır. Nefes aldığınızda ağzımızdan ve burnunuzdan giren hava nefes borusundan geçer ve sonrasında bronşlardan geçip akciğerlere ulaşır. Yeni doğan bebeklerde akciğer pembe renkte olur. Bebekken küçük olan akciğerimiz yaş aldıkça bizimle beraber büyür. Akciğerin rengi çocuk büyüdükçe rengi grileşir ve yaşımız ilerledikçe bu renk siyaha doğru dönüşür. Bu dönüşüm toz, kirli hava ve farklı şeylerden kaynaklı olur. Sigara ve alkol tüketenlerde bu renk daha siyahtır.  Akciğer yumuşak,  esnek ve süngerimsi bir dokuya sahiptir. İki adettir. Bunların biri sağda biride soldadır. Sol akciğer yarısında kalbe yer vermiştir. Yani sol akciğerin kendi parçası yerine kalp bulunmaktadır. Bu sebeple sağ akciğer daha büyürken sol akciğer daha küçüktür. Sol Akciğer
Sol akciğer
 tek bir yarıkla 2 (parçaya) bölünmüştür. Yani 2 loptan oluşur. Ve ağırlığı yaklaşık olarak 600 gr ağırlığına sahiptir. Aynı zamanda sesin oluşumu üzerinde de etkisi vardır. Sol akciğerin genişliği ortalama 7 cm kadardır. Yüreğin sol akciğer üzerinde yapmış olduğu basınç dolayısıyla bu akciğer küçük kalmıştır. Sol akciğer  sağ akciğerden yaklaşık olarak 1/5 Daha küçüktür. Ciğerin büyüklüğü insanın cinsiyetine, şahsa ve yaşına göre farklılıklar gösterir. Kadınlarda akciğer boyutları daha küçükken erkeklerde bu oran daha büyüktür. ]]>
Akciğer Kanserinin Kemiklere Sıçraması https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanserinin-kemiklere-sicramasi.html Tue, 16 Oct 2018 04:12:42 +0000 Akciğer Kanserinin Kemiklere Sıçraması, Akciğer kanseri, hücrelerin düzensiz çoğalmasıyla beraber meydana gelir. Düzensiz çoğalan bu hücreler, normal akciğer dokusu yapmak yerine giderek bölünere Akciğer Kanserinin Kemiklere Sıçraması, Akciğer kanseri, hücrelerin düzensiz çoğalmasıyla beraber meydana gelir. Düzensiz çoğalan bu hücreler, normal akciğer dokusu yapmak yerine giderek bölünerek çoğaldığı için akciğerde tümör oluştururlar. Bu tümörler akciğerin başlıca görevi olan solunumla aldığı oksijeni  vücudumuza sağlamaya engel olur. Tümörler iyi huylu ve kötü huylu olarak ikiye ayrılırlar. İyi huylu tümör tek bir yerde kalır ve fazla büyümez. Kötü huylu tümör, kemiklere sıçrayacağı gibi diğer organlara da yayılabilir. Kötü huylu tümör tedaviyi bir hayli zorlaştırır. Akciğer kanseri, solunumla olabileceği gibi genlerden de olabilir. Sigara kullanımı ve kanserojen maddelerin solunumu da  bu hususta etkendir. Sigaranın içerisinde kansere sebep olabilecek kimyasal madde olduğunu üzerindeki sigara öldürür yazısıyla bile desteklediğini birçoğumuz biliriz; fakat yine de sigara çok talep görmektedir. Sigarayı bırakmak akciğer kanserine yakalanma riskini büyük oranda düşürecektir.Mangalda pişirdiğimiz etlerin kömür isinden kaynaklı kanserojen olduğunu hepimiz biliyoruz. Aynı zamanda kızarttığımız yiyeceklerde kullandığımız yağı birden fazla kullandığımız takdirde kansere davetiye çıkardığımızı biliriz. Yiyeceklerimizde  de nispeten olsa kanserojen madde vardır. Hazır ürünlere çok fazla eğilim gösterilmemelidir, olabildiğince kendi hazırladığımız yiyeceklerle beslenmeye gayret göstermeliyiz. Eğer imkanımız varsa kendi yiyeceğimiz meyve ve sebzeleri kendimiz üretip organik olarak tüketebiliriz.Bilindiği üzere sağlıklı beslenmek sağlıklı yaşamdır. 

Akciğer Kanserinin Kemiklere SıçramasıAkciğer kanseri belirtileri

  • Öksürük 
  • Konuşurken boğazda hırıltı
  • Ağızdan kan gelmesi
  • Balgamda kan görülmesi
  • Göğüste öksürmekten kaynaklı parçalanmış hissi
  • Yukarıdaki belirtilerle beraber aşırı kilo kaybı, halsizlik, bitkinlik, kemiklere sıçraması sonucu felaket bir ağrı görülür.
Akciğer kanserinin kemiklere sıçraması tedavisi

Hastalığın ilk iki evresinde kanserli hücreler çok yayılmadığı için ameliyatla tamamen kurtulmak mümkündür. Akciğer kanserinin kemiklere sıçraması durumunda kanserli hücreler epey fazla olduğundan ameliyat mümkün değildir. Hastalığın bu aşamasında devreye kemoterapi ve diğer ilaç tedavileri devreye giriyor.

Akciğer kanserinin kemiklere sıçraması sonucunda dinlenerek geçmeyecek kemik ağrıları oluşur. Bu ağrılar ilaç tedavisiyle dindirilebilir. Hastalığın ilerleyen aşamalarında vücut ilaca karşı bağışıklık kazandığı için ağrıları devam eder. Ağrılardan kurtulmak  için radyoaktif tedavi uygulanır. Radyoaktif tedavi ile hastalıktan kurtulmak mümkündür. Hastalara ilaç tedavisinin yanı sıra psikolojik destekte verilmelidir. Bu hastalar iyileştikten sonra hastalığın  tekrar nüksetme durumu olduğundan düzenli doktor kontrolüne gitmeleri gerekir. Sağlıklı mutlu günler.]]>
Bebeklerde Akciğer Gelişimi https://www.akciger.gen.tr/bebeklerde-akciger-gelisimi.html Tue, 16 Oct 2018 16:21:28 +0000 Bebeklerde Akciğer Gelişimi, bebeklerde akciğer gelişimi anne karnında ve 26.haftadan itibaren başlar.Bir çok farklı nedenden dolayı bebeklerin dünyaya erken gelme ihtimali söz konusu olabilmektedir. Bilindiği üzere normal ge Bebeklerde Akciğer Gelişimi, bebeklerde akciğer gelişimi anne karnında ve 26.haftadan itibaren başlar.Bir çok farklı nedenden dolayı bebeklerin dünyaya erken gelme ihtimali söz konusu olabilmektedir. Bilindiği üzere normal gebelik süreci 40 haftadır.Bu demek oluyor ki; bebeklerde akciğer gelişimi, 39 ile 40 hafta arasında tamamlanmaktadır. Bebeklerde akciğer gelişimi tamamlanmadan erken doğum riski söz konusu olduğunda bazı ilaçlar kullanılmaktadır.

Bebeklerde Akciğer Gelişimi İçin İki Çeşit İlaç Kullanılır
  • Betametazon  
  • Deksametazon
 Bebeklerde akciğer gelişimi için daha yaygın olarak kullanılan ilaç betametazondur. Bu ilaçlar anne karnında bebeğin akciğer gelişimini hızlandırarak doğumdan sonra solunum sıkıntısı yaşamasını engellemektedir. Bu iki ilaç arasında daha çok betametazon'un tercih edilmesinin nedeni,deksametazon'un bebeğin nörolojik ve davranışsal fonksiyonları üzerindeki olumsuz etkileridir. Bebeklerde akciğer gelişimi için kullanılan betametazon ve deksametazon nasıl kullanılmalıdır

Betametazon ve deksametazon Nasıl  Uygulanır

Betametazon'un en yaygın kullanım şekli gebeliğin 24. haftası ile 34. haftaları arasında ve erken doğum riski olan gebelerde 24 saat ara ile 12 miligramlık intramuskuler uygulamasıdır. Toplam da 24 mg intramuskuler uygulanır. İntramuskuler adı verilen bu uygulama, kalçaya kas içerisine yapılan enjeksiyondur.
Deksametazon'un uygulama metodu daha farklıdır.Deksametazon 12 saat ara ile 4 defa 6 mg, toplamda yine 24 mg enjeksiyon olarak uygulanır. Bu enjeksiyon uygulamaları bebeğe değil doğrudan anneye yapılır. Anneye enjeksiyon ile verilen ilaç plasenta yoluyla bebeğe geçmektedir.

Bebeklerde Akciğer GelişimiBebeklerde Akciğer Gelişimi İçin Betametazon ve Deksametazon İlaç Uygulamasının Faydaları:

  • Doğumdan sonra bebekte solunum sıkıntısı görülme olasılığı azalır.Beraberinde bebeğin oksijen ihtiyacı ve solunum desteği ihtiyacı da azalmış olur.
  • Beyin içerisindeki ventriküler boşluklara kanama olması ihtimali azalır.
  • Yeni doğan döneminde ölümler azalır.
  • Barsaklarda kanlanmanın bozulması riski azalır.
  • Periventriküler lökomalazi ( beyin dokularının hasar gördüğü bir beyin hastalığı) azalır.
]]> Akciğer Kanserinde Ayak Şişmesi https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanserinde-ayak-sismesi.html Wed, 17 Oct 2018 08:03:56 +0000 Akciğer kanserinde ayak şişmesi: vücutta oluşan komplikasyonlardan meydana gelebilmektedir. Akciğer kanseri ayak şişmesi 4. evrede daha çok oluşabilmektedir. Bunun sebebi akciğer kanserinin böbrek üstü bezlerine yayılmış olmas Akciğer kanserinde ayak şişmesi: vücutta oluşan komplikasyonlardan meydana gelebilmektedir. Akciğer kanseri ayak şişmesi 4. evrede daha çok oluşabilmektedir. Bunun sebebi akciğer kanserinin böbrek üstü bezlerine yayılmış olmasıdır. Akciğer kanseri 4 evreden oluşmaktadır ve 4. evresi hastalığın organlara yayılma evresidir. Akciğer kanseri son aşamada böbrek üstü bezlerine, karaciğere, beyine, yutak borusuna ve daha birçok organa yayılmış vaziyettedir. Akciğer kanseri ayak şişmesi, böbrek üstü bezlerinin fonksiyonlarını yerine getirememesi sonucunda da oluşmaktadır. Böbrek üstü bezlerinin çalışmaması ayak ve ellerde şişlikler oluşabilmektedir. Böbreklerin eski işlevlerini yerine getirememesi hem ayaklarda hem ellerde şişlikler oluşturmaktadır. Kişide akciğer kanseri ile oluşan eklem ağrıları ve diğer çeşitli nedenler de ayaklarda şişliğe neden olmaktadır. Kişi vücudunda oluşan şiddetli ağrılar devamlı olarak vardır ve bu ağrılar belli bir süre sonra vücudun belli bölgelerinde şişliklere yol açmaktadır. Akciğer kanserinde ayak şişmesi nedeni ilk zamanlarda akciğer kanserinin fark edilerek kişiye cerrahi müdahale uygulanması da olabilmektedir. Akciğer kanserinin ilk aşamalarında hastanın ameliyat olabilme şansı varken hastalığın teşhis edilmesi ile hasta ameliyat edilir. Hastalığın ilk evrelerde olması doktorların ameliyat ile tedavi yoluna gidilmesi kararını gündeme getirebilir. Hastaların operasyondan sonra % 25 inin ayaklarında şişkinlik oluştuğu gözlemlenmiştir. Akciğer kanserinde ayak şişmesi nedenlerinden biride hastanın 4. evrede yatağa mahkum kalmasıdır. Bu evrede tedavi amaçlı uygulanan radyo terapi hastalarının % 40'ında ayak şişliklerine rastlanmıştır. Ayrıca vücutta oluşan hareketsizlik, yaşanan acılar, alınan kemoterapi ve radyoterapi tedavileri kişinin vücudunu iyice zayıflaştırarak çeşitli komplikasyonlara sebebiyet vermektedir. Akciğer kanseri son evrelerde kişi ayağını yere basarken bile acı ve ağrı yaşamaktadır. Ayakta oluşan şişlikler kişinin vücudundaki hasar ve harabiyettendir. 

Akciğer Kanserinde Ayak ŞişmesiAkciğer kanserinde ayak şişmesi ilk evrelerde belirgin bir şekilde göze çarpmaktadır. Fakat sonra gözle görülür şekilde hasta ayağında şişlikler oluşabilir. Alınan ilaçlar ve kanserin organlara yayılması ayak şişmesi problemini birçok problem eşliğinde kişi vücudunda oluşturmaktadır. Akciğer kanseri lenf bezi şişmelerine de neden olmaktadır. Vücudun her yerinde yaygın bir şekilde yer alan lenf bezleri kişide kanserli hücrelerin var oluşu ile birlikte şişkinlik gösterirler. Vücutta oluşan tehlikeler karşılığında lenf bezlerinin uyarı amaçlı şişmesi bacaklarda, boyunda, koltuk altlarında, kollarda ve ayaklarda şişmelere neden olmaktadır. Akciğer kanseri de son evrede lenf bezlerinin birkaç bölgede şişmesine neden olabilmektedir. Lenf sistemindeki bir tıkanıklık dokularda lenf sıvısı birikmesine neden olur. Bu durum ayakta ve ayak altında şişmeye neden olmaktadır. Akciğer kanserinin ilk aşamalarda fark edilerek cerrahi müdahale uygulanması da ayaklarda şişlik oluşmasına neden olmaktadır.

Akciğer kanserinde ayak şişmesi neden kaynaklanır:
  • Kanser ameliyatı sonrasında vücudun yenilenmeye çalışması
  • Alınan kemoterapi tedavisi
  • Vücutta radyo terapi uygulaması
  • Tüm vücuda yayılmış olan kanser
  • Organların kanserli hücrelerin işgali sonucu fonksiyonlarını yerine getirememesi
  • Böbreklerin iflas edecek derecede olması
  • Kanser nedeni ile oluşan eklem ağrıları
]]>
Akciğerde Su Toplanması https://www.akciger.gen.tr/akcigerde-su-toplanmasi.html Thu, 18 Oct 2018 06:35:27 +0000 Akciğerde su toplanması, günümüzde yaygın olarak görülen bir problemdir. Genellikle çocukluk dönemlerinde ve yaşlılık dönemlerinde yaygın olarak görülen bu durum, direk olarak akciğer içerisinde bir kanalda sıvı birikmesi Akciğerde su toplanması, günümüzde yaygın olarak görülen bir problemdir. Genellikle çocukluk dönemlerinde ve yaşlılık dönemlerinde yaygın olarak görülen bu durum, direk olarak akciğer içerisinde bir kanalda sıvı birikmesi olarak düşünülebilir. Tıbbi olarak akciğerde su toplanması "plörezi" olarak bilinmektedir. Akciğerde su toplaması, ilk zamanlarda çok ciddi problemlere neden olmasa bile daha ileri ki zamanlarda sıvının artması nedeniyle kişide bazı rahatsızlıkların başlamasına neden olacaktır. Akciğerdeki su toplanması hastaların yüzde doksanında akciğerin dışını çevreleyen zar üzerinde oluşmaktadır. Bu bölgelerde zar ile akciğer arasında kalan bölgede net olarak nedeni belli olmayan sıvıların birikmesi gerçekleşmektedir. Akciğerde su toplanması probleminin nedeni tam olarak belli olmasa bile birçok zaman bu sorunun oluşmasına neden olan sıvının vücutta ödem olarak bilinen fazla su olduğunu söyleyebiliriz. Akciğerde su toplanması durumunda insanlarda hastalığın ilk ayında herhangi bir belirti meydana gelmez. Fakat bu toplanmanın şiddetine ve hızına bağlı olarak insanlarda birçok zaman ikinci ve üçüncü aylarda ciddi olarak akciğerde su toplanması belirtileri ortaya çıkar. Bu belirtiler hastalığın biraz daha ilerlemesiyle dayanılamayacak rahatsızlıklara neden olur. Özellikle hastalıktan etkilenen kişi bir çocuksa bu durumda çocuk psikolojik olarak da birçok olumsuzluk yaşayacaktır. Tüm bunların yaşanmaması için bu sorun için erkenden önlem almak ve gereken tüm tedavileri yapmak gerekir. 

Akciğerde Su ToplanmasıAkciğerde su toplanması belirtileri nelerdir

Öksürük: sıvı birikimine bağlı olsa bile insanlarda sürekli bir öksürük hali meydana gelir. Meydana gelen öksürük hali, kişide sık sık boğaz tahrişine neden olarak insanlarda problemlere neden olur. Özellikle öksürüğün kuru olması, öksürük sırasında çok şiddetli ağrıların oluşmasına neden olacaktır. Bu nedenle kişi öksürürken ağrıyan tarafının üzerine yatarak bu ağrıları kapatmak ister. 

Yüksek ateş: Özellikle çocuklarda düşürülmesi çok zor olan ateş durumları meydana gelmektedir. Meydana gelen yüksek ateş rahatsızlıkları, direk olarak tehlikelerin oluşmasına neden olur. Bu belirti daha çok akciğerde su toplanması sorunu olan insanlarda akciğerde oluşan enfeksiyonlara bağlı olarak gelişmektedir. 

Nefes darlığı: Akciğer zarları arasında oluşan su toplanması, zamanla artarak akciğere baskı uygulayacaktır. Bu baskı nedeniyle insanlarda çok ciddi olarak nefes darlığı ortaya çıkacaktır. Hatta kişi istemese bile sürekli olarak üzerinde bir baskı hissedecek ve göğüs üzerinde sıkışıklık hissedecektir. Sürekli olarak aynı belirtiler görüldüğü için hem sıvı artışına bağlı olarak hem de hastalığın diğer belirtileri nedeniyle kişi çok ciddi olarak rahatsızlık duyacaktır.

Batma: Akciğere yakın bölgelerde ara ara batma hissi ortaya çıkar. Bu his gittikçe artar ve gittikçe kişide daha da sorun haline gelir. Meydana gelen batma hissi, sanki kişiye bıçak ucu değer gibi olacaktır ve özellikle öksürürken hissedilecektir. 

Akciğerde su toplanması nasıl tedavi edilir

Bu sorun için en az tedavi kadar teşhiste çok önemlidir. Bu durumun teşhisinde tabi ki çok erken teşhis önemlidir. Fakat hastalık oluştuktan sonra yapılan erken teşhisin bir önemi yoktur. Durum böylede olsa siz elinizden geldiği kadar rahatsızlığınızın teşhisini yaptırın. Genellikle bu rahatsızlıktan şüphe duyan insanlar doktora gittiklerinde doktorlar hastanın hikayesini dinlerler ve bu şekilde bazı fikirler elde ederler. Bu gibi durumlarda hastalığın net olarak teşhisinin koyulması için mr yöntemi gerekmektedir. Mr yöntemiyle çekilen filmlerde hastanın akciğerinde meydana gelen akciğerde su toplanması tam olarak ortaya çıkar]]> Çocuklarda Akciğer İltihabı https://www.akciger.gen.tr/cocuklarda-akciger-iltihabi.html Thu, 18 Oct 2018 10:20:31 +0000 Çocuklarda akciğer iltihabı, yetişkinlere göre çok daha büyük tehlikeler arz eden bir problemdir. Çünkü çocuklardaki bağışıklık sistemi bu gibi rahatsızlıklarda yetişkinlerin bağışıklık sistemine göre biraz daha yeter Çocuklarda akciğer iltihabı, yetişkinlere göre çok daha büyük tehlikeler arz eden bir problemdir. Çünkü çocuklardaki bağışıklık sistemi bu gibi rahatsızlıklarda yetişkinlerin bağışıklık sistemine göre biraz daha yetersiz kalırlar. Bu nedenle akciğerler içerisinde oluşmuş olan iltihaplanmalar çocukları biraz daha derinden etkilemektedir. Çocuklarda meydana gelen akciğer iltihaplanması durumunda akciğerde oluşan iltihaplar, direk olarak akciğer içerisindeki hava kanallarında ve aynı zamanda akciğeri sarmalayan dış zarlar üzerinde ortaya çıkmaktadır. Genellikle tıbbi olarak akciğer enfeksiyonlarında kaynaklanan akciğer iltihaplanmaları hemen hemen yetişkinlerle aynı nedenlere bağlı olarak çocuklarda sorun haline gelir. Çocuklarda görülen akciğer iltihabı, hava kanallarını da etkilediği için direk olarak iltihapların artışına bağlı olarak çocuklarda şiddetli solunum problemlerine neden olacaktır. Bunun için hastalığın ilerlemesine fırsat vermeden doktorunuzla görüşerek sorunların ortadan kalkmasını sağlayın.  Bilmelisiniz ki bu gibi hastalıklarda sorun ne kadar erken teşhis edilirse o kadar hızlı bir şekilde sorun ortadan kalkar. Çocuklarda akciğer iltihabı sorununun görülmesi durumunda akciğerler tam olarak görevlerini yapamazlar ve bu durum direk olarak etkilerini ortaya çıkarır. 

Çocuklarda akciğer iltihabı şu belirtilere neden olur:
  • Çocuklarda ortaya çıkan bu sorun, direk olarak öksürük şeklinde belirti göstererek rahatsızlıklara neden olur. Akciğerlerde oluşmuş olan iltihapların miktarına bağlı olarak çocuklarda meydana gelen öksürük belirtisi artış ya da azalış gösterecektir. Bu öksürükler bir süre sonra boğazda tahrişe neden olabilir. 
  • Çocuklarda meydana gelen en önemli belirtilerden biride yüksek ateş sorunlarıdır. Yüksek ateş sorunu, direk olarak beraberinde havale riskini de doğuracağı için çok büyük önem taşır. 
  • Bir çocukta yukarıdaki belirtilere eşlik eden nefes alma problemleri varsa bu durumda da çocuklarda akciğer iltihabı rahatsızlığından şüphe duyulabilir. Böyle bir durumda doktora gitmeniz sizler için çok daha iyi olacaktır. 
  • Çocuğunuz eğer göğsünde ağrı olduğunu söylüyorsa ve öksürük ile birlikte bir batma hissi meydana geliyorsa bu durumlarında akciğer iltihabı belirtileri arasında olduğunu anlayabilirsiniz. 
  • Bu sorunun görüldüğü çocuklarda ciddi bir şekilde iştah kaybı meydana gelir. Meydana gelen iştah kayıpları, çocuğun zayıflamasına neden olacaktır.
Çocuklarda Akciğer İltihabıÇocuklarda akciğer iltihabı nedenleri:

  • Aşırı zayıf olan insanlarda bağışıklık sisteminin de zayıf olması nedeniyle bu gibi rahatsızlıklar yaygın olarak görülür.
  • Eğer çocuğunuzda aktif olarak herhangi bir kalp hastalığı, karaciğer hastalığı ya da akciğer hastalığı meydana gelmişse bu durumlarda da çocuklarda akciğer iltihabı oluşabilir. Eğer çocuğunuz daha önceden de bu hastalıklardan etkilenmişse bu durumlarda da sorunun oluşmasına neden olur.
  • Herhangi bir kanser ya da lösemi sorunu olan çocuklarda akciğer iltihabı meydana gelebilmektedir. Bu nedenle kesinlikle uzman bir doktora gidilmelidir. 
  • Son zamanlarda geçirilmiş olan zatürre ya da bronşit gibi enfeksiyonlu hastalıklar çocuklarda ciddi olarak akciğer enfeksiyonuna neden olacaktır. Bu durum direk olarak akciğer iltihabına neden olacaktır. Eğer önlem alınmazsa sorun daha da büyüyebilir. 

Çocuklarda akciğer iltihabı teşhisi ve tedavisi:

Bu sorun için ilk olarak iltihabın nerede olduğunu anlamak için akciğerlerin röntgeni çekilmektedir. Eğer gerekirse kişinin parmak ucuna yerleştirilen cihaz ile kan içerisindeki oksijen ölçülür. Bunun yanı sıra kan ve idrar testi ile akciğer iltihabının şiddeti ortaya çıkarılır. Tedavi aşamasında ise ilk olarak kişide bir süre ilaç tedavisi uygulanır. İla]]> Akciğerde Kitle Ameliyatı https://www.akciger.gen.tr/akcigerde-kitle-ameliyati.html Thu, 18 Oct 2018 23:21:06 +0000 Akciğerde kitle ameliyatı, doktorlar tarafından yapılan cerrahi bir işlemdir. Akciğerde kitle olan bir hastaya  birçok farklı yolla müdahale edilebilir. Tedavinin uygulanması hastalığın yaygınlığı ile belirlenir. Akciğerde kitle ameliyatı, doktorlar tarafından yapılan cerrahi bir işlemdir. Akciğerde kitle olan bir hastaya  birçok farklı yolla müdahale edilebilir. Tedavinin uygulanması hastalığın yaygınlığı ile belirlenir. Bunlardan biri de akciğerde kitle ameliyatıdır. Bu grup akciğer kanserinde, ameliyat en çok tercih edilen işlemdir. Radyoterapi ve kemoterapi de hastalığı yavaşlatmak için kullanılır. Semptomları da kontrol etmekte yardımcıdır. Akciğerde kitle ameliyatı küçük hücreli akciğer hastalıklarında çok az uygulanır. Kitlenin büyüklüğüne, yayılımına ve patolojik yapısına bağlı olarak karar verilen bir işlemdir. Akciğerde kitle ameliyatı akciğerdeki kanseri çıkartma yöntemidir. Ameliyattan önce ve sonra ilaç tedavisi uygulanır. Akciğerde kitle ameliyatı öncesinde neoadjuvan tedavi kanseri küçültmek için veya ameliyat edilebilir boyutlara getirmek için yapılan radyoterapi veya kemoterapidir. Ameliyat sonrası gözle görülür biçimde kanseri kalmamış kişilere yapılan tedaviye adjuvan denir. Bazen akciğer kanserinin çok erken evresinde olan hastalara, ameliyat sonrası bu tedavi gerekmeyebilir. Akciğerde kitle ameliyatı akciğerdeki kanseri yok etmek amacıyla yapılan bir operasyondur. Ameliyatın tipi kanserin akciğerdeki yerleşim yerlere bağlıdır. Bazı Hastaların genel sağlık durumunun kötü olması nedeniyle cerrahi müdahale yapılmayabilir.

Akciğerde kitle ameliyatı sonrası:
  • Hasta bir çok sıkıntı yaşayabilir.
  • Ameliyat sırasında göğüs kafesi içine hava veya su girebilir. Bu durum karşısında hastalar öksürürken, derin nefes alıp verirken zorluk çeker hatta yardım almak isteyebilirler.
  • Adjuvan tedavisi ameliyattan sonra gözle  görülmeyen fakat içinde kalmış olma ihtimaliyle geride kalmış kanser hücresini öldürmek için kullanılır. Hasta ve yakınları için çok zorlu bir süreçtir. En önemlisi hastanın her zaman moralini yüksek tutmasıdır.
Akciğerde Kitle AmeliyatıAkciğerde kitle ameliyatının riskleri:

Öncelikle her operasyonda görüldüğü üzere bu ameliyatın da riski tabi ki vardır. Ama bu riskler Faydalarından daha azsa ameliyatı uygun görürüz. Eskiden bu riskler daha fazlayken şimdi daha az görülür.Bu riskler in başında gelenler:
  • Solunum yetmezliği 
  • Beyin ve kalp damarları tıkanıklığı (emboli)
  • Uzun bir süre yoğun bakımda kalma gerekliliği
  • Lenf sıvısının göğüs boşluğuna akması (şilotoraks)
  • Ses kısıklığı 
  • Uzun süre dren kalması
  • Göz kapağı düşüklüğü 
  • Enfeksiyon 
  • Ağrı 
  • Vücutta oluşabilecek diğer farklı reaksiyonlar olarak sıralanabilir.
]]>
Akciğer Kanseri Ses Kısıklığı https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-ses-kisikligi.html Fri, 19 Oct 2018 14:26:30 +0000 Akciğer kanseri ses kısıklığı, Akciğer kanseri ses kısıklığı hastada son evrelerde daha çok belirginleşen bir durumdur. Akciğer kanserinde ses kısıklığı hastalığın belirtileri arasında yer almaktadır. Akciğer kanseri Akciğer kanseri ses kısıklığı, Akciğer kanseri ses kısıklığı hastada son evrelerde daha çok belirginleşen bir durumdur. Akciğer kanserinde ses kısıklığı hastalığın belirtileri arasında yer almaktadır. Akciğer kanseri, akciğer dokusundan oluşan hücrelerin kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde bir kitle oluşturmasından ortaya çıkan ciddi bir hastalıktır. Akciğer  içerisinde tümör oluşması kişinin akciğer kanseri olduğu anlamındadır. Akciğerde hücrelerin kontrolsüz çoğalması çevredeki dokuları istila etmeleri ve diğer organlara yayılmaya başlaması kişinin hayatını sona erdiren bir eylemdir. Akciğer kanseri, akciğerde su toplanmasına da neden olmaktadır. Akciğerde su toplanması kişide öksürük oluşmasına neden olmaktadır. Bu öksürük balgamsız ve kuru bir öksürüktür. Akciğer kanseri kanserler arasındaki en tehlikeli ve en yaygın kanserdir. Akciğer kanseri dünyada en sık karşılaşılan kanser türüdür ve çoğu zaman ölümle sonuçlanmaktadır. Akciğer kanserinin vücutta oluştuktan sonra diğer organlara yayılması kişi hayatını tehdit eden bir durumdur. Akciğer kanseri 4 evreden oluşmaktadır. 1. ve 2. evresi hastalığın başlarıdır ve ameliyat ile tedavi yöntemine başvurulabilmektedir. Fakat 3. ve 4. evre tedavide güçlük yaşanan kemoterapi ve radyo terapinin olumlu cevap vermediği ameliyatın ise evre geçiminden dolayı uygulanamadığı evrelerdir. Bu evreler genellikle kısa yaşam süreleri ile sınırlıdır. 

Akciğer Kanseri Ses KısıklığıAkciğer kanseri ses kısıklığı 4. evrede gerçekleşmektedir. Kanserli hücrelerin diğer organlara yayılması ve ana nefes borusuna ulaşması ses tellerinde felç etkisi yaratmaktadır. Ses tellerine ulaşan kanser hücreleri seste kısıklık oluşmasına neden olmaktadır. Akciğer kanseri ses kısıklığı yaşanması yanı sıra kişide nefes darlıklarına da neden olmaktadır. Akciğer kanserinin nefes borusuna yayılması nefes almada güçlük, yutkunmada ve konuşmada problem yaşanmasına neden olmaktadır. Ses tellerine ulaşan kanser hücreleri kişinin konuşmalarında anlaşılır niteliğini kaybetmesine sebep olmaktadır. İlk zamanlar sadece çatallanarak konuşabilen hasta hastalık ilerledikçe gidip gelen bir ses tonuna sahip olmaya başlamaktadır. Akciğer kanseri ses kısıklığı yaşanmaya başlamış ise hastalığın yaşam süresinin aylarla kısıtlı olduğu söylenebilir. Yaşam süresi 4. evreye gelmiş hastalarda sadece bir kaç aydır. Hastaların % 13 ü akciğer kanseri 4. evresinde 1 yıl yaşamaktadır.
]]>
Akciğer Kist Ameliyatı https://www.akciger.gen.tr/akciger-kist-ameliyati.html Fri, 19 Oct 2018 20:36:58 +0000 Akciğer Kist Ameliyatı konusunda bu kistlerin nasıl oluştuğundan ve tedavi sürecinden bahsetmek gerekirse; akciğerdeki kistler doğumsal veya edinsel şekilde oluşabilmektedir. Akciğer kistlerinin oluşmasına sebep olan etkenle Akciğer Kist Ameliyatı konusunda bu kistlerin nasıl oluştuğundan ve tedavi sürecinden bahsetmek gerekirse; akciğerdeki kistler doğumsal veya edinsel şekilde oluşabilmektedir. Akciğer kistlerinin oluşmasına sebep olan etkenler sigara, hava kirliliği sonucu oluşan ve enfeksiyona bağlı olarak oluşan kistler şeklinde olmaktadır. 

Akciğer Kistlerinin Tedavi Yöntemleri Nelerdir

Çok küçük ve herhangi bir belirti vermeden meydana gelen akciğer kistleri için tedavi gerekli olmamaktadır. Bu durumda hastalar kistin büyümesini engellemek için herhangi bir soruna yol açmaması açısından yakın takibe alınmaktadırlar. Ancak Hidatit Kistlerde hastada herhangi bir yakınma veya ağrı olsun yada olmasın tedaviye gereksinim duyulmaktadır. Kistik fibrozis hastalığında ise tıbbi tedavi ile kontrol altına alınamayan durumlarda akciğer nakli uygulanmaktadır.

Akciğer Kistlerinin Tedavisinde Neden Ameliyata İhtiyaç Duyulmaktadır

Akciğer kistinin kişide ilerisi için yaratabileceği sorunların ortadan kaldırılması açısından ve küçük haldeyken git gite büyüyerek kansere dönüşme riskini önlemek için, cerrahi girişim uygulanmaktadır.

Akciğer Kist Ameliyatı Yöntemleri Nelerdir

En çok başvurulan ameliyat çeşidi kapalı ameliyat olmasına rağmen Akciğer Kist Ameliyatının pek çok yöntemi bulunmaktadır.

Endoskopik (Kapalı) Ameliyat

Bu yöntemde hastanın kaburgalar arası açılmadan 2 veya 3 küçük kesi yapılarak açık ameliyatta yapılan yöntemler uygulanmaktadır. Bu ameliyat çeşidinde hastada ameliyat sonrası ağrı daha az, hastanede kalış süresi daha kısa olmaktadır. Hasta bu ameliyat ile normal yaşantısına dönmesi daha hızlı olmaktadır.

Akciğer Kist Ameliyatı

Tek Kesi ile (Kapalı) Operasyon Ameliyat

Bu yöntemde sadece tek 2 cmlik bir porttan operasyon gerçekleştirilmektedir. Hasta bu operasyondan 1 hafta içerisinde normal yaşantısına dönmektedir.

Açık Ameliyat (Torakotomi)

En yaygın ve tavsiye edilen bu ameliyat çeşidinde göğüs kafesi kaburgalar arasından açılmaktadır. Kistin bulunduğu akciğer kısmı tespit edilerek sadece bağlı bulunan bölgedeki kist çıkarılır. Bu ameliyat esnasında kanama ve hava kaçağı kontrolleri yapıldıktan sonra 1 adet dren konulur ve ameliyat sonrası katlar anatomik plana uygun şekilde kapatılmaktadır.

Akciğer Kist Ameliyatı Riskleri Nelerdir

Ameliyatın riskleri düşük olmakla birlikte yinede hastanın yaşı, genel durumu ve ilave hastalıkların olup olmamasına bağlı olarak komplikasyonlar oluşmaktadır. Ameliyat sonrasında hava kaçağı, enfeksiyon durumlarından dolayı  uzun süre hastane yatışları gerekebilmektedir. 

]]>
Akciğer Kanseri Nefes Darlığı https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-nefes-darligi.html Sat, 20 Oct 2018 08:00:11 +0000 Akciğer kanseri nefes darlığı, kanser belirtileri arasında yer almaktadır. Akciğer kanseri oldukça ciddi bir hastalıktır. Kanser türleri arasında en tehlikeli olan türlerden biridir. Çoğu zaman akciğer kanseri nefes darl Akciğer kanseri nefes darlığı, kanser belirtileri arasında yer almaktadır. Akciğer kanseri oldukça ciddi bir hastalıktır. Kanser türleri arasında en tehlikeli olan türlerden biridir. Çoğu zaman akciğer kanseri nefes darlığı ve öksürük ile kendini göstermektedir.akciğer kanserinde kişinin nefes darlığı çekmesine sebep olan unsur akciğerin kanser nedeni ile su toplamasıdır. Akciğer kanseri nefes darlığı genellikle kanserin son evrelerinde karşılaşılan bir durumdur. Nefes darlığı sebebi akciğer kanseri olan kişide yaşanan plörezidir. Plörezi akciğerde su toplamasına denmektedir. Kişide 2 akciğer zarı bulunmaktadır. Biri akciğer dış yüzünü diğeri ise akciğerin iç yüzünü saran zarlar akciğer sıvısını üretmektedir. İki akciğer zarının arasında var olan potansiyel boşlukta su birikmesi kişide nefes darlığı ve öksürük oluşmasına neden olmaktadır. Bir diğer neden ise kanserin son evrelerde nefes borusuna sıçramasıdır. Akciğer kanseri 4. evredeyken yaşanan nefes darlıkları kişinin diğer organlara kanserli hücrelerin yayıldığı anlamı taşımaktadır. Akciğer kanseri nefes darlığı yaşanması kişiyi yatağa mahkum eden ve onu güçsüz bırakan bir durumdur. Akciğer kanseri nefes darlığı gözlemlenen kişilerde kuru öksürük nefes darlığına eşlik edebilir. Plörezi oranının yükselmesi kuru öksürükleri de tetiklemektedir. Akciğer kanseri nefes darlığı oluşmaya başladığında yaşam süresi kısalmaktadır. Alınan kemoterapi ve radyo terapi alan hastada kusma, öksürük, nefes darlığı, vücudunda oluşan eklem ağrıları, vücutta acı  hissetmek durumları oluşmaktadır. Akciğer kanseri nefes darlığı çeken kişilerin odaları devamlı temiz hava alması için havalandırılmalıdır. Rutubetten ve havasızlıktan hasta uzak tutulmalıdır.

Akciğer Kanseri Nefes DarlığıAkciğer kanseri nefes darlığı belirtileri:
  • Kişide aşırı kilo kaybı
  • Kişi vücudunda ağrıların fazlaca oluşması
  • Nefes almada güçlük yaşanması
  • Devamlı öksürük oluşması sayılabilir.
Akciğer kanseri nefes darlığı nedenleri:
  • Akciğer kanserinde nefes darlığına sebep olan unsurlardan birincisi akciğer kanseri hastalığının sebep olduğu akciğerde sıvı birikmesidir. Akciğeri içten ve dıştan saran 2 akciğer zarı yani diğer adı ile plevra arasında kalan boşluğa sıvı birikmesidir. 2 zar arasındaki boşluğa sıvı birikmesi akciğer kanseri olan kişide nefes darlığına sebep olmaktadır.
  • Akciğer kanserinin yutak ve nefes borusuna yayılmasıdır. Kanserli hücrelerin nefes borusuna yayılması nefes borusunda hasara neden olduğu için bu organların işlevini bozmaktadır. Bu neden kişide nefes darlığı yaşanmasına neden olmaktadır. 
  • Bir diğer neden ise akciğer kanserinin tüm organlara yayılmasıdır. Vücut bir bütündür ve organlar düzen içinde çalışmaktadır. Akciğer kanserinin vücut içindeki organlara yayılması tüm organların işlevini yavaş yavaş sonlandırmaktadır. Bu durum akciğer kanseri olan kişiye büyük acılar yaşatmakta ve doğal olarak solunum sıkıntılarına da neden olmaktadır. Vücudun yorgunluk ve bitkinlik veren, ağrılı bir hastalığa maruz kalması ve fonksiyonlarını kaybetmesi kişide nefes darlığına sebep olan unsurlar arasındadır.
Akciğer kanseri nefes darlığı tedavisi: Akciğer kanseri nefes darlığı aşamasına gelindiğinde tedavisi artık mümkün değildir. Yapılan kemoterapi ve radyoterapiyi kanserli hücreleri yok etmesi umuduyla uygulanmaktadır. Fakat yutak borusuna yayılacak kadar ilerlemiş akciğer kanserinde çoğu zaman olumlu sonuçlar alınamaz.
]]>
Akciğer İlaçları https://www.akciger.gen.tr/akciger-ilaclari.html Sat, 20 Oct 2018 11:44:21 +0000 Akciğer ilaçları; göğüs kafesinde bulunan sağ ve sol olmak üzere iki adet bulunan akciğerlerimiz çeşitli rahatsızlıklar geçirebilmektedir ve buna bağlı olarak tıbbi yardım almak gerekebilmektedir, bu rahatsızlıkların tedav Akciğer ilaçları; göğüs kafesinde bulunan sağ ve sol olmak üzere iki adet bulunan akciğerlerimiz çeşitli rahatsızlıklar geçirebilmektedir ve buna bağlı olarak tıbbi yardım almak gerekebilmektedir, bu rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar akciğer ilaçlarıdır. Akciğerler süngerimsi bir yapıda ve sağ akciğer 3 lop sol akciğer 2 lop şeklindedir. Sol akciğerin bulunduğu kısımda kalp bulunduğundan sağ akciğere göre daha küçüktür.

Akciğer hastalıkları;
  • Alerjiloji; bakteri, mikrop, toz ve diğer alerjiye neden olabilecek etkenlerin neden olduğu tedavide tıbbi ilaçların kullanıma ihtiyac duyulan rahatsızlıklardır.
  • Anfizem; akciğerlerde bulunan hava keseleri alveol birbirini ayıran çeperlerin çeşitli nedenlerle yırtılmasıyla oluşan rahatsızlıklardır. Bu yırtılma sonucu akciğerlerin içinde hava kalarak genişlemeye neden olmaktadır. Bu duruma bağlı olarak solunum yetersizliği görülmektedir. Çok sık görülen kronik bir rahatsızlıktır.
  • Akciğer kanseri; Akciğer dokularının kontrolsüz olarak sürekli büyümesi ve diğer organlara bile sıçraması sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Genelde 2 çeşiti bulunmaktadır. Küçük hücrelerin neden olduğu ve küçük olmayan hücrelerin neden olduğu akçiğer kanseri. Dünyada en sık rastlanılan kanser türüdür. Erkeklerde kadınlara nispeten daha sık görülmektedir. Çeşitli nedenlerle bu hastalığı tetiklemekte bunların en başında sigara kullanımı gelmektedir. 
  • Verem; mikrobun neden olduğu bir hastalıktır. Birden fazla organda görülmekle birlikte en fazla akciğerlerde görülmektedir. Halk arasında ince hastalık olarak bilinmektedir. Bu hastalıkla mücadele etmek maksadıyla ülkemizde verem savaş dispansiyerleri bulunmaktadır. Koruyucu ilaçlar sayesinde hastalık riski düşürülmeyi amaçlamaktadır. 
Akciğer hastalıklarının en fazla görülen türleri bunlardır. Bu ve diğer akciğer hastalıklarına karşı çeşitli ilaçlar kullanarak solunum sisteminin en önemli organı olan akciğerin düzenli çalışması amaçlanmaktadır. Akciğer ilaçları doktorların muayenesi ve reçetesi sonucu kullanılması uygundur. Yanlış teşhis ve tedavi hastalıkların daha da ilerlemesine ve geri dönüşü olmayan rahatsızlıklara yol açabileceğinden akciğer hastalıkları belirtilerinde mutlaka ilgili polikliniklere başvuru yapılmalıdır. 

Akciğer İlaçlarıAkciğer ilaçları;
  • Vitamin eksikliğinde kullanılan ilaçlar genelde toz şeklinde olmaktadır. C vitamini eksikliğinde kullanılmaktadır.
  • Şase ilaçları; bu ilaçlarda toz şeklinde olup alerjik hastalıklarda kullanılmaktadır.
  • Tablet ve kapsüller; verem ve diğer rahatsızlıklar için uzun süreli kullanım gerektiren rahatsızlıklarda kullanılmaktadır. Hastalığın boyutuna göre dozu ayarlanır.
  • Şurup şeklinde alınan ilaçlar genelde alerjik rahatsızlarda kullanılmaktadır.
  • Kanser ilaçları kesinlikle iyi bir tedavi sonucu doktorun tavsiye ettiği miktarda kullanılmalıdır. Fazla doz alımı hipertansiyona neden olabilmektedir. Akciğer ilaçları yan etkisi olabilen ilaçlardır ve doktor tavsiyesi ile uygun miktarda kullanılmalıdır. 
]]>
Akciğer Sönmesi Ameliyatı https://www.akciger.gen.tr/akciger-sonmesi-ameliyati.html Sat, 20 Oct 2018 23:29:48 +0000 Akciğer Sönmesi Ameliyatı, Hiç bir problemi olmayan kişide akciğer sönmesi, ağır bir egzersiz sırasında olabileceği gibi istirahat  halinde'de ortaya çıkabilir. Hiç bir rahatsızlığı olmayan kişilerde çok ciddi belirtiler Akciğer Sönmesi Ameliyatı, Hiç bir problemi olmayan kişide akciğer sönmesi, ağır bir egzersiz sırasında olabileceği gibi istirahat  halinde'de ortaya çıkabilir. Hiç bir rahatsızlığı olmayan kişilerde çok ciddi belirtiler ortaya çıkmaz dolayısıyla hastalar hekime başvurmada gecikebilmektedir. Fakat altta yatan akciğer hastalığı nedeniyle zaten solunum güçlüğü çeken hasta akciğer sönmesiyle hayati problemler yaşayabilir. Bu kişiler şiddetli ağrı ve nefes darlığıyla hastanelere başvurmaktadır. Hastalığın tanısı konulurken basit bir akciğer filmi yeterli olmaktadır. Fakat düşük sönme durumunda akciğer filmi yeterli olmayacaktır ve akciğer tomografisi gereklidir. Sağlıklı bireylerde görülen akciğer sönmesinde hasta yatırılarak istirahat ve oksijen tedavisi uygulanır hastada iyileşme görülürse taburcu edilir.Eğer iyileşme görülmezse ileri tedavi yöntemine geçilerek göğüs tüpü takılır ve hastanın akciğerindeki hava dışarıya atılır. Ancak sigara içmeye devam eden hastalarda akciğer sönmesi sıklıkla tekrarlar. Bu hastalarda göğüs tüpü ile iyileşme sağlanamaz ise akciğer sönmesi ameliyatı uygun görülmektedir. Bu hastalarda genellikle ikin pnömotraks, sağ ve solda birlikte ortaya çıkan pnömotraks, Dren takılmasına rağmen 5 günde iyileşmeyen durumlarda,mesleki  sebepler (pilot vs) sağlık kuruluşuna uzak yerlerde yaşayanlarda ilk gez görülen prömotraks durumlarında ameliyata gereksinim duyulmaktadır.

Pnömotraks'da ameliyat yöntemleri nelerdir:
Göğüs Tüpü (Dren) Takılması: Sedasyon anestezisi altında hastalığın olduğu tarafta yedi ve sekizinci kaburgalar arasında çapı ortalama bir kalem kadar olan silikon bir dren göğüs boşluğu içerisine ilerletilir. Bu dren alt kısmında su bulunan şişeden temiz bir üniteye bağlıdır. Göğüs boşluğundaki hava boşalınca ciğer eski haline gelir.
Akciğer Sönmesi AmeliyatıKAPALI-Endoskopik Pnömotraks ameliyatı: Bu yöntemde iki santimetrelik tek bir kesiden göğüs boşluğu içerisine ilerleyip  açık yöntemdeki uygulamalar gerçekleştirilir. Hastaya en az zarar veren yöntem budur.
AÇIK ameliyat:Koltuk altından yapılan yedi sekiz santimlik bir kesi ile 3. ve 4. kaburgalar arası bir ekartör yardımıyla açılır ve akciğerde bulunan hava kesecikleri özel tıbbi bir yöntemle çıkarılır. Plevra denilen akciğer zarının dış bölümü çıkartılabilir.Diğer yöntem ise burada reaksiyon sağlanarak akciğerin yapışması sağlanır. Böylece akciğerin sönmesi burada hava toplanması önlenir. Akciğer sönmesi ameliyatı başarıyla tamamlanır.
]]>
Açık Akciğer Ameliyatı https://www.akciger.gen.tr/acik-akciger-ameliyati.html Sun, 21 Oct 2018 08:15:23 +0000 Açık Akciğer Ameliyatı, bu ameliyat çoğunlukla tarakotomi yöntemi açık ameliyat ya da tarakoskopi kapalı yöntem kullanılarak hastalara uygulanmaktadır. Açık akciğer ameliyatı özellikle mevcut olan hastalıkların tedav Açık Akciğer Ameliyatı, bu ameliyat çoğunlukla tarakotomi yöntemi açık ameliyat ya da tarakoskopi kapalı yöntem kullanılarak hastalara uygulanmaktadır. Açık akciğer ameliyatı özellikle mevcut olan hastalıkların tedavisinin yapılması için uygulanmaktadır. Hastanın akciğerinde meydana gelen hastalığın türüne ve durumuna göre hangi ameliyat yönteminin kullanılacağına uzmanlar karar vermektedir. Genellikle akciğerde ortaya çıkan hastalıkların tedavisi için en uygun olan tedavi biçimi ameliyat ile yapılmaktadır. Akciğer ameliyatları hastaya uygulanan tetkikler ve bulguların araştırılması ve neden kaynaklı olarak ortaya çıkarılır. Daha sonra tedavi amaçla yapılan ameliyat sırasında akciğerin yarısının ya da tamamının alınması için yapılmaktadır. 

Açık Akciğer AmeliyatıAçık Akciğer Ameliyatı Nasıl Uygulanır, bu teknik ile yapılan akciğer ameliyatı hastaya genel anestezi verilerek uygulanır. Fakat bazı durumlarda hastaya epidural anestezi yöntemi ile de uygulanabilmektedir. Akciğer ameliyatı için hastanın göğsünde kocaman bir kesi açılır. Bu kesi sayesinde hastanın akciğer direkt olarak rahatlıkla görülebilir. Açık akciğer ameliyatında hastaya genel anestezi verildikten sonra hasta yan tarafa yatırılır. Daha sonra kürek kemiğinin hemen alt tarafında büyük bir kesi açılır. Kaburga kemiklerinin arasından direkt olarak akciğere ulaşılır, gerekli görülen işlem kısacası akciğerin tamamı ya da yarısının alınma işlemi gerçekleştirilir. Açık akciğer ameliyatı sonrasında hastanın bacaklarında kan pıhtılaşması, enfeksiyon durumları ile akciğerde hava sızıntısı şeklinde komplikasyonlar meydana gelebilir. 

Açık Akciğer Ameliyatı Hangi Durumlarda  Uygulanmalıdır
  • Akciğerde Kitle Olması Durumunda, hastanın akciğerinde eğer bir kitle saptanmış ise, bu kitlenin öncelikle iyi huylu ya da kötü huylu olduğunu tespit etmek için kişiye akciğer biyopsisi uygulanır. Eğer akciğerdeki kitlenin kanser olduğu anlaşılır ise, ameliyata alınmadan önce kitlenin yerleşim yeri, boyutu ve akciğere yayılımı tespit edilir. Bu tespit sonrasında hastaya uygulanan açık akciğer ameliyatında akciğerin bir kısmı ya da tamamı alınarak hastanın tedavisi yapılır. Akciğerin yarısı ya da tamamının alınması işlemine "rezeksiyon" denir. 
  • Cerrahi İşlem Gerektiren Durumlarda, hastanın akciğerinin etrafının su ile toplanması, akciğerde meydana gelen enfeksiyon durumlarında ve bazı kanser hastalıklarının yayılımında cerrahi işlem uygulanması kaçınılmazdır. Akciğerin etrafında toplanmış olan su için öncelikle tüpler yerleştirilir ve birikmiş olan su bu şekilde toplanır, ancak bu durumun yeniden nüksetmemesi için hastaya ameliyat uygulanır.
  • Akciğer Sönmesi Durumunda, kişinin akciğerinin bir kısmında meydana gelen incelmeden sonra göğsün içerisine hava sızdırması ve buna kaynaklı olarak akciğerin kendi fonksiyonunu yitirerek kaba tabirle balon gibi sönmesi halinde açık ameliyat yöntemi uygulanmaktadır. Akciğer sönmesi işleminde hastanın göğsüne bir tüp yerleştirilir ve daha sonra akciğer tekrar şişirilmeye çalışılır. Eğer bu yöntem ile sönmüş olan akciğer düzeltilemez ise, hastaya açık akciğer ameliyatı uygulanılarak meydana gelen delik onarılır. Bu şekilde akciğerdeki problemin yeniden nüksetmeside engellenmiş olur.
]]>
Akciğer Anatomisi https://www.akciger.gen.tr/akciger-anatomisi.html Sun, 21 Oct 2018 17:37:24 +0000 Akciğer anatomisi; Akciğer terimi tıbbi anlamda pulmo kelimesinden gelmektedir. Bu kelime Latince pulmonarius sözcüğünden türetilen bir kelimedir. Akciğer organı hava solunumu olan tüm omurgalılarda bulunan bir organdır. Canlılar Akciğer anatomisi; Akciğer terimi tıbbi anlamda pulmo kelimesinden gelmektedir. Bu kelime Latince pulmonarius sözcüğünden türetilen bir kelimedir. Akciğer organı hava solunumu olan tüm omurgalılarda bulunan bir organdır. Canlıların soluk alıp verme esnasında burun ve ağız yolu giren hava nefes borusu ve sonrasında akciğerler içerisindeki bronşlara geçerek organa ulaşır. Akciğerlerin yapılarındaki esneklik ve süngerimsi özellik sayesinde içeri çekilen hava tıpkı süngerin içine su çekmesi gibi içeri alınır. Akciğerler canlılarda bir sağda biri solda olmak üzere iki parçadan meydana gelir. Solda bulunan akciğerde iki lob sağda bulunan akciğerde ise üç lob vardır. Sol akciğerin üst kısmına gelen parçasında kalp vardır. Bu nedenle de sağ akciğer sol akciğere nazaran daha büyük bir yapıdadır. Sağ akciğerin ortalama ağırlığı yedi yüz gram civarındadır. Sol akciğer ise altı yüz gram civarında ağırlığa sahiptir. Akciğerler aynı zamanda insanlarda oluşan sesinde oluşmasında etkilidir. 

Akciğer anatomisi; 

Akciğer göğüs boşluğunda olan ve göğüs kafesi sayesinde dış etkenlerden korunan bir organdır. Organın dışı koruyucu bir zar olan plevra ilke kaplıdır. Akciğerler yeni doğan bebeklerde açık pembe renginde iken, büyüdükçe rengi grileşmeye başlar ve yaş ilerledikçe rengi siyaha yakın bir renge dönüşür. Akciğerlerin ilerleyen yaşlardaki renk değişimi nedeni yapılan solunum işlemi ile dışarıdan gelen toz, kirli hava ve bazı yabancı maddeler neden olmaktadır. Ayrıca özellikle sigara içenlerde bu koyulaşma daha yüksek ve erken yaşlarda gerçekleşir. 

Akciğer AnatomisiAkciğerin çalışma şekli;

Akciğer organı, toplardamar yolu ile gelen karbondioksit açısından fazla oranda kirli olan kanı temizlemede aktif görevlidir. Aynı şekilde temizlenen kanı yeniden kalbe geri gönderir. Kalp vasıtası ile aort damarı kullanarak kan tüm sinir sistemine dağılır. Sağ kalpten pompalanan kirli kan akciğer organı sayesinde temizlenerek vücuda yeniden gönderilir. Akciğer organında gelen oksijen ile kirli kan birleşerek burada bir gaz değişimine neden olur. Kirli kan kesinin içerisine girerek oksijeni kana taşır. Böylelikle vücuda akciğer yolu ile oksijen dağılmış olur. 

Akciğer anatomisi ve bölümleri;
  • Akciğerler broşlar,
  • Nefes borusu,
  • Diyaframdan meydana gelir. 
Akciğer anatomik yapısı itibarı ile canlıların bedenlerinin hava alıp vermesini sağlayan en önemli organıdır. Hiç bir canlı akciğerini kaybedip yaşayamaz o yüzdende akciğerler telafisi olmayan organların başında gelir. Akciğer organı bir insan bedeninde kendini yenileme döngüsü en yavaş olandır. Bir akciğer organı bedende kendini yenileme süresi on yıl kadardır. Yani hücrelerin yenilenmesi ve yeni canlı hücrelerin oluşarak akciğerleri onarma döngüsüdür. 

Sağlıkla kalın. 
]]>
Akciğer Kanserine Bitkisel Çözüm https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanserine-bitkisel-cozum.html Sun, 21 Oct 2018 19:05:08 +0000 Akciğer Kanserine Bitkisel Çözüm, Akciğer Kanser Tanımı; Akciğerde oluşan kanserin nasıl oluştuğunu mikroskop altında detaylı inceleme sonucu sınıflandırılır. Onlarca farklı türde akciğer kanseri olmasına rağme Akciğer Kanserine Bitkisel Çözüm, Akciğer Kanser Tanımı; Akciğerde oluşan kanserin nasıl oluştuğunu mikroskop altında detaylı inceleme sonucu sınıflandırılır. Onlarca farklı türde akciğer kanseri olmasına rağmen. Küçük hücreli akciğer kanseri olarak adlandırılan tür, tüm akciğer kanser türlerinin %20-25'nin özelliklerini yansıtır. Küçük hücreli akciğer kanserleri ise iki gurupta sınıflandırılır. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserleri ise adeno kanser, büyük hücreli kanser, karma tür ve yassı hücreli kanser olarak dört grup altında toplanır ve akciğer kanserlerinin %75-80'ini oluşturmaktadır. Günümüzde tıbbı tedavilerin gelişimi nedeniyle her bir türün özelliklerini bilmek tedavide başarı oranı için son derece önemlidir. 

Akciğer Kanserinin Belirtileri;  

  • Yorgunluk 
  • Sık sık zatürre veya bronşit olması ve geçmemesi 
  • Bitmek bilmeyen ve zamanla daha kötüye giden bir öksürük 
  • Kalıcı göğüs ağrısı  
  • Nefes darlığı 
  • Kan tükürmek Hırıltılı nefes alıp-vermek 
  • İştahsızlık ve kilo kaybı 
  • Boyun ve yüzde şişkinlik 

Bu belirtiler daha az ciddi durumlarda ya da akciğer kanserinden kaynaklı olması olasıdır. Bu durumda belirtilerin uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekir. 

Akciğer Kanserinin Beslenme ve Alternatif Tıp;  

Bilindiği üzere kanserler meydana geldikleri dokulara göre adlandırılmaktadır. Akciğer kanseri de adından da anlaşılacağı gibi akciğer dokularında meydana gelen kanser türüdür. Akciğer kanseri günümüzde en çok rastlanan ve genelde erkeklerde salgın olarak meydana gelen bir hastalıktır. Tütün türevleri bu kanser çeşidinin oluşumunda en büyük faktör olarak kendisini göstermektedir. Bu tümörlerin önlemi alınmadığı vakit kendisini dokularda hızlı bir şekilde geliştiren ve büyüdükçe diğer organlara da yayılma eğilimi gösteren bir hastalıktır. Ciddi sonuçlara sebep olan akciğer kanseri tedavi için tıbbi yolları bulunmakla beraber önlem ve tedavi adına doğal olarak etkili olabilen bitkilerde bulunmaktadır. Alternatif tıp adı altında tedavi ve şifa sunan bitkiler insanları sağlıklarına ağrısız ve yan etkisiz olarak kavuşturmaktadır. Fakat Dünyayla birlikte ülkemizde de üzerinde en çok durulan hasta ve yakınlarının kafalarının karışmasına, zaman zaman da yaşam kalitesi için en önemli tedavi programlarını bile aksatmalarına neden olabilecek bir konudur bitkisel çözüm. Kanser hastası, kanser teşhisi konduktan sonra doktordan bir daha kansere yakalanmaması ya da acilen iyileşmesi, bağışıklık sisteminin güçlenmesi için bir diyet listesi bekler ve böyle bir liste verilmeyince de hayal kırıklığı oluşur. Alternatif tıp ilgilileri, hasta ve aileyi yanlış bilgi yönlendirmeleri altında, hastalar doktorlardan bazı bitkisel çözümler önermesini, yiyecek ve gıdaları tek tek miktarlarına kadar yazmasını umarlar. Bu güne kadar yapılan araştırmalar göstermiştir ki, kanser teşhisinden sonra beslenme için yapılacak özel takviyeler ancak hastanın iştahının azalması, yeterli beslenememesi, kilo kaybetmesi durumunda geçerli olduğudur. Bunun dışında tüm hastalara önerilen meyve ve sebze ağırlıklı, kırmızı etten ziyade beyaz et oranını artıran beslenme şeklinde genel durumu iyi olan ve ağızdan beslenebilen birçok kanser hastası için yeterlidir.

Akciğer Kanserine Bitkisel ÇözümAkciğer Kanserine Bitkisel Çözüm; 

Akciğer kanseri günümüzde yapılan istatistikler sonucu ölümlerin yüzde 30 luk kısmını oluşturduğu belirtilmiştir. Bir diğer istatiksel bilgi de sigara içenlerin oranlarının fazla olması nedeni bu hastalığın ülkemiz açısından kaçınılmaz bir hale getirmektedir. Bu konuda tedavi ve önlem için bitkisel çözümler bizlere yardımcı olabilmektedir. Doğada yetişen bitkilerin içeriğindeki bileşikler sayesinde insan vücudun da bulunan zararlı birçok mikrop ve maddeleri çok kolay etkisiz]]> Akciğer Kanseri Teşhisi https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-teshisi.html Mon, 22 Oct 2018 18:35:00 +0000 Akciğer Kanseri Teşhisi; Günümüzde çok gelişmiş tıp sayesinde akciğer ve bütün kanser hastalıklarının teşhisi artık bir çok yollar ile teşhis edilebilmektedir. Akciğer kanseri teşhisi konulması için gereken metot Akciğer Kanseri Teşhisi; Günümüzde çok gelişmiş tıp sayesinde akciğer ve bütün kanser hastalıklarının teşhisi artık bir çok yollar ile teşhis edilebilmektedir. Akciğer kanseri teşhisi konulması için gereken metotlardan önce akciğer kanseri olan veya olduğu şüphelenilen hastalarda öncelikle sürekli devam eden öksürük ve devamlı görülen göğüs ağrıları, hastanın nefes alıp vermesinde zorlanma ve daralma, hırıltılı nefes alıp ve verme, kişide iştahsızlık, aşırı derecede kilo kayıpları, yüz ve özellikle boyun bölgelerinde sebepsiz şişliklerin oluşması ve hastanın tükürüğünde kan görülmesi gibi durumlarda kişinin akciğer kanseri olma riski ihtimalinin yüksek olduğu bilinmektedir. Ayrıca hastanın sürekli sık aralıklar ile bronşit ve zatürre olması ve bu rahatsızlıkların uzun süreli olması da kişinin akciğer kanseri olduğu belirtileri arasında yer almaktadır. Şimdi kişinin akciğer kanseri olup olmadığını araştırmak adına hastaya birtakım testlerin uygulanması bu testler kanserin türünü ve büyüklüğü, küçüklüğü, yayılım ve evresinin ne derece olduğunu anlamak adına yapılmaktadır.


Akciğer Kanseri Teşhisi İçin Yapılan Testler;

Akciğer kanseri şüphesi ve akciğer kanser belirtileri bulunan hastalarda akciğer kanseri teşhisi konulması için uygulanacak tıbbi girişimler şu şekilde olmaktadır.
  • Bronkoskopi
  • Açık ciğer biyopsisi(ameliyat ile)
  • İğne aspirasyon biyopsisi
  • Tomografi ve BT taraması
  • Torasentez uygulaması
  • MRG uygulaması 
  • Kemik sintigrafisi
  • Pozitron emisyon tomografisi
  • Mediastinoskopi uygulaması
  • Balgam sitolojisi uygulaması
Bronkoskopi; Uygulanan bu testte Akciğer kanseri teşhisi için ince ışıklı tüp yardımı ile hastanın bronşlarında ve soluk borusundan hava yollarının incelenerek buralardan doku örnekleri teşhis için alınmasıdır.  

Akciğer Kanseri TeşhisiAçık ciğer biyopsisi; Yine akciğer kanseri teşhisi konulması için hastaya uygulanan uygulamalar arasında olan açık ciğer biyopsisi günümüzde uygulanan en yaygın uygulama olarak bilinmektedir. Fakat akciğer kanseri teşhisi için hastaya çok zorunlu olmadıkça açık ciğer biyopsisi uygulanması çok yanlıştır. Bu uygulama akciğer tedavisinde uygulanacak ana tedavinin gecikmesine neden olmaktadır. Kesinlikle yapılmamalıdır. 

İğne aspirasyon biyopsisi; Akciğer kanseri teşhisi için kişinin akciğer duvarlarına iğne yardımı ile ulaşılarak şüphelenilen dokudan örnek alınması işlemidir. Kalın iğne biyopsisi yardımı ile uzman radyologlar tarafından tümörden alınan dokuların elde edilmesi ve incelenmesi sonucunda kanser teşhisi konulmaktadır. Akciğer kanseri teşhisi için günümüzde doktorlar tarafından uygulanan en yaygın yöntem olarak iğne biyopsisi bilinmektedir.

Tomografi veya BT taraması; Bu yöntem ise akciğer kanseri teşhisi için hastaya uygulanan X ray ışınları ile görüntüleme yöntemidir. Bu sayede hastanın bütün organlarından ve dokularından çok ayrıntılı görüntüler alınarak akciğerin kanser teşhis konulmasında çok fazlaca yardımcı olmaktadır. 

Torasentez uygulaması; Bu uygulamada yine akciğerlerde bulunan kanserin teşhisi için uygulanan akciğer çevresinde bulunan sıvıdan örnek alma yöntemidir.

MRG uygulaması; MRG yani emar uygulaması da yine akciğer kanseri teşhisi için uygulanan önemli bir uygulamadır. Bilgisayarlarda bulunan çok güçlü mıknatıs yardımı ile vücutta detaylı olarak resim çeker ve teşhis için çok yardımcı olmaktadır.

Kemik sintigrafisi; Akciğer kanserinin teşhisinde hastanın kemik yapısında kanser olup olmadığı tanısına varmak için uygulanan yöntemdir. Bu uygulama ile az miktarda hastaya radyoaktif madde kan dolaşımına enjekte edil]]> Akciğer Kireçlenmesi Tedavisi https://www.akciger.gen.tr/akciger-kireclenmesi-tedavisi.html Tue, 23 Oct 2018 00:26:08 +0000 Akciğer kireçlenmesi tedavisi pek çok kişinin kanser türü olduğunu düşündüğü akciğer kireçlenmesi hastalığında uygulanan bir tedavi dizisidir. Bazı araştırmalarda kanserin ilk aşaması olduğu düşünülen akciğer kire Akciğer kireçlenmesi tedavisi pek çok kişinin kanser türü olduğunu düşündüğü akciğer kireçlenmesi hastalığında uygulanan bir tedavi dizisidir. Bazı araştırmalarda kanserin ilk aşaması olduğu düşünülen akciğer kireçlenmesi, hastalığı uzun süre sigara içen kişilerde ve sigara içilen ortamlarda bulunan kişilerde ortaya çıkan bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca maden ocakları gibi nefes yoluyla ağır metallere maruz kalan kişiler de bu rahatsızlığa sahip olabilmektedir.

Kişide zararlı maddelerin akciğer bronşlarına yerleşip tabaka oluşturulmasıyla birlikte nefes alıp verme düzeninde bozulmalar meydana geldiğini görebilmek mümkündür. Uzun bir süre içerisinde belirtilerini göstermekte olan akciğer kireçlenmesi hastalığının sonraki aşamada kansere sebep olduğu görülebilmektedir. Akciğer kireçlenmesi; akciğer zarında kalınlaşmaya, akciğer yetmezliğine ve koah hastalığına neden olduğu görülebilmektedir. Bu yüzden en kısa sürede akciğer kireçlenmesi tedavisi gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Akciğer Kireçlenmesi TedavisiAkciğer Kireçlenmesi Tedavisi

Akciğerlerde kireçlenme sorunu ile ilgili olarak bitkisel bir tedavi gerçekleştirilebilir. Bunun için İbrahim Saraçoğlu'nun ebe gümeci ve ısırgan otu ile hazırladığı temizleme kürü kullanılabilir. Bunun için kullanacağınız malzemeler;
  • 1/2 litre su
  • 4-5 gram ebe gümeci
  • 4-5 gram ısırgan otu
Tüm malzemeleri bir kaynatma kabı içerisine alıp kısık ateşte açılan ocakta ağzı kapalı bir biçimde 4 dakika kaynatılması gerekiyor. Kaynayan karışım ocaktan alındıktan sonra ılık hale gelene kadar bekleyip süzülmesi gerekiyor. Süzme işlemini gerçekleştirirken suyun içerisine kaçan küçük bitki parçalarını da ayıklamanız gerektiğini unutmamalısınız. Hazırlanan karışımın sabah ve akşam aç karnına önleyici olarak 1'er çay bardağı tüketilmesi gerekiyor. Bitki çayının tüketilmesinden 20 dakika sonra yemek yenmesi gerektiğini unutmamalısınız. Önleyici olarak kullanmak istiyorsanız akciğer kireçlenmesi tedavisi için 1 ay ara vermeden tüketilmesi gerekir. Eğer akciğer kanseri hastasıysanız 3 ay hiç ara vermeden bu bitki çayını tüketmeniz gerekmektedir. Bu kürün yılda en az 2 kez uygulanması gerekmektedir. 
]]>
Akciğer Mantarı https://www.akciger.gen.tr/akciger-mantari.html Tue, 23 Oct 2018 01:46:11 +0000 Akciğer mantarı, birçok kişinin bildiği bir rahatsızlıktır. Direk olarak akciğer üzerinde görülen bu enfeksiyonlu hastalık, insanlarda çok ciddi bir şekilde rahatsızlığa neden olarak insanların yaşam kalitesini kayda değer Akciğer mantarı, birçok kişinin bildiği bir rahatsızlıktır. Direk olarak akciğer üzerinde görülen bu enfeksiyonlu hastalık, insanlarda çok ciddi bir şekilde rahatsızlığa neden olarak insanların yaşam kalitesini kayda değer bir şekilde düşürmektedir. Akciğer mantarı rahatsızlığı, aslında çevrenizde yaşayan değişik mantarların tohumlarının solunum yoluyla akciğerlere girmesi durumunda meydana gelmektedir. Bu kadar basit bir şekilde meydana gelen akciğer mantarı, bazen kişiden kişiye de bulaşıcı bir özellik göstermektedir. Fakat bu hastalığın en iyi yönü, doğru tedaviler yapılması durumunda insanlarda meydana gelen akciğer mantarı direk olarak ortadan kaldırılabilir. Direk olarak enfeksiyonel bir hastalık olduğu için de kendi kendine iyileşmesini beklemek yerine doktorunuza giderek gerekli olan tedavileri olmanız sizler için çok daha iyi olacaktır. Sağlıklı olan insanlarda her zaman mantar tohumlarını solusalar bile, vücutlarındaki bağışıklık sistemi bu mantar tohumlarını yok ederek öldürürler. Fakat bağışıklık sistemi zayıf olan insanlarda bu tohumlar, bağışıklık sistemi tarafından yenilemediği için akciğer mantarı enfeksiyonuna neden olurlar. Bu nedenle diyebiliriz ki yaşı küçük olan insanlarda bağışıklık sisteminin zayıf olmasına bağlı olarak mantar enfeksiyonu görülme riski biraz daha fazladır. Özellikle kırsal alanlarda yaşayan çocuklarda mantar tohumlarından etkilenme riski biraz daha fazla olduğu için bu hastalıkta daha çok bu kişilerde meydana gelir. Akciğer mantarının en tehlikeli hali, bu rahatsızlığın tedavi edilmemesi durumunda zatürre ve buna benzer birçok hastalığa dönüşebilme durumudur. Bu nedenle en erken şekilde tedavi edilmesi sizler için çok daha iyi olacaktır. 

Akciğer MantarıAkciğer mantarı belirtileri:
  • Akciğer mantarı, insanlarda ilk belirti olarak öksürük ve balgam artışı şeklinde kendisini göstermektedir. Kişi son zamanlarda sürekli olarak balgamlı öksürük sorunuyla uğraşacaktır. Sanki bir soğuk algınlığı gibi kişi sık sık öksürecektir. Bu nedenle belli bir süre sonra diğer belirtiler de ortaya çıkacaktır. 
  • Bu durum sonrasında ortaya çıkan bir diğer belirti ise insanlarda meydana gelen nefes darlığı sorunlarıdır. Ortaya çıkan nefes darlığı problemleri insanlarda çok ciddi olarak sorun olmaya başlayacaktır. Bu durum her geçen gün biraz daha sorun olacağı için belli bir süre sonra kişi istemese bile tedavi olacaktır. 
  • İnsanlarda akciğer mantarı hastalığı ilerledikten sonra yüksek ateş ve titreme problemi ortaya çıkacaktır. Özellikle çocuklarda bu durum çok yaygın bir şekilde görülür. Akciğer mantarı nedeniyle oluşan yüksek ateş ve titreme, ateşin düşürülememesi nedeniyle insanlarda korkulara neden olabilir. 
  • Kişide sürekli olarak yorgunluk olur. Bu durum kişinin iş hayatında ve eğitim hayatında çok ciddi olarak sorunlara neden olur. 
  • Bazı insanlarda akciğer mantarı bu bölgelere yakın yerlerde ağrılara neden olur. Bu ağrılar kimi zaman sırt bölgesinde kimi zaman da koltuk altında olabilir. Çünkü akciğer ağrısı birçok zaman yakın organlarda hissedilir. 
  • Son olarak meydana gelen bir diğer belirti de akciğerde iltihaplanmanın meydana gelmesidir. Meydana gelen akciğer iltihaplanması çok farklı belirtiler göstererek kişilerde daha da büyük rahatsızlığa neden olacaktır. 
Akciğer mantarı tedavisi:

Akciğer mantarı sorunu olan insanlarda yapılacak olan tedavilerin bir çoğu, bu mantar enfeksiyonlarını öldürmek üstünedir. Bunun için teşhis yapıldıktan sonra hastalar için yapılacak ilk tedavi ilaç tedavisidir. İlaçlar arasında ise enfeksiyonların ölmesini sağlayacak en önemli ilaç antibiyotik ilaçlardır. Antibiyotik ilaçlar en geç üç gün içerisinde etkilerini göstermeye başlayacak ve sorunların azalmasını sağlayacaktır. Bunun yanında antiviral ilaçlarla bu enfeksiyonların önüne geçilmeye çalışılır. Bu il]]> Akciğer Kanserine İyi Gelen Besinler https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanserine-iyi-gelen-besinler.html Tue, 23 Oct 2018 08:14:36 +0000 Akciğer kanserine iyi gelen besinler; akciğer kanserine iyi gelen, bünyeyi güçlendirip kuvvetlendiren, hastalığın çabuk atlatılmasında yardımcı olan ve hastalık süresince bünyeye destek veren bazı besinler bulunmaktadır.  Akciğer kanserine iyi gelen besinler; akciğer kanserine iyi gelen, bünyeyi güçlendirip kuvvetlendiren, hastalığın çabuk atlatılmasında yardımcı olan ve hastalık süresince bünyeye destek veren bazı besinler bulunmaktadır. 

Akciğer Kanserine İyi Gelen BesinlerAkciğer Kanserine İyi Gelen Besinler Şunlar;
  • Isırgan tohumu akciğer kanserine bire bir iyi gelmektedir. Bu tohumu yiyebilir ayrıca kaynatıp suyunu da içebilirsiniz.
  • Aynı şekilde ısırgan otunun yapraklarını da tüketebilirsiniz ancak ısırgan otunun yetiştiği ortam çok temiz olmalıdır. Şehirde yetişen ısırgan yaprakları zarar verebilir, bu sebeple dağlarda yetişmiş ısırgan otları tercih edilmelidir. Toplanan ısırgan otunun taze olup olmamasına çok önemlidir. Dikkat edilmesi gereken önemli konulardan bir tanesidir.
  • Taze üzüm tüketilmedir. İsterseniz taze üzümü mikserden geçirip üzümleri ezilmiş bir şekilde yenilecek.
  • Sabah akşam yenilmesi gereken pikognol çam kabuğundan yapılmış şifalı bir bitki vardır. Bu bitki kan değerlerini normale çevirerek iyileşmeye önemli ölçülerde katkıda bulunmaktadır.
  • Yoğurt otu, kudret narı, astraganus, çingevenli çay, kırk kilit otu ve miritilin otları da çok iyi gelmektedir. Bu şifalı otlat her gün kaynatılarak içilmelidir.
  • Brokoli akciğer kanserine karşı mucizevi bir sebzedir. Ömrü uzatan brokoli kansere karşıda vücut direncini artırmaktadır. Kalsiyumu fazla miktarda bünyesinde taşır ve kemik erimesine çok iyi gelmektedir. Akciğer kanseri dışında da bir çok kansere çok iyi geldiği bilinir. 
  • Akciğer kanserine iyi gelen besinlerden biri ise havuç. Havuçta, brokoli gibi hem akciğer kanserine iyi gelirken ayrıca diğer kanser hastalıklarına da çok iyi gelmektedir. Haftada beş gün olmak üzere tüketilmesi durumunda kanser rahatsızlıklarına karşı vücudu güçlendirirken, kanseri daha erken atlatmayada yardım eder. Mide ve bağırsaklarda ağrıyı önlediği gibi anne sütünde artmalara da yol göstermektedir. Kansızlığı gideren ciddi sebzeler arasında yerini korumaktadır.
  • Kullandığımız günlük sıvı yağ ve margarinler yerine özel hakiki zeytinyağları tercih edilmelidir. Kızartmalardan uzak durularak, haşlama tarzı pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Zeytinyağını bütün yemek ve salatalarda kullanmalısınız.
  • Yemeklerde ve hazır gıdalarda fazla şeker ve tuzdan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. 
  • Salam, sucuk ve sosis gibi gıdalar tüketilmemelidir. Bu gıdaların vereceği zararlar fazlayken ayrıca akciğer kanseri ve diğer kanser türlerinin iyileşiminide çok güçleştirmektedir.
  • Asitli kola ve çeşitlerinden, ketçap, mayonez ve konserve içerisinde bulunan bütün gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Akciğer ve diğer kanser türlerine iyi gelmediği gibi ayrıca hastalığın iyileşmesinde de herhangi bir katkıları bulunmamaktadır. Bu nedenle sofralarınızdan ne kadar çok uzaklaştırırsanız o kadar sağlığınız için yarar sağlamış olursunuz.
  • Kuru fasulye, nohut, mercimek, buğday gibi baklagiller bol miktarda tüketilmelidir. Vücuda çok iyi gelecek olan besinler arasında yerlerini hep ilk sırada tutmaktadırlar.
  • Hormonsuz satılan sebze ve meyveler tercih edilmelidir ve satın alınırken bu duruma çok özen gösterilmedir. Bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Sebze ve meyve tüketmek hastalık sürecinde çok ciddi bir öneme sahiptir.
]]>
Akciğer Hücresi https://www.akciger.gen.tr/akciger-hucresi.html Tue, 23 Oct 2018 17:57:34 +0000 Akciğer hücresi; Akciğer organı bedenimizin dinamosu gibidir. bu organda oluşacak en tehlikeli hastalıkların başında da kanser gelir. Canlıların hava alıp vermesi işlevini ve kirli kanın temizlenmesinde aktif görevli olan akciğ Akciğer hücresi; Akciğer organı bedenimizin dinamosu gibidir. bu organda oluşacak en tehlikeli hastalıkların başında da kanser gelir. Canlıların hava alıp vermesi işlevini ve kirli kanın temizlenmesinde aktif görevli olan akciğerin hastalanması kişinin yaşamsal dengesinin tamamen bozulmasına neden olur. Bu yüzdende akciğer hücresi olarak tanımlanan kanser hastalığı gibi hastalıkların erken teşhisi çok önemlidir. Akciğer kanser hastalıkları kendi içerisinde küçük hücre dışı akciğer kanseri ve küçük hücreli akciğer kanseri olarak iki şekilde isimlendirilir. Buda akciğerde yaşanan hücre hastalığı yani kanserin ciddiyeti açısından belirlenir. Küçük hücreli akciğer kanserinde birinci ve ikinci evre demektir. Bu evrelerde ciğerde hasarlı olan hücre bölümü cerrahi müdahale ile alınarak tedavi edilme şansı vardır. 

Akciğer hücresinin, dördüncü evrede olması demek hasta için iyileşme şansı kalmamış demektir. O yüzdende kişilerin mutlaka bu tür hastalıklarda erken teşhisi çok önemlidir. Akciğerler göğüs kafesinde olup soluk borusu ve broşlar ile ağızdan ciğerlere kadar bağlantılı bir şekilde işlev görür. Dışarıdan alınan havanın içeriğinde bir çok maddeden ötürü ciğerler zaman içerisinde renk değiştirir ve akciğerlerin fonksiyonlarını etkiler. İlerleyen yaşında etki ettiği akciğerlerin yapısı dışarıdan alınan hava ile özellikle, toz, kirli hava, tehlikeli maddeler ile sorunlar oluşabilir. O yüzdende insanların belirli zamanlarda akciğer kontrolü yaptırmasında fayda vardır. Bu sayede akciğer hücrelerinde oluşabilecek her türlü rahatsızlık erken teşhis sayesinde tedavi olabilir. Burada önemli olan telafisi olmayan akciğer organın riske atılmaması gereken bir organ olmasıdır. Çünkü insan vücudunda kendini yenileme özelliği en yavaş olan organdır. On yılda ancak hücre döngüsünü yenileyen akciğer organı dikkat edilmez ise çok ciddi kanser hastalıklarına maruz kalarak hayati tehlikeye neden olabilir. 

Akciğer HücresiAkciğer hücresi özellikleri;

İnsan vücudunda göğsün iki tarafında birden sağ ve sol akciğer olarak iki parça halinde bulunan bu organın sağ lobu, sol lobundan daha büyüktür. Sebebi de kalbin sol tarafta üst kısımda yer almasıdır. Etrafında koruyucu bir zar bulunan akciğer organının hücreleri çalıştığında ve fonksiyonları düzenli olduğunda toplardamardan gelen kirli kanı dışarıdan ağız yolu ile bronşlar aracılığı ile içerideki kirli kanı temizler ve aort damarlara temiz bir şekilde pompalayarak kanın vücutta döngüsünü ayarlayarak kalbe yardımcı olur. Böylelikle kanın temizlenmesinde aktif rol oynar. Akciğerin ses olgusunda da etkin bir özelliği vardır. Beden içerisine çektiği havayı izole ederek ihtiyaç duyulan oksijeni beden içinde dağılımı gerçekleştirdiğinden seslerin çıkabilmesi için gereken oksijeni de ayarlar. Akciğer hücreleri hastalandığında kişi erken müdahale ile doktor tarafından tedavi edilmez ise sonu mutlaka çok kötü olur, hatta ölümle bile sonuçlanabilir. Sağlıklı nefesleriniz olsun. 
]]>
Akciğer Kanserinde Işın Tedavisi https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanserinde-isin-tedavisi.html Wed, 24 Oct 2018 02:26:34 +0000 Akciğer kanserinde ışın tedavisi; Akciğer kanser hastalığında kullanılan ana yöntemlerden bir tanesi de ışın tedavisidir. Işın tedavisinin bir diğer adı ise radyoterapidir. Işın tedavisi; iyonizan radyasyonun kanserli doku Akciğer kanserinde ışın tedavisi; Akciğer kanser hastalığında kullanılan ana yöntemlerden bir tanesi de ışın tedavisidir. Işın tedavisinin bir diğer adı ise radyoterapidir. Işın tedavisi; iyonizan radyasyonun kanserli doku olan bölge üzerine uygulanması yolu ile kanserli doku tedavi edilir. Işın tedavisinde istenen amaç kanserli olan dokuyu tamamen yok ederken çevresindeki normal dokulara en az miktarda zarar vermektedir. Yeni çıkan ışın tedavisi makinaları ile artık nokta atışı şeklinde tam olarak kanserli bölgeye işlem yapılabilmektedir. 

Akciğer kanserinde ışın tedavisi;

Bu hastalıkta uygulanan üç yöntemden bir tanesi ışın tedavisidir. Özellikle birinci ve ikinci evrelerde olan hastalarda kesin tedavi olan ışın tedavisi onkolojik prensiplere uygun olarak uygulanır. Hiç bir yöntem tek başına kullanılmaz ışın tedaviside akciğer kanseri hastalarında tek başına yeterli değildir. O yüzdende diğer iki yöntemde tedavi işlemi süresince uygulanmalıdır. Akciğer kanserinde ışın tedavisinde tedavi şeklinin seçimlerinin yapılması ve belirlenmesi gerekir. O yüzdende bazı temel bilgilerin araştırılması ve belirlenmesi gerekir.

Bunlar;

  • Histopatolojik kesin tanı: Bu tanılama yönteminde hastada bulunan kanserin benign veya malign olduğu ortaya çıkar. İki tümör çeşidinde de tedavi yöntemi birbirinden çok farklıdır. Ayrıca histopatolojik hücre tiplerine göre kanserlerin klinik ve patolojik davranışları da çok farklıdır. Her akciğer kanserinin oluşumu gelişimi ve evresi farklı olduğundan hepsinin tedavi şeklide farklıdır. Hastaya doktoru tarafından onkolojik bilgiler verilerek ışın tedavisine başlanmalıdır.
  • Tümörün yayılışının araştırılması ve evrelenmesi: Kanser hastalığı primer olarak bir hücre grubundan çıkar. Daha sonra lokal bir yayılım gösterir. Lokal olarak kalmayıp hatta iki ana yolla hastada metastaz yapar. Lenfamatik yolla lenf modüllerine, sıçrar ama genelde bulunduğu bölgede lenflerde yayılma gösterir. Bunun dışında kanser hastalığı birde kan yolu ile yayılım gösterir. Bu yüzden bunların belirlenmesi ve evresinin netleştirilmesi gerekir. Çünkü her kanser hastalığı evresine göre tedavi edilir. 
  • Hastanın bedenen genel performansı ve sağlık durumu belirlenir ve tedavi endikasyonu  değişebileceğinden her hastanın bireysel olarak yeniden ve yeniden değerlendirilmesi gerekir. 
Akciğer Kanserinde Işın TedavisiAkciğer kanseri ışın tedavisi, iki çeşit türde olan kanser türü içinde kullanılır. Ama sadece tek başına hiç bir şekilde tedavinin kesinliği açısından yeterli değildir. Özellikle dördüncü yani son evrede olan hastalarda artık sağ kalım işlemi yapılamamakta sadece yaşam seviyesi ve süresi uzatılmak için uygulanır. Işın tedavisi bu tür hastalarda iki şekilde uygulanabilir. Birisi Preoperatif radyoterapi ve Postoperatif radyoterapidir. Bu iki yöntem son evrede olan hastaların yaşam kalitesini iyileştirmek için kullanılır. Sağ kalım sürecinde bir değişiklik veya iyileşme olmaz. 

Sağlıkla kalın.
]]>
4 Evre Akciğer Kanseri https://www.akciger.gen.tr/4-evre-akciger-kanseri.html Wed, 24 Oct 2018 13:33:15 +0000 4 Evre Akciğer Kanseri, kanserli dokuların tüm akciğere yayıldığı, akciğeri saran zar ve civar dokular ile kemiğe metestaz yaptığı durumlar için kullanılır. Teşhisin geç olduğu kanser vakalarında hastalık hızla ilerler ve 4 Evre Akciğer Kanseri, kanserli dokuların tüm akciğere yayıldığı, akciğeri saran zar ve civar dokular ile kemiğe metestaz yaptığı durumlar için kullanılır. Teşhisin geç olduğu kanser vakalarında hastalık hızla ilerler ve yayılım yapmaya başlar. Kanser hastalığının başlangıcı ilk evre olarak tanımlanır ve yayılım genişliğine ve hızına göre bu durum ikinci evre üçüncü evre ve dördüncü evre olarak isimlendirilir. Genellikle dördüncü evre son evre olarak bilinir ve bu durumda akciğer için yapılacak pek bir şey kalmamıştır.

4 Evre Akciğer Kanseri Tedavi Edilebilir Mi:

Akciğer kanseri, tüm bedende bulunan kanser türleri arasında en hızlı ilerleyeni ve en sinsi ortaya çıkandır. Genellikle erken teşhis yapmak çok güç olur. Akciğer kanseri başlangıç aşamasında, halsizlik, ateş, öksürük, balgam şeklinde başlar ve göğüs ağrısı ile devam eder. Genellikle bu şikayetler ile doktora giden hastalar rutin poliklinik muayenesine tabi tutulur ve üst solumun yolu enfeksiyonu tedavisi görürler. Uygulanan tedavi semptomların bir süreliğine rahatlamasını sağladığı için hasta tedavi olduğunu düşünse de kanserli doku hızla yayılmaya ve civar organlara doğru ilerlemeye devam eder. Erkek hastalarda 4 evre akciğer kanseri meme bölgesine kadar ilerlemiş olabilir. Kadın bedeninden farklı olarak erkeklerde göğüs ile akciğer arasındaki doku miktarı az olduğundan akciğerde ortaya çıkan bir tümör fark edilip tedavi edilmez ise, göğüs kanseri şeklini de alabilir.

4 evre akciğer kanserinde genellikle kanserli doku yani tümör tüm akciğere yayılmış, akciğeri saran zarı kaplamış, kemiğe metestaz  yapmış ve civar organlara sıçramış demektir. Bu durumda olan hastalar genellikle ameliyat edilmezler. Tedavinin şekline kişinin onkoloğu karar verecek olsa da 4 evrede olan hastanın ameliyat masasından kalkması zordur. Hatta bu evrede kemoterapi bile çok güvenli değildir. Buna karşılık yaşam şansını ve süresini artırmanın başka yolu olmadığı için, kemoterapi uygulamak zorunludur ama hastanın zaten aşırı yıpranmış olan bedeni kemoterapiyi kaldıramayabilir.
Bazı kişilerde akciğer kanseri erken evrelerde fark edilip tedavi edilebilir. Buna karşılık hastalığın devam eden dönemlerde nüksetmesi ihtimali vardır. Yaygın olarak ikinci ya da üçüncü defa nükseden kanserler daha hızlı ilerler. Bunun bir sebebi kullanılan tedaviye kanser mikrobunun direnç kazanması diğer sebebi ise kişinin bedeninin fiziksel olarak yıpranmış olmasından kaynaklanır.

4 Evre Akciğer Kanseri4 evre akciğer kanserinde önemli olan hastanın yaşam süresini ve yaşam kalitesini artırmaya çalışmaktır. Bu dönemde moral ve iyi bakım çok önemlidir. Hekimler asla hiçbir hastadan umut kesmese de genellikle 4 evrede hastanın yaşam şansı çok azdır.
]]>
Akciğer Kanseri Su Toplaması https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-su-toplamasi.html Thu, 25 Oct 2018 01:53:02 +0000 Akciğer kanseri su toplaması; akciğer kanserinin son evrelerinde sıklıkla karşılaşılır. Akciğer kanseri su toplaması tıp dilinde plörezi olarak adlandırılır. Kişide akciğerin dış yüzünü ve  göğüs duvarının Akciğer kanseri su toplaması; akciğer kanserinin son evrelerinde sıklıkla karşılaşılır. Akciğer kanseri su toplaması tıp dilinde plörezi olarak adlandırılır. Kişide akciğerin dış yüzünü ve  göğüs duvarının iç yüzünü saran 2 akciğer zarı bulunmaktadır. Akciğer kanseri su toplaması 2 akciğer zarının arasında var olan potansiyel boşlukta su birikmesinin adıdır. Akciğerin su toplaması bir çok nedenle oluşabilir. Akciğer su toplaması, akciğer ve akciğer dışı hastalıklar sonucunda oluşmaktadır. Akciğer zarı kanseri akciğerin su toplaması sebepleri başında gelmektedir. Akciğer kanseri sebebiyle akciğerde su toplanması ciğerde genişlemeye sebep olur. Bu durum hastanın nefes almasında zorluklar yol açmaktadır. Akciğerde 2 zar arasında akciğer tarafından üretilen bir sıvı bulunmaktadır. Bu sıvının oranından daha fazla bir dereceye ulaşmasına akciğer su toplaması denmektedir. 2 zar arasındaki boşluğa ise plevra boşluğu denir. Plevra boşluğunun içindeki az miktarda bulunan sıvıyı akciğer üretirken diğer yandan da sıvıyı tekrar çeker. Akciğerde bulunan sıvı her zaman denge içerisindedir. Akciğer kanseri su toplaması bu dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Akciğer kanseri dışında daha bir çok hastalık akciğerde su toplanmasına sebep olmaktadır. Kişide bulunan kalp yetersizliği, böbrek hastalıkları yemek borusu kanserinin plevraya yayılması gibi daha bir çok hastalıklar akciğerde su toplanma sebepleri arasındadır. Akciğer kanseri su toplaması ciddi bir durumdur ve hastaya çok zor anlar yaşatır. Hastada akciğer su toplaması halinde vücudunun belli bölümlerinde ağrılar yaşamaya başlar. Bu ağrılar öksürme ve hapşırma gibi durumlarda kişiye ani darbe hissi yaşatmaktadır. Bu ağrılar bıçak saplanması gibi acı veren ağrılardır. Akciğer kanseri su toplama kişide kuru öksürüklerin oluşmasına da sebep olmaktadır. Akciğer zarlarında öksürüğe yol açan noktaların kanserli hücreler ve hastalıklar tarafından uyarılması kişide devamlı olarak öksürme oluşturur. Akciğer kanseri su toplaması sebebiyle oluşan kuru öksürük balgamlı değildir. Akciğer kanseri en riskli kanser türlerinden biridir.Akciğer kanseri olan hastanın ciğerlerinde su toplaması hastalığın sonlarına yaklaşıldığı belirtileri de taşımaktadır.

Akciğer Kanseri Su ToplamasıAkciğer kanseri su toplama belirtileri:
  • Kişinin göğsünde veya sırtında tek bir noktada ağrı oluşması
  • Kişide oluşan nefes alma zorlukları
  • Kişinin belirli aralıklarla devamlı öksürmesi
  • Yüksek ateş oluşması ve ateş nedeniyle üşüme titreme oluşması
Akciğer kanseri su toplamasında tanısal yaklaşımlar:
  • Görüntüleme yöntemleri
  • Torasentez
  • Kapalı plevra biyopsisi
  • Açık plevra biyopsisi
  • Torakoskopi
]]>
Akciğer Tansiyonu https://www.akciger.gen.tr/akciger-tansiyonu.html Thu, 25 Oct 2018 13:56:34 +0000 Akciğer Tansiyonu, tansiyon atardamarlarda oluşan kan basıncıdır. Sol karıncığın aorta attığı kanın oluşturmaya neden olduğu basınç arttığı zaman hipertansiyon, halk arasında da yüksek tansiyon olarak bilinir. Bu yazımı Akciğer Tansiyonu, tansiyon atardamarlarda oluşan kan basıncıdır. Sol karıncığın aorta attığı kanın oluşturmaya neden olduğu basınç arttığı zaman hipertansiyon, halk arasında da yüksek tansiyon olarak bilinir. Bu yazımızda anlatacağımız tansiyon ise başka bir yüksek tansiyon çeşidi olan akciğer tansiyonudur.

Akciğer tansiyonu, vücuttan geriye dönen ve oksijen miktarı olarak fakir olan bu kanın akciğerlere ulaştırmaya yarayan damarlardaki basınç -kan basıncı- arttığında oluşan yüksek tansiyondur türüdür.

Akciğer Tansiyonunu Ölçmek 

Akciğere giden damarlarda oluşan basınç, atardamarlarda meydana gelen basıncın ancak dörtte biri kadardır ve maalesef ki ölçülmesi gayet zahmetlidir. Ve akciğere giden damarların veya dalların hiçbiri deriye yakın olmadığı için bu damarlardaki basınçlar dışarıdan ölçülemez. Lakin katater adı verilen bir ince borunun kasıkta veya boyunda bulunan bir toplardamara sokulması sayesinde kesin ölçüm yapılabilir. Bu katater adlı boru toplardamarların birinden sokulduktan sonra kalbin sağ odalarından geçirilerek akciğere kadar gönderilmesi gerekir. Fakat bu yöntemin zahmetli ve riskli olması nedeniyle -kataterle yapılan ölçüm kadar hassas olmasa da- kalbe uygulanan ultrason muayenesi (eko) ile elde edilen bilgilere göre de akciğer basıncı tahmin edilebilir.

Akciğer Tansiyonunun Oluşması Ve Tansiyondan Dolayı Meydana Gelenler

Akciğer tansiyonu olan kişilerin akciğer damarlarında bulunan basıncın yükselmesi ile toplardamarı ağı sebebiyle tüm vücudu etkileyip halsiz kalma, çabuk yorulma gibi birbirleriyle bağlantılı veya birbirleriyle bağlantısı olmayan bir çok hastalığa, rahatsızlığa neden olmaktadır. Normalde ise sağ karıncık oksijen miktarı olarak fakir olan kanı akciğere gönderdiği zaman düşük bir basınca karşı olarak çalışmaya alışmıştır. Akciğerde bulunmakta olan bu basınç arttıkça sağ karıncığın duvarı kalınlaşarak meydana gelmekte olan bu basınçla baş etmeye çalışır ve belirli bir sürenin sonunda da yorularak genişlemeye başlar. Genişlemenin devamında da kalbin sağ üst ve alt odaları arasında bulunan kapak tam olarak kapanamaz duruma gelir. Kanın belirli bir bölümü akciğerine ulaşmak yerine geriye, sağ kulakçığa gitmeye başlar ve odacıkta bulunan basınç da artmaya başlar. Artan basınç kalbe kanı geri ulaştıran damarlara yansır. Dirençle karşılaşan kan bazı organlarda birikmeye başlar.

Hem kanın kalbe geri dönüşü güçleştiği hem de her kalp atışında sağ karıncıkta bulunan kanın bir bölümü ileriye doğru akciğerlere doğru gitmek yerine geriye doğru gittiği için akciğerlerdeki kan miktarı azalmaya başlar. Bu sebeple de akciğerlerde oksijen ile dolduktan sonra sol karıncık ile vücuda akıtılması gereken kanı azaltır. Doku ve organlarda ihtiyaçlarından daha az kan ve daha az oksijen gittiği için halsizlik, çabuk yorulma, yorgunluk gibi belirtiler oluşmaya başlar. Bu belirtiler akciğer tansiyonunun ilk belirtileri olabilmektedir.

Akciğer TansiyonuAkciğer Tansiyonunun Oluşma Nedeni

Akciğerlere gönderilen kan, akciğerlerdeki hava keseciklerinin etrafını sarmakta olan kılcal damarlara ulaşır. Bu damarlar oksijen ile dolduktan sonra akciğer toplardamarları ile kalbin üst odasındaki sol kulakçığa, arasındaki kapaktan da geçip sol karıncığa ve son olarak da aorta gelen kan tüm vücuda yayılır. Bu kanın akciğerde akarken karşılaştığı herhangi bir engelden dolayı basınçla karşılaştığı anda akciğer basıncı yükselmeye ve bir süre sonrada akciğer tansiyon hastalığı başlar. Akciğer tansiyonuna neden olan iki büyük hastalık da şunlardır;
  • Delik kalple doğum
  • Kalp zayıflaması
]]>
Akciğerde Pıhtı https://www.akciger.gen.tr/akcigerde-pihti.html Fri, 26 Oct 2018 06:12:49 +0000 Akciğerde Pıhtı;  durumu akciğerde bulunan bir yada bir kaç atardamarın tıkanması sonucu meydana gelir. Akciğerde pıhtı oluşumu genelde bacaklardan nadir olarak da vücudun diğer bölgelerinde akciğere taşınan kan Akciğerde Pıhtı;  durumu akciğerde bulunan bir yada bir kaç atardamarın tıkanması sonucu meydana gelir. Akciğerde pıhtı oluşumu genelde bacaklardan nadir olarak da vücudun diğer bölgelerinde akciğere taşınan kanın pıhtılaşması sonucu meydana gelir. Pıhtı her insanda görülebileceği gibi en çok hareketsiz kalan, kanser ve cerrahi operasyon geçiren kişilerde görülür. Akciğer pıhtılarında ölüm riski vardır fakat doğru zamanda doğru tedavi şekli ölüm riskini en aza indirir. Bacaklarda oluşan kan pıhtılarına karşı önlem almak akciğerde meydana gelen pıhtılaşma riskini azaltır.

Akciğerde Pıhtı Belirtileri;

Akciğerde pıhtıya neden olan faktörü öğrenmek için probleme ne kadar maruz kalındığını, pıhtının miktarını ve gene sağlık durumunuza bakılır. Pıhtının oluşumu herhangi bir akciğer veya kalp rahatsızlığına göre değişir. Genel olarak nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürük gibi belirtileri vardır. 

Nefes Darlığı; Nefes darlığı genel olarak aniden ortaya çıkan ve hastalığın ilerleme derecesine bağlı olarak kötüleşen bir durumdur.

Göğüs Ağrısı; Bu durumda meydana gelen göğüs ağrısı hastaya kalp krizi geçiriyormuş hissi verir. Ağrı derin yapılan hareketlere göre daha çok artar. Derin nefes alırken, öksürürken, yemek yerken veya eğilirken ağrının daha çok arttığını hissedebilirsiniz.

Öksürük; Akciğer pıhtısının oluştuğu dönemde öksürükler kanlı balgam şeklinde olabilir. Akciğer pıhtısı sonucunda bacak ağrısı, şişmesi durumu gözlemlenebilir. Nemli soğuk ve renksiz cilt durumu olabilir. Ayrıca aşırı terleme, hızlı veya düzensiz kalp atışları ve bayılma hissi olabilir. Akciğer pıhtısı hayati bir tehlike arz edebilir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı, ve kanlı öksürük durumu yaşıyorsanız acilen bir doktora başvurmanızda fayda vardır.

Akciğer Pıhtısına Neden Olan Etkenler;

Akciğerde pıhtı akciğer atardamarlarında kan birikmesi sonucu meydana gelir ve bu duruma neden olan bir çok etken vardır. Genellikle bacak toplar damarlarından kaynaklanır. Bazen nadiren de olsa vücudun farklı yerlerinde meydana gelen sorunlardan da kaynaklanabilir. Kırılmış kemiklerin içerisinde bulunan yağlar, vücudun herhangi bir yerinde olan tümör veya hava kabarcıkları bu duruma neden olan diğer faktörler arasındadır. Akciğerde tek bir pıhtı meydana gelmesi durumu nadir görülür. Genel olarak birden fazla pıhtılar meydana gelir. Bu pıhtılaşmalar sonucu akciğer kansız kalabilir. Bu durum sonucunda ise akciğer dokularında ölme meydana gelir. Bu durumda vücudun diğer bölümlerinin oksijensiz kalmasına neden olur. Akciğer pıhtılaşması her insanda görülebilir. Fakat bazı insanlar bir takım nedenlerden dolayı risk grubunda olabilir. Kan pıhtılaşması bacaklarda uzun süren hareketsizlikler sonucunda da meydana gelebilir. Ameliyat sonucu, bacak kırılması sonucu veya buna benzeyen durumlarda akciğerde pıhtı durumu oluşabilir. Bacaklar veya ayaklarda uzun süren hareketsizlikte akciğerde pıhtılaşmaya neden olur. Sigara kullanan kişilerde akciğer pıhtılaşması görülebilir. Ayrıca fazla kilolu insanlarda ve hamilelik döneminde de akciğerde pıhtı oluşumu görülebilir.

Akciğerde Pıhtı Akciğerde Pıhtı Tedavisi;

Akciğerde pıhtı tedavisinde kan sulandırıcı ilaçlar kullanılabilir. Fakat bu ilaçlar etkisini hemen değil bir kaç gün içerisinde gösterir. Hayati tehlike riski görülen durumlarda pıhtı eritici ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar ani ve şiddetli kanamalara neden olabildiği için sadece ani durumlarda kullanılırlar. Akciğerde pıhtı tedavisinde son çare olarak ameliyat yöntemi uygulanır. Akciğerde çok büyük bir pıhtı meydana gelmişse doktorlar bu pıhtıyı ameliyatla alırlar.   Bazende toplardamara filtre takarak pıhtının tedavi edilmesi sağlanır.

]]>
Akciğer Kanseri Aşısı https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-asisi.html Fri, 26 Oct 2018 16:32:24 +0000 Akciğer kanseri aşısı, İnsan vücudunda bağışıklık sisteminin bir çok önemli görevi vardır. Bunlardan biriside sürekli oluşan yada dışarıdan aldığımız kendiliğinden farklı yaşamla bağdaşmayan her türlü organizma v Akciğer kanseri aşısı, İnsan vücudunda bağışıklık sisteminin bir çok önemli görevi vardır. Bunlardan biriside sürekli oluşan yada dışarıdan aldığımız kendiliğinden farklı yaşamla bağdaşmayan her türlü organizma ve hücreyi tanıyıp yok edilmesini sağlamasıdır. İnsan vücuduna dışarıdan girmeye çalışan çoğu hücre bu mekanizma sayesinde yok edilir. Kanser hücrelerinin olumsuz özelliği ise koruyucu mekanizmadan kaça bilmeleridir. Bu sebeple bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi kanser tedavisinde uygulanabilecek bir yöntem olduğu uzun yıllar düşünülerek farklı kanser türlerinde bağışıklığı güçlendiren tedavi çalışmaları uygulanmıştır. Akciğer kanseri aşısı Küba da geliştirilen ön çalışmalardan akciğer kanserine karşı olumlu sonuçlar verdiği açıklanmıştır. Racotumumab adı verilen bu aşı bağışıklık sistemini uyararak NeugGcGM içeren kanser hücrelerini tanıyıp yok eden antikorlar oluşmasını sağladığı görülmüştür. 

Akciğer Kanseri AşısıAkciğer kanseri aşısı hangi vaka'lar üzerinde denenir 

Yapılan ön çalışma sonuçlarına göre aşı ileri evre akciğer kanserinde iyileşme sağlamamaktadır. Kemoterapiden yarar gören hastalarda ortalama 2 ay ömrü uzattığı görülmüştür. Akciğer kanseri aşısı ile ilk çalışmalar ileri evre cilt kanseri, meme kanseri, akciğer kanseri hastalarına uygulanmıştır. Çok az sayıda hasta üzerinde yapılan bu araştırmada aşının bağışıklık sisteminin uyara bildiği görülmüştür. Aşının hastalar üzerinde yan etkileri fazla olmadığı saptanmıştır. Araştırma amacıyla bölgesel ileri ve yaygın evre küçük hücreli dışı akciğer kanserli hastalarda yapılan çalışmada ilk verilen kemoterapi kürlerinden sonra racotumumab aşısı uygulanan hastaların uygulanmayan hastalara oranla daha uzun yaşadıkları görülmüştür. Aşının faydalı olması için hastalara kemoterapi sonrasında hastalığın gerileme yada en azından kalması gerekir. 176 Hastada ilk 2 ay içinde başlanılan aşı tedavisi ile ortalama olarak ömür 2 ay kadar uzamaktadır. Çok az hasta üzerinde uygulansa da çalışmalarda gelen küçük ama olumlu sonuçlar nedeniyle aşıyla ilgili çalışmalar devam etmektedir. Elimizdeki olumlu veriler önceki tedavilerin kullanıldığı hastalara aittir. Henüz çalışmalar tamamen olumlu sonuç vermediği için standart tedavi olarak uygulanamaz. Henüz akciğer kanseri aşısı tam anlamıyla bulunmuş değildir. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği kanser tedavisinde alınan her olumlu sonucu değerlendirip tedaviye faydalı olacak şekilde ilerletmek için çalışmalarını devam etmektedir. Umuyoruz ki tedavi yönteminde ve tedavide başarılı sonuçlar alınıp gelecek nesiller için akciğer kanseri aşısı bulunur. 
]]>
Akciğer Kanseri Metastaz https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-metastaz.html Sat, 27 Oct 2018 14:31:40 +0000 Akciğer kanseri Metastaz, Metastaz vücudun herhangi bir yerinde olan kanser hücrelerinin başka doku ve organlara yayılmasıdır. Akciğer kanserinde Metastaz organlara, dokulara, damarlara dolaşım ile yayılması ile gerçekleşir. Bu Akciğer kanseri Metastaz, Metastaz vücudun herhangi bir yerinde olan kanser hücrelerinin başka doku ve organlara yayılmasıdır. Akciğer kanserinde Metastaz organlara, dokulara, damarlara dolaşım ile yayılması ile gerçekleşir. Bu yayılım gerçekleştiğinde kanserin üçüncü evresine geçilmiş demektir. Kanserin üçüncü evresinde tedavi olarak Radyoterapi ve kemoterapi uygulanarak tümör küçültülür. Sonrasında cerrahi müdahale ile olduğu dokudan çıkarılır. Tümör hücreleri kan yoluyla karaciğer, beyin, kemik gibi dokulara yayılırsa buna uzak organ metastazı denir. Bu metastazı tedavi cerrahi olarak uygulanmaz genellikle kemoterapi uygulanır veya küçük Radyo terapilerle tümör küçültülmeye çalışılır.

Akciğer kanseri metastaz belirtileri; Akciğer kanseri genelde belirti vermeyen sinsi seyreden bir hastalıktır. Bu nedenle çok tehlikelidir. Hastalarda ileri evrelerde aşırı kilo kaybı, terleme, halsizlik, yorgunluk gibi belirtiler ortaya çıkmaya başlar, En çok akciğer kanseri sigara, pipo gibi tütün mamülleri olan malzemelerin kullanılması ile oluşmaktadır. Kirli hava, toz da buna etkendir.  Akciğer kanserinde tanı konması için akciğerden biyopsi alınması ve patolojik olarak incelenip sonuca varılması gerekir. Hastaya tomografi, MR gibi filmlerde çekilir.  Akciğer kanserleri genelde bronşitİ olan, astımı olan kişilerde daha sık öksürük, balgam, kanlı balgam gibi belirtilerin görülmesi, özellikle sırtta kürek kemiği bölgesinde ağrıların şiddetlenmesi ile ortaya çıkmaktadır. Akciğerimiz diğer organlarda olduğu gibi pek çok hücreye sahiptir. Hücreler genelde çoğalarak görevlerini yerine getirirler. Fakat bazı durumlarda özellikle kanserde anlamsız şekilde çoğalarak kanser hücrelerini oluşturmaktadırlar. Bu hücreler akciğere ve ileri ki dönemlerinde özellikle üçüncü devreden sonra komşu doku, organ, damarlara ve lenf bezlerine yayılarak metastaz gerçekleştirmektedir. Akciğer kanserlerinde metastaz özellikle karaciğer, beyin ve kemik dokusunda daha yoğun şekilde görülmektedir.

Akciğer kanseri Metastaz özellikle akciğer organı insan vücudunun en geç kendini yenileyen organıdır. Yaklaşık olarak 10 yıl içerisinde hücrelerini tekrardan yenileyip sıfır hale getirebilecek şekilde tasarlanmıştır. Yalnız etraftaki faktörlerden tutunda kullandığınız sigara gibi tütün maddelerinden kaynaklı olarak bu süreç daha da uzamaya başlar. Böylelikle akciğer kanser metastazı günümüzde daha yaygın bir hale gelmiştir. Özellikle erkeklerde daha sık görülen akciğer kanseri kadınlarda erkeklere göre daha az oranda görülmektedir. Sebebi de dışarı faktörlere erkeklerin daha çok maruz kalmasından kaynaklanır.

Akciğer Kanseri MetastazAkciğer kanseri metastazı evreleri; Diğer kanserlerde olduğu gibi 4 evreden oluşmaktadır. 
  • Birinci evrede kanser sadece Akciğerin küçük bir dokusunda yerleşmektedir. 
  • İkinci evrede ise akciğer zarında kapsayacak şekilde geniş bir alana yayılmıştır.
  • Üçüncü evrede lenf bezlerine yayılarak kendisini göstermektedir.
  • Dördüncü evreye geldiğimizde akciğer kanserinde kanser hücreleri dolaşım yoluyla karaciğer, böbrek üstü bezleri, kemik, lenf bezleri ve beyin gibi uzak dokulara yayılarak kendisini göstermektedir.
Akciğer kanseri metastaz tedavi; Akciğer kanserinin birinci evresinde tümör büyüklüğü genellikle beş santimden küçüktür. Yayılım yoktur ve sadece Akciğerin kendi dokusunda kanser hücreleri vardır. Bu evrede hastaya cerrahi müdahale yapılır. Kanserli dokular çıkarılarak hasta rahatlatılır. Ekstra olarak hastaya Radyoterapi uygulanabilir.

Akciğer kanserinin ikinci evresinde tümör büyüklüğü genelde 5-7 santim arasındadır. Burada organlara yayılım yoktur. Fakat akciğer zarına ve etrafına yayılım vardır. Ameliyatla kanserli hücrenin olduğu dokular çıkarılabilir. Ameliyat sonrası hastaya kemoterapi ilaçları verilip Radyoterapi uygulanabili]]> Akciğer Kanserinde Beslenme https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanserinde-beslenme.html Sun, 28 Oct 2018 03:34:07 +0000 Akciğer Kanserinde Beslenme: Akciğer kanseri yapısal olarak normal akciğer dokusunda bulunan hücrelerin dış ve iç etkenlerinin etkisi ile istem dışı çoğalarak akciğer yapısının içinde bir tümör oluşması ile ortaya Akciğer Kanserinde Beslenme: Akciğer kanseri yapısal olarak normal akciğer dokusunda bulunan hücrelerin dış ve iç etkenlerinin etkisi ile istem dışı çoğalarak akciğer yapısının içinde bir tümör oluşması ile ortaya çıkan bir akciğer hastalığıdır. Bu kontrol dışı çoğalma hücrelerin çevresindeki dokuları sararak veya akciğer dışında bulunan organlara yayılmaları ile metastaz sonuçlanabilir.

Akciğer kanserinde ölüm oranı oldukça yüksektir. Akciğer kanserine en büyük etken sigara, tütün içmektir. Tütün dumanına maruz kalan akciğer kanser hastalığına yakalanma riski çok yüksektir. Akciğer kanserinde en sık görülen belirtiler sırt ağrısı, nefes darlığı, öksürme ve öksürükte kan gelme gibi belirtileri olur.

Akciğer kanserinde bu belirtilerin yanında kilo kaybı görülür. Kilo kaybı vücudun sağlığı için gerekli olan, protein gibi vitaminlerin yok olmasını ve vücudun enerjisiz kalmasına neden olur. Bu nedenle akciğer kanseri hastasının beslenmesine önem verilmelidir.

Akciğer kanserinde beslenme;

Kanser hastalığında iyi beslenmek ve kilo almaları çok önemlidir. Hastaların beslemesinin doğal yollarla beslenmeleri gerekir. Ev yoğurdu, zeytinyağı, çökelek ve köy yumurtası gibi gıdalar tüketilmelidir. Zeytinyağının tüketilmesi akciğer kanseri için çok önemlidir.

Kanser hastasının beslenmesinde yeterli protein, demir, kalsiyum, C vitamini, A vitamini ağırlıklı yiyecekler tüketmesine özen gösterilmelidir. Bunlar vücut dokularını korumaya, gücü artırmaya ve tedavi olurken zarar gören dokuların yenilenmesine yardımcı olur.

Demir vitamini: Akciğer kanseri kemoterapi aldığında genelde vücutta kansızlık oluşur bu durumdayken ne kadar balık tavuk yese de kırmızı etten alacağı demiri alamaz. Vücudun kan değerlerini yükseltmek için demir vitaminine ihtiyaç vardır. Demir vitamini alınacağı tek gıda ise kırmızı ettir.

Akciğer Kanserinde Beslenme

A vitamini: Akciğer kanserinde A vitaminin önemi çoktur. Sigaranın akciğer kanseri riskini artırdığı bilinmektedir, sigaranın zararlı etkenlerini hafifletmek için A vitamini alınmalı bu nedenle bol, bol süt ve havuç tüketilmelidir.

C vitamini: Kanser hastalarında kemik ağrılarının hafifletilmesi için bol miktarda C vitamini tüketilmesi gerekir. C vitamini turunçgiller familyasında olanlar, Kavun, Karnabahar, Kivi, Brokoli vs içerisinde bol miktarda bulunmaktadır.

B12 vitamini: B12 kan hücrelerinin üretilmesi için gereklidir. B12 vitamini bulunan besinler dana ciğeri, dana eti, tavuk ciğeri, midye, uskumru, sardalya, lüfer gibi besinlerde bol miktarda bulunur ve akciğer kanseri için çok faydaları vardır.

Mineraller: Mineraller içerisinde çinko mineralinin önemi çoktur. Kanser hastalarına operasyonundan sonra çinko mineralinin verilmesi olumlu etki yaratır. Ispanak, mantar, kuzu eti, ve susam çinko bakımında oldukça zengindir.

Potasyum: Potasyum yönünde zengin besinler muz, patates, kayısı. Akciğer kanseri hastasının ishal olması durumunda potasyumlu yiyecekleri tüketerek ishalin azalmasını sağlar. Bununla beraber sindirimi kolay yiyecekler tüketilmelidir ve bol sıvı tüketilmeli.

Kanser hastasının kabızlık durumunda bol lifli, posalı yiyecekler tüketmeli. Tam tahıllı ekmek, kabuklu yemişler, kuru bakliyatlar, müslü meyve ve sebze ağırlıklı besinler tüketmelidir.

Bu besinlerden hariç akciğer kanseri olan hastaya özel beslenme diyeti verilir.

Akciğer kanserinde ağızdan beslenme: Yumuşak ve sulu besinler verilir.

  • Az artık bırakan besinler verilir.
  • Diyete bağlı ek besinler verilir.

Akciğer kanserinde özel beslenme: Tüp ile beslenme, Hiperalimentasyon ve Total paranteral beslenme uygulan ılır.

Sağlıklı günler.

]]>
3 Evre Akciğer Kanseri https://www.akciger.gen.tr/3-evre-akciger-kanseri.html Sun, 28 Oct 2018 04:06:42 +0000 3.evre akciğer kanseri:  hastalığın genellikle sonlarına yaklaşılan bir evre olarak bilinmektedir. Akciğer kanseri yapı olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin kontrol dışında çoğalarak akciğer içerisinde bir kitle 3.evre akciğer kanseri:  hastalığın genellikle sonlarına yaklaşılan bir evre olarak bilinmektedir. Akciğer kanseri yapı olarak normal akciğer dokusundan olan hücrelerin kontrol dışında çoğalarak akciğer içerisinde bir kitle yani tümör oluşturmasına denmektedir. Akciğer içerisinde oluşan kontrolsüz çoğalma zaman içerisinde hücrelerin çevredeki dokularını istila etmektedir. Daha sonrasında ise akciğer dışındaki organlara yayılarak hastanın hayatının sonlanmasına sebep olmaktadır. Akciğer kanseri 4 evreden oluşmaktadır. Akciğer kanseri olan hasta muayene edilip gerekli tetkikler tamamlandıktan sonrası hastanın hangi evre içerisinde olduğu  belirlenmektedir. 3. evre akciğer kanseri hastadaki belirtilere ve gözlemlere göre belirlenmektedir. Akciğer kanserinde öncelikle kanserin çapı ve yerleştiği yer oldukça önemlidir. Akciğerde bulunan tümörün çapı ve büyüklüğü kanser evresi belirlemede oldukça önem taşımaktadır. Akciğerde oluşan tümörün 2 cm çapında olması ile 5 cm çapında olması aynı değildir. Akciğer kanserinde kanserli hücrelerin ana nefes borusuna yerleşmesi akciğerin küçük bir kenarında tümör olması ile aynı değildir ve bu belirtiler hastanın yaşam süresini belirlemektedir. 3.evre akciğer kanserinde önemli olan bir konuda kanserin lenf bezlerine yayılıp yayılmaması konusudur. Kanserin akciğer içerisindeki lenf bezlerinde olması farklı bir evredir. Akciğer dışındaki lenf bezlerine yayılması farklı bir evredir. Kanserli hücrelerin lenf bezlerine yayılmaması akciğer kanserinin daha erken evrede olduğunu göstermektedir. 3.evre akciğer kanseri için önemli olan etkenlerden bir diğeri ise kanserin başka organlara yayılıp yayılmaması durumudur. Akciğer kanserindeki teşhis gecikirse genellikle diğer organlara yayılma aşamasında kişide oluşan şikayetlerin artması ile akciğer kanseri açığa çıkmaktadır. akciğer kanseri beyine, kemiklere, böbrek üstü bezlerine veya karaciğere yayılması hastada belirgin yakınmalara neden olur. Tedavi sürecini zor bir hale getiren bu durum hastada umutsuzluklara yol açmaktadır. Akciğer kanseri 3.evrede yaşam süresi  genellikle 1 yıl altı olmaktadır. Fakat 1 yıl yaşam süresi % 35 olarak hastalarda gözlemlenmektedir. Bazı durumlarda yaşam süresi 5 yıla kadar uzamaktadır. Buda dünya hastaları içerisinde % 10 olarak gözlemlenmektedir.

3 Evre Akciğer Kanseri3.evre akciğer kanseri belirtileri:
  • Akciğer kanseri 3. evrede iken vücutta görülen tümör 7 cm çapından daha büyüktür.
  • Kanserli hücreler akciğer dışındaki lenf nodlarına yayılmıştır.
  • Göğüs kafesi içerisindeki tümör ana bronşu tıkamış durumdadır.
  • Tümör kalp zarına ve kaburga kısımlarına uzanmıştır
  • Akciğer kanseri 3. evredeyken çoğu zaman diğer organlara kanser yayılmamış olur.
3. evre akciğer kanseri tedavisi:
  • 3 evre akciğer kanserinde öncelikli olarak kemoterapi ve radyo terapi uygulanmaktadır
  • 3 evre akciğer kanseri akciğer dışında lenf bezlerine yayılmamış ise ameliyatla tedavi yöntemi uygun görülebilmektedir.
  • Bazı hastalarda öncelikle kemoterapi ve radyo terapi uygulanır. Bu uygulamalar sonucunda kanserde gerileme olup olmadığına bakılır. Kanserde gerileme var ise ameliyat uygulanabilir.
  • Akciğer kanseri 3. evre tedavisinde medikal onkoloji, radyosyon onkolojisi, göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi ekibi bulunmalıdır.
]]>
Akciğer Kanseri 4 Evre https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-4-evre.html Mon, 29 Oct 2018 00:08:50 +0000 Akciğer kanseri 4 evre, Akciğer kanseri 4 evreden ibarettir. Akciğer kanseri oldukça ciddi ve tehlikeli bir hastalıktır. Akciğer kanserinin 4 evresi hastalığın son aşamasında olmak demektir. Akciğer kanseri, normal akciğer dokus Akciğer kanseri 4 evre, Akciğer kanseri 4 evreden ibarettir. Akciğer kanseri oldukça ciddi ve tehlikeli bir hastalıktır. Akciğer kanserinin 4 evresi hastalığın son aşamasında olmak demektir. Akciğer kanseri, normal akciğer dokusundan olan hücrelerin kontrolden çıkarak çoğalması akciğer içinde kitle yani tümör oluşturmasıdır. Hücrelerin kontrol dışı çoğalması hastalıksız hücrelerin çevresindeki dokuyu istila ederek akciğer dışındaki organlara yayılmaya başlar. Bu yayılma hastanın hayatını sonlandıran sonuçlar oluşturmaktadır. Akciğer kanseri hastalığı yaşayan kişinin akciğerinin su topladığı da görülmektedir. Akciğerde su toplama problemi kişide kuru öksürükler oluşmasına neden olmaktadır. 4.evrede akciğeri aşarak diğer organlara yayılmaya başlar. Akciğer kanseri ana nefes borusuna ulaştığında hasta nefes darlığı yaşamaya başlamaktadır. Hastada oluşan nefes darlığı, kuru yani balgamsız bir öksürük ve yutkunma problemini oluşturur. Hastanın göğüs bölgesinde oluşan ağrılar da kanser yayılması nedeni iledir. Akciğer kanseri 4. evrede hasta yatakta iken kemiklerde ve vücudun her yerinde ağrı ve acılar oluşur. Akciğer kanseri 4 .evre yaşam süresi aylarla sınırlıdır. 4 evre akciğer kanserinde ameliyat kesinlikle önerilmez. Ameliyata umut bağlanmamalıdır. Bugüne kadar 4.evre akciğer kanseri hastalarında ameliyattan beyinde tek metastaz olanlar hariç diğer hastaların hiçbirinde başarılı sonuç elde edilmemiştir. Akciğer kanseri 4. evrede 1 yıl hayatta kalabilme oranı % 14 tür. Hastanın 5 yıl hayatta kalabilme oranı ise % 1'dir. Akciğer kanseri 4. evrede hastanın moral olarak elinden geldiğince iyi durumda olması sağlanmalıdır ve yatak konforuna dikkat edilmelidir. Kişide akciğer kanseri sebebiyle oluşan nefes darlığı, şiddetli ağrılar ve fazlasıyla kilo kaybı yaşanması durumlarında palyatif tedaviler uygulanmalıdır.

Akciğer kanseri evresi nasıl anlaşılır
  • Akciğer kanserindeki tümörün çapı ve yerleştiği yer
  • Kanserli hücrelerin lenf bezlerine ulaşıp ulaşmaması
  • Akciğer kanserinin başka organlara yayılıp yayılmaması
Akciğer Kanseri 4 EvreAkciğer kanseri 4. evre belirtileri:
  • Akciğerde bulunan tümör ve kanserli hücreler beyin bölgesine yayılmıştır.
  • Kanser bir akciğerden diğer akciğere yayılmıştır
  • Kanser hastanın kemiklerine yayılmıştır.
  • Kanser karaciğere sıçramış ve karaciğeri istila etmiştir
  • Akciğer kanseri 4.evrede böbrek üstü bezlerine yayılmıştır
Akciğer kanseri 4.evre tedavisi:
  • Akciğer kanseri 4.evrede kanserli hücreler başka organlara da yayıldığından ameliyat uygun görülmez
  • En uygun tedavi olarak kemoterapi uygulanmaktadır.
  • Hedefe yönelik tedaviler seçilerek kanserin yayılma bölgeleri için radyoterapi uygulanmaktadır.
  • Ameliyat çok özel durumlarda faydalı olabilir.örnek verilecek olursa beyinde 1 tane metastaz olup ve bu metastazın tedavi edilmiş olması Ameliyat tercih edilmesine sebep olabilmektedir.
  • Akciğer kanseri 4.evre tedavi başarı oranının en düşük olduğu evredir.
]]>
Akciğer Kanseri Ameliyatı https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-ameliyati.html Mon, 29 Oct 2018 22:04:35 +0000 Akciğer kanseri ameliyatı, akciğer kanserinin görülme olasılığı her geçen gün durmadan artmaktadır. Son yıllarda da en üst seviyeye çıkmıştır. Önceki dönemlerde akciğer kanseri 60 ile 65 yaşlarından sonra erkek bi Akciğer kanseri ameliyatı, akciğer kanserinin görülme olasılığı her geçen gün durmadan artmaktadır. Son yıllarda da en üst seviyeye çıkmıştır. Önceki dönemlerde akciğer kanseri 60 ile 65 yaşlarından sonra erkek bireylerde görülürken, günümüzde artık genç yaşlara da sıçramakla birlikte kadın bireylerde de görülmeye başlamıştır. Ayrıca akciğer kanseri en çok ölüme sebebiyet veren kanser türlerinden birisidir. Bu durumun en iyi açıklayıcısı ise hastaların hastalıklarının ilk evrelerinde hastaneye gitmeyerek, hastalığın teşhisi ve tedavisinin uygulanamamasıdır. Akciğer kanserinin erken teşhis edilmesi hastaları çoğunlukla kurtarabilmektedir.

Akciğer kanseri, akciğerde bulunan hücrelerin akciğer içerisinde bir kitle yani tümör oluşturması sonucu oluşmaktadır. Eğer tümör bir yerde sabit kalıp orada çoğalma gösterirse iyi huylu sayılır, ancak yerinde durmayan tümörler kötü huylu olmaktadır. Kötü huylu tümörün tedavi edilmesi oldukça zordur.

Akciğer Kanseri AmeliyatıAkciğer kanseri ameliyatı nasıl yapılır İki tür akciğer ameliyatı türü bulunmaktadır. Bunlar; torakoskopi (kapalı yöntem) ve torakotomi (açık yöntem)dir. 

Torakoskopi (kapalı yöntem): Açık cerrahiye göre daha avantajlıdır. Solunum sıkıntısı yaşayan ve açık cerrahi ameliyatı kaldıramayacak hastalar için kullanılmaktadır. Ameliyatta plevra boşluğunun incelenmesi için, bir aygıt kullanılır. Bu aygıt tarakoskopidir. Bu cihaz metal bir borudur. Genellikle göğüs boşluğuna sokulur. Akciğerdeki su toplanmasında ve histolojik muayenede doku almak için de kullanılmaktadır. Eğer ameliyat başarılı olmazsa kapalı ameliyata dönüş yapılır. Cerrahi müdahale sonrasında nefes almada sıkıntı, göğüste ağrı ve ateş gibi durumlar yaşanabilir.

Tarakotomi (açık yöntem): Göğüste büyük bir kesik açılarak yapılır. Ameliyat esnasında akciğer direk olarak görülebilir. Açık yöntemde akciğerin tamamı veya bir kısmı alınabilir. Hastaya anestezi uygulandıktan sonra hasta yan yatırılır ve kürek kemiğinin altından bir çizik atılır. Buradan kaburga kemiklerinin arasından, akciğere ulaşılır ve ameliyat gerçekleştirilir. Ameliyat sonrasında, akciğerden hava sızması, bacaklarda kan pıhtılaşması ve enfeksiyon gibi bazı durumlarda yaşanabilir.
]]>
Restriktif Akciğer Hastalıkları https://www.akciger.gen.tr/restriktif-akciger-hastaliklari.html Tue, 30 Oct 2018 14:44:39 +0000 Restriktif Akciğer Hastalıkları, Restriktif akciğer hastalığı akciğerlerin ekspansiyonunda bir obstrüksiyonun olduğu hastalıktır. Hava almaları oldukça sınırlıdır sadece çok az bir hava alabilirler. Bu hastalıkta akc Restriktif Akciğer Hastalıkları, Restriktif akciğer hastalığı akciğerlerin ekspansiyonunda bir obstrüksiyonun olduğu hastalıktır. Hava almaları oldukça sınırlıdır sadece çok az bir hava alabilirler. Bu hastalıkta akciğere yeteri kadar hava gitmez bu nedenle solunumu önemli derecede bozar.

Akciğer hastalıkları tıbbi sorunlar arasında en yaygın olanlardandır. Çoğu insan sigara kullanımı ve enfeksiyon nedeni ile akciğer hastalıkları yaşamaktadır. Restriktif hastaları akciğere tamamen hava dolduramaz nefes almaktan zorlanırlar ve yüksek derecede nefes darlığı çekerler. Bu nedenle akciğerde birçok hastalık meydana gelir.

Hava yollarını etkileyen restriktif akciğer hastalıkları: Solunum yolu ve nefes borularında oluşan hastalıklar.

Astım: Astım dış etkenlerin neden olduğu alerjik reaksiyonlar, nefes alıp verirken hırıltılı sesler ve nefes yollarında iltihap gibi durumlar görülmektedir ve ayrıca nefes darlığına neden olur.

Kronik bronşit: Bronşit devamlı öksürme ve balgam çıkarmaya neden olur.

Akut bronşit: Solunum yollarında enfeksiyon veya virüs olmasından dolayı meydana gelir.

Kronik obsrüktif: Nefes yetersizliği ve nefes almakta zorluk çekilir.

Anfizem: Koah denilen nefeste zorlanma hastalığıdır.

Alveoları etkileyen restriktif akciğer hastalıkları: Alveolar akciğerde bronşların bittiği kısımda minik kese şeklindeki boşluğun son bulduğu bölümdür.

Zatürre: Zatürre alveolarda bakterilerin neden olduğu enfeksiyondur.

Tüberküloz: Mycobacterium tuberculosis adı verilen bir basille oluşan bulaşıcı hastalıktır.

Restriktif Akciğer Hastalıkları

Akut solunum sıkıntısı: Akciğerde ciddi şekilde rahatsızlıklara neden olur ve hasta hayata makine desteği ile yaşamaya devam eder.

Pulmoner ödem: Akciğerde kan damarlarında basınç bazı nedenlerden dolayı normalin üzerine çıkar ve kan basıncı olur buda hava keselerine su dolmasına neden olur bu durum akciğere zarar verir.

Anfizem: Akciğerdeki hava keseciklerinin sayısının azalması sonucu nefes yetersizliği ile meydana gelen hastalıktır.

Pnömokonyoz: Zararlı maddelerin solunması sonunda oluşan bir rahatsızlıktır.

Kan damarlarını etkileyen restriktif akciğer hastalıkları: Kalbin sağ tarafındaki damarların çok düşük derecede oksijen alırlar. Pulmoner damar yolu ile akciğere kan pompalar ve bu kan damarları hastalıklara mustarip olur.

Pulmoner emboli: Kan pıhtısı kalbe ve akciğere pompalanır. Kan ve oksijen seviyesinde düşme, nefes darlığına neden olur.

Pulmoner hipertansiyon: Çeşitli durumların pulmoner arterlerde yüksek kan basıncına neden olur. Bu durumda göğüste ağrı ve nefeste daralma meydana gelir. Bu daralmaya hiçbir tanı konmadığı için idiyopatik pulmoner arteriyel hipertansiyon denilir.

Plevral etkileyen restriktif akciğer hastalıkları: Plevra akciğeri saran ince bir zardır. Ufak bir sıvı tabakası vardır. Bu tabaka nefes alıp verirken akciğerin göğüs duvarında yakmasını sağlar.

Plevral efüzyon: Normalden küçük plevralar sıvıyı boşlukta toplar ve büyüğü nefes darlığına neden olur.

Pnömotoraks: Göğüs duvarı ve akciğer arasına hava dolmasıdır. Bu havayı çıkarmak için tipik bir boru sokulur ve hava alınır.

Göğüs duvarını etkileyen akciğer hastalıkları: Göğüs duvarı nefes almada önemli rol oynar. Kaslar göğsün genişlemesine yardım eder. Diyafram göğsün genişlemesini sağlar her nefes alındığında şişer verildiğinde iner.

Obezite hipoventilasyon sendrumu: Aşırı kilo alınmasında ağırlık karın kaslarında göğse baskı yapar ve nefes alıp vermeyi zorlaştırır. Bu durum ciddi şekilde solunum problemlerine neden olur.

]]>
Akciğer Ağrısı https://www.akciger.gen.tr/akciger-agrisi.html Wed, 31 Oct 2018 04:12:33 +0000 Akciğer Ağrısı, Akciğer, solunum sisteminin çalışmasında havanın dışarıdan alınarak, filtrelenip dışarı geri verilmesinde etkili olan iç organlardandır. Oldukça hayati bir rolü olan akciğer, aynı zamanda dışarıdan ge Akciğer Ağrısı, Akciğer, solunum sisteminin çalışmasında havanın dışarıdan alınarak, filtrelenip dışarı geri verilmesinde etkili olan iç organlardandır. Oldukça hayati bir rolü olan akciğer, aynı zamanda dışarıdan gelen kötü havayla beraber hastalıkların daha büyük tehlikelerle gelmesi nedeniyle de hassas bir organdır. Bu nedenle akciğerlerin kontrolünün yaptırılması, küçük bir akciğer ağrısında dahi doktora başvurulması gerekmektedir. 

Akciğer Ağrısı Belirtileri 
  • Akciğer ağrısı çoğu zaman bel ağrısıyla karıştırılır. çünkü akciğerde yaşanan bir sorun daha çok göğüs ve ya sırt ağrısı olarak kendini gösterir. 
  • Sırtta ağrı,
  • Halsizlik,
  • Nefes alış verişlerde batma hissi,
  • Nefes almada zorluk,
  • Öksürük. 
Akciğer Ağrısı Nedenleri 
  • Akciğerde meydana gelen hasarlar bir süre sonra dışa vurur. Örneğin alkol ve sigara kullanımı, çok fazla kirli havanın solunması, astım hastaları gibi birçok kişide akciğer ağrısı meydana gelir. 
  • Akciğerde bulunan ince zarda iltihaplanma oluşmuş olabilir. 
  • Akciğerlerde tümör, apse, kanser bulunuyorsa ağrılar şiddetli bir şekilde hissedilir. 
  • Çok fazla soğuk havaya maruz kalma. 
Akciğer AğrısıAkciğer Ağrısı Tedavisi 

Her ağrı kanser demek değildir. Fakat söz konusu akciğer olunca mutlak suretle doktora gidilmesi gerekmektedir. Bu nedenle her hangi bir ağrı, nefes almada güçlük, göğse batma hissi gibi bir durum varsa, hemen bir randevu olarak deaylı bir muayene olmalı, gerekirse film çektirmelisiniz. Hekiminiz size uygun bir tedavi yolu sunacaktır. Bu tedavinin yanı sıra kötü alışkanlıklarınızı bırakarak en iyi şekilde akciğer tedavinizin gerekleşmesi için en uygun koşulları yaratmalısınız.
]]>
Akciğer Biyopsisi https://www.akciger.gen.tr/akciger-biyopsisi.html Wed, 31 Oct 2018 06:33:37 +0000 Akciğer Biyopsisi, akciğer içindeki bir kitle veya akciğerin bir komşunda meydana gelen kitlenin hangi hastalığa ait olduğunu öğrenmek için yapılan testlere akciğer biyopsisi adı verilir. Kitle veya büyümüş lenf bezler Akciğer Biyopsisi, akciğer içindeki bir kitle veya akciğerin bir komşunda meydana gelen kitlenin hangi hastalığa ait olduğunu öğrenmek için yapılan testlere akciğer biyopsisi adı verilir. Kitle veya büyümüş lenf bezlerinin tanısı için kullanılan bu biyopsi türü, bazen de akciğerde kitle olmadan bir ortaya çıkan doku hastalıklarını ortaya koymak için de yapılabilir. Diğer biyopsiler gibi ağrısız bir şekilde ve bilgisayarlı tomografi eşliğinde yapılır. Biyopsi işleminden 4 saat önce hasta ağızdan hiçbir şey almamalıdır. 

Akciğer biyopsisi neden gereklidir

Biyopsi işlemi akciğer kanseri, akciğer dışında yayılan kanserin tanısı ve akciğerdeki iyi huylu tümörlerin oluşturduğu hastalıklar nedeniyle gerekmektedir. Akciğerde bir tümörün iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunun saptanması için de akciğer biyopsisi gereklidir. Tümörün çeşidini saptamak tedavi için de gereklidir. Biyopsi ile alınan doku patoloji bölümünde incelenerek kesin tanı koyulur. Görüntüleme işlemi ile birlikte yapılan biyopsiler oldukça güvenli ve ağrısızdır. İşlemden önce hastadan kan alınır ve biyopsi işlemi sırasındaki kanama ihtimali araştırılır. İşlem öncesi, hastaya  günlük hastane yatışı yapılır. İşlem sonrası hasta 2-3 saat gözetim altında tutulur ve eve gönderilir. 

Akciğer biyopsisi nasıl yapılır
  • Ağrı kesiciler ve ilaçların alımı için hastanın işlemden önce yemek yememesi gerekir. 
  • Hastanın önceden çekilmiş filmleri incelenir ve biyopsiye hazırlanır. 
  • Hastanın kanı alınarak laboratuvar incelemesi yapılır. 
  • Hasta bilgisayarlı tomografi masasına yatırılır. Biyopsinin yapılacağı bölge tekrar tomografi ile incelenir.
  • İşlemin yapılacağı bölge işaretlenir. Anesteziden sonra o bölgeye iğne ile girilir ve bilgisayarlı tomografiden takip edilir. 
  • İğne ile kibrit çöpünden daha küçük bir parça alınır.
  • Tekrar bölge incelenerek kanama veya hava oluşumu gibi riskler incelenerek akciğer biyopsisi işlemi sonlandırılır. 
  • Hasta 2-3 saat sonra evine gönderilebilir. 
Akciğer biyopsisi işlemi sonrası en çok görülen iki risk bulunmaktadır. Bunların ilki hastaların %1-2'sinde meydana gelen kanamalardır. Bu oldukça az görülen risk faktörlerindendir. Genellikle tedavi gerektirmez ve kendiliğinden geçer. İkincisi ise akciğer hücrelerine hava girmesidir. İlkine göre daha sık görülmektedir. Bu problem görüldüğünde hastaya tüp takılabilir ve iki saat sonra tüp çıkartılabilir. Bu risk faktörleri olsa da korkulacak bir şey yoktur. Gelişen teknoloji ile artık riskler en aza indirgenmiştir. 

Akciğer Biyopsisiİşlem sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir

İşlem sonrası 1-2 saat dinlenmek gerekebilir. İşlemden 2 saat sonra her türlü sıvıyı tüketebilirsiniz. Akciğer biyopsisinden 4 saat sonra normal bir şekilde yemek yiyebilirseniz. Ayrıca işlem sonrasında 1 gün boyunca ağır yük kaldırmamaya dikkat ediniz. Bunun yanı sıra iğne girim noktasında ağrı oluşabilir. Bu ağrıyı ağrı kesici ilaçlar ile giderebilirsiniz. 
]]>
Akciğer Tümörü https://www.akciger.gen.tr/akciger-tumoru.html Wed, 31 Oct 2018 16:50:36 +0000 Akciğer tümörü, sadece ülkemizde değil, birçok dünya ülkesinde sorun haline gelmiş bir durumdur. Özellikle gün geçtikçe dünya genelinde tüketilen tütün ve tütün ürünleri, direk olarak insanlarda akciğer tümörü oluşum Akciğer tümörü, sadece ülkemizde değil, birçok dünya ülkesinde sorun haline gelmiş bir durumdur. Özellikle gün geçtikçe dünya genelinde tüketilen tütün ve tütün ürünleri, direk olarak insanlarda akciğer tümörü oluşumuna neden olmaktadır. Akciğer tümörleri, genellikle insanlarda sonu ölümle biten bir hastalıktır. Günümüzde çok ciddi olarak müdahale edilemeyen bu rahatsızlık, net tedavilerinin olmamasına bağlı olarak insanlarda çok ciddi tehlikeler oluşturmaktadır. Akciğer tümörü rahatsızlığından tam olarak kurtulan sayılı insan vardır. Bu kişiler ise direk olarak akciğer tümörü için erkenden teşhis gerçekleştirilmiş insanlardır. Yani anlıyoruz ki akciğer tümörü şüphesi bulunan insanlarda teşhis ne kadar erken konulursa o kadar olumlu sonuç alınacaktır. Akciğerin herhangi bir bölgesinde oluşmuş olan tümör, daha fazla yayılmadan teşhis edilerek gerekli önlemler alındığında sonuç çok daha iyi olacaktır. Akciğer tümörü, birçok zaman sessiz sessiz ilerleyen bir hastalıktır. Bu nedenle genel olarak bakıldığında insanlarda geç teşhis edilir. Buna bağlı olarak akciğer tümörü nedeniyle hayatını kaybetmiş olan insan sayısı da fazladır. Akciğer kanserinin temel belirtilerinin herkes tarafından çok iyi bilinmesi gerekmektedir. Hayatta herkesin başına gelme ihtimali olan bu rahatsızlığın temel belirtileri bilindiği zaman hastalar çok daha erken bir şekilde bu hastalığın varlığını anlayacaklardır. Akciğer tümörü olarak bilinen yapı, direk olarak akciğer içerisinde ya da akciğerin dış katmanında hücre dışı oluşan yapılardır. Bu yapılar kimi zaman insanlarda tek beze olarak görülse bile kimi zaman da insanlarda birkaç parçacık şeklinde akciğerde görülür. 

Akciğer tümörü insanlarda ne gibi belirtiler gösterir

Akciğer tümörünün belirtileri oldukça çeşitlidir. Aslında bu çeşitlilik sadece akciğer tümörünün değil vücutta oluşan birçok tümöre göre değişiklikler göstermektedir. Bu değişiklikler özellikle tümörün yapısına, huyuna ve büyüklüğüne göre değişebilmektedir. Bazen akciğer üzerindeki belirtilerin ortaya çıkması yıllar sürebilir. 
  • Akciğer tümörünün en büyük belirtisi, kesilmeyen ve gittikçe daha da kötüleşen öksürüktür. Bu belirti bazen de öksürük şeklinde değişiklikler halinde olabilmektedir. 
  • Kişilerde kalıcı olarak ilerleyen bir göğüs ağrısı meydana gelmektedir. Meydana gelen göğüs ağrısı, öksürükle birlikte biraz daha artabilir.
  • Kişide sık sık kan tükürme, kanlı balgam ve öksürükle birlikte çıkan balgam gibi durumlar meydana gelebilmektedir. Akciğer tümörü, hastaların yüzde yirmi beşinde bu belirtileri gösterir.
  • Kişide nefes darlığı ortaya çıkar. Ortaya çıkan nefes darlığı birçok zaman tel başına değil, aynı zamanda hırıltı ve boğuk seslilik gibi durumları da beraberinde getirmektedir. 
  • Eğer akciğer tümörü ilerlemişse genellikle kişilerde boyun ve yüz bölgesinde şişlikler meydana gelir. Aynı zamanda iştahsızlık, kilo kaybı ve kansızlık gibi durumlar direk olarak kişide etkili bir hale gelecektir.
  • Son olarak belirtmek isterim ki hastalığın daha da ilerlemesi durumunda kişi fiziksel olarak çok ciddi bir şekilde olumsuzluk yaşayacaktır. Bunlar özellikle sürekli halsizlik ve yorgunluk, egzersiz yapamama gibi durumlardır. Bu durumlar insanlarda iş hayatının da olumsuz olarak etkilenmesine neden olacaktır. 
Akciğer TümörüAkciğer tümörü nasıl gelişir

Akciğer tümörü, temel olarak kontrolsüz olarak çoğalan hücrelerden kaynaklanarak gelişmektedir. Günümüzde görülen akciğer tümörü hastaları, bu tümörle birlikte ortalama olarak 6 ay kadar bir süre yaşarlar. Bu süre bazen değişken olabilmektedir. vücuttaki normal hücreler düzenli bir çoğalma içerisindedir. Bölünme ve ölüm süreci olacak şekilde yaşamlarını sürdürürler. Bu süreç bozulduğunda akciğer tümörünü oluşturan kanser oluşmaya başlar. Bu hücrelerde ölüm gerçekleşmeyebilir. Bu nedenle farklı ve zararlı dokular]]> Akciğer Temizleme https://www.akciger.gen.tr/akciger-temizleme.html Thu, 01 Nov 2018 07:54:24 +0000 Akciğer Temizleme, Solunum sisteminin büyük bir parçası olan akciğerler vücuda oksijen dağıtmak için bütün havayı içerisine alır. Çevremizde bulunan bütün havayı içine aldığından dolayı çeşitli birçok toksinler ile Akciğer Temizleme, Solunum sisteminin büyük bir parçası olan akciğerler vücuda oksijen dağıtmak için bütün havayı içerisine alır. Çevremizde bulunan bütün havayı içine aldığından dolayı çeşitli birçok toksinler ile alerjenlerler, hava kirliliği ile, çeşitli mikroorganizmalar ile, tozla ve özellikle de sigaranın dumanı ile (hem pasif hem aktif içicilik ile) kirlenmektedir. Bütün bu toksinler solunduğunda akciğer yaralanır ve solunum sistemi zayıflamaya başlar.

Akciğeri Temizleme Doğal Yolları

Akciğerleri temizlemek genel vücut sağlığına birçok yararı vardır. Enfeksiyonlardan kurtulmak, kanser olma riskini azaltmak, akciğer kapasitesini yükseltmek ve daha sağlıklı bir solunum yoluna sahip olmak bunlardan bir kaçıdır. 

1. Eğer nefesiniz daralır ise yada ciğeriniz de sıkışma hissederseniz lobelya koklayın. Lobelya koklamak akciğere lobelin adlı alkaloid daralmalara son derece iyi gelir. Mukus tabakasını inceltir. Ayrıca lobelya koklamak akciğerde bulunan kasları gevşeterek hava akışını genişletmektedir. Bu neden ile öksürük ilaçlarına oldukça fazla lobelya eklenmektedir. Yalnızca lobelya koklayarak akciğeri rahatlatarak daralmaları yok ederek temizleyebilirsiniz. Bu sayede sağlığınıza daha hızlı bir şekilde kavuşursunuz. Beş, on adet lobelya yaprağını sabahları ve akşamları on dakika kadar koklamak yeterli olur.

2. Keklik otu kullanarak daralmalar ile iltihaplanmaları azaltabilirsiniz. Nerede ise yaptığınız bütün yemeklere yakışan keklik otu birtakım tehlikeli bakterilerin oluşumunu da engellemek için oldukça lezzetli ve pratik bir seçenektir. Taze veya kurutulmuş şekilde de tüketmeniz de bu faydayı sağlamaktadır. Hatta içtiğiniz her şeye keklik otu yağı dahi damlatın. Düzenli bir şekilde tüketildiği takdirde içindeki rosmanirik ve keklik yağı asidi sayesinde soluk alıp vermeniz daha da kolaylaşır.    

3. İçinde andız otu bulunan besinler tüketin. Andız otu balgam yumuşatıcı ve söktürücü özelliği ile bilinmektedir. Oluşan zararlı bakterileri etkisiz hale getirir, mukusu temizler ve öksürüğü keser. İçerisinde tüketildiği zaman da bronşları yumuşatan inülin maddesi bulunmaktadır. Mukus yani (balgam) üstünde oldukça etkili olduğundan dolayı amfizem ile astım gibi solunumu da kapsayan bazı hastalıklarda ortaya çıkan belirtileri yatıştırmak amaçlı kullanılır. Bir çay kaşığı kadar andız otunu bir bardak su ile karıştırarak tam üç ay boyunca her gün günde en az üç kez için.

Akciğer Temizleme4. Öncelikle buhar tedavilerine öncelik tanımalısınız. Özellikle de kombin ve okaliptüs edilmiş olanlara Öksürük ile soğuk algınlığı ilaçlarında kullanılmakta olan en yaygın içerik olarak bilinen okaliptüs maddesi balgam söktüren özelliği ile ön plana çıkmaktadır. Bu özelliği sayesinde sineyol içeriği ile oaliptüa öksürüğü geçirir ve sinüs boşluğunu rahatlatır. Eğer var ise daralma hissini azaltır. İçindeki antioksidanlar potansiyel enfeksiyonlar ile mücadele de bağışıklık sistemine oldukça fayda sağlar. Bundan faydalanmak için yeterli miktarda sıcak su içine birkaç damla okaliptüs yağı damlatın. Bu karışımın her gün on beş dakika boyunca buharını soluyun.  

5. Solunum kaslarını rahatlatarak gevşetmek için nane kullanılmaktadır. Nane yağı ve nane yumuşatıcı özelliğe sahiptir. Mentol içerdiği için kasları gevşetir, rahatlatır ve daha rahat nefes almayı sağlar. Yalnızca kasları rahatlatmakla yetinmez antioksidan özelliği sayesinde de vücuttaki zararlı toksinler ile savaşarak vücuda yardımcı olmaktadır. Ayrıca anti alerjik etkisi de vardır. Naneyi düzenli bir şekilde kullanmanın en iyi yolu her gün üç, beş adet nane yaprağı çiğnemektir.
]]>
Akciğer Yaraları https://www.akciger.gen.tr/akciger-yaralari.html Thu, 01 Nov 2018 23:04:07 +0000 Akciğer yaraları denilince günümüzde insanların aklına ilk olarak akciğer kanseri gelmektedir. Çünkü akciğer kanseri de ilk olarak insanlarda bir akciğer yarası gibi ortaya çıkmaktadır. Akciğer yaraları, akciğer kanseri kad Akciğer yaraları denilince günümüzde insanların aklına ilk olarak akciğer kanseri gelmektedir. Çünkü akciğer kanseri de ilk olarak insanlarda bir akciğer yarası gibi ortaya çıkmaktadır. Akciğer yaraları, akciğer kanseri kadar olmasa da oldukça tehlikelidir. Sık sık karşılaşılan bu yaralar, doğru tedaviler gerçekleştirildiğinde çok daha rahat bir şekilde ortadan kaldırılabilir. Fakat genellikle insanların umursamazlıkları nedeniyle bu durum çok daha kötü bir hal almaktadır. Özellikle yaşı küçük olan insanlarda akciğer yaraları oldukça zararlıdır. Fakat bilinmelidir ki akciğer yaraları, en çok yaşı ilerlemiş olan insanlarda meydana gelmektedir. Bunun nedeni ise oldukça fazladır. Akciğer yaraları, çok çeşitli bir şekilde meydana gelebilir. Bunlardan iki tanesi çok sık görülen akciğer yarasıdır;

1.Küçük hücreli dışı kanser: Bu akciğer yarası insanlarda en sık görülen yara türüdür. Genelikle skuamöz hücreli kanser olarak meydana gelir. Bir nevi akciğer kanseri olduğu için yapılacak olan tedavilerin olumlu etki gösterme ihtimali oldukça düşüktür. 
2. Küçük hücreli kanser: Birçok zaman tümör şeklinde ortaya çıkar. Bu nedenle problem küçükken müdahale edildiğinde biraz daha kolay bir şekilde ortadan kalkar. Genellikle küçük yapıda olan birçok farklı tümör ile meydana gelir. Diğer isimleriyle lenfoma, blastoma, sarkom olarak bilinmektedir. Birçok kişi bu isimleriyle akciğer yaralarını daha kolay bir şekilde tanırlar. Hangi tür olursa olsun akciğer yaraları için dikkat edilmesi gereken en önemli şey akciğer yaralarının erkenden tedavisidir. Çünkü bu yaralar her geçen gün biraz daha büyüyerek akciğeri daha fazla etkileyecektir. 

Akciğer yaraları neden oluşur
  • Akciğer yaraları üzerinde yapılan araştırmalara göre bu yaraların oluşmasına neden olan durumların yüzde doksanından daha fazlası, tüketilen sigara nedeniyle oluşmaktadır. Bu nedenle akciğer yaraları en çok sigara içen insanlarda meydana gelir. 
  • Bu durumun bir diğer nedeni ise birçok zaman erkeklerde meslek nedeniyle asbeste maruz kalma durumudur. Kişilerde asbest denilen kimyasalın zorunlu olarak solunması durumunda akciğer yaraları oluşum gösterir. 
  • Özellikle son yıllarda tüm dünyada sorun haline gelmiş olan hava kirliliği nedeniyle insanlarda akciğer yaraları oluşumu daha da artmıştır. Bunun için akciğer yaralarının oluşumunda önemli bir nedenin hava kirliliği olduğunu söyleyebiliriz. 
  • İnsanlarda ağır metallerin vücuda etki etmesi durumlarında da akciğer yaraları oluşumu meydana gelebilmektedir. Bu gibi durumlar aynen asbeste maruz kalma nedeninde olduğu gibi mesleki olarak insanların karşılaştıkları rahatsızlıklardan biridir. 
  • İnorganik arsenik adındaki sorun da insanlarda ciddi olarak akciğer yaraları oluşumuna neden olmaktadır. Eğer sizlerde de bu gibi bir rahatsızlık söz konusuysa akciğer yaraları sorunundan etkilenme ihtimaliniz yüksektir. 
Akciğer YaralarıAkciğer yaraları tanısı:

1.Laboratuvar: İnsanlarda meydana gelen akciğer yaraları durumunda laboratuvarın çok fazla önemi vardır. Özellikle tam kan sayımı, sodyum, potasyum, kalsiyum ve buna benzer birçok enzimin anormal olup olmadığı ya da pıhtılaşma gibi bir durumun var olup olmadığı direk olarak laboratuvarlarda anlaşılmaktadır. Bunun için hastalarda yapılacak en önemli tanı yöntemi laboratuvardır. 
2. Özel testler: Özel testten kasıt insanlarda elektrokardiogram, solunum fonksiyon testi, egzersiz testi, stres talyum raf ileri gibi testlerdir. Bu testler sayesinde ortaya çıkabilecek olan akciğer yaraları tanısı çok daha rahat bir şekilde konulabilecektir. 
3. Görüntüleme: Aslında insanlarda akciğer yaraları için net teşhis bu yöntemle konuşur. Tüm testler sonrasında tıbbi görüntüleme cihazları kullanılarak akciğer içerisinde meydana gelmiş olan akciğer yarası görüntüle]]> Sigara Akciğer https://www.akciger.gen.tr/sigara-akciger.html Fri, 02 Nov 2018 21:08:01 +0000 Sigara Akciğer, Sigara içilmesi esnasında çekilen zararlı nefes ile birlikte duman solunum yolları ile akciğerlere kadar gider. Bu sebepten dolayı sigaradan kaynaklanan birtakım sağlık problemleri içinde akciğerler ile ilgil Sigara Akciğer, Sigara içilmesi esnasında çekilen zararlı nefes ile birlikte duman solunum yolları ile akciğerlere kadar gider. Bu sebepten dolayı sigaradan kaynaklanan birtakım sağlık problemleri içinde akciğerler ile ilgili olan problemler oldukça fazla görülmektedir. Sigaranın dumanı hem sıcaklığı sebebi ile solunum yolları üstünde oldukça olumsuz etkileri vardır. Hemde sigaranın içerdiği çeşitli birçok zararlı kimyasal maddeler akciğerlerde hastalıkların oluşmasına neden olur. Nefes yollarının iç yüzündeki oldukça ince yapılı tüycükler bulunmaktadır. Bu tüycükler zararlı maddelerin akciğerlere girmesini engellemektedirler. Ayrıca nefes yollarının duvarlarında oldukça çok sayıda salgı bezleri vardır. Bunlar da salgıları ile hem solunum yollarının iç kısmının nemli kalmasını sağlarlar hemi de zararlı ve yabancı maddelerin akciğerlere girmesini engellemektedirler. Bir yandan da sigara dumanının vermiş olduğu sıcaklık öte yandan da dumanın içindeki çeşitli birçok maddeler hem tüycüklerin hem de salgı bezlerinin işleyişi ile yapısını bozmaktadır. Sonuç olarak da akciğerlerdeki çeşitli sağlık problemlerinin ortaya çıkmasını sağlar. Astım, akciğer kanseri ve bronşit özellikle de sigara içen kişilerde en sık görülen solunum sistemi rahatsızlıklarıdır. Bu rahatsızlıklar aynı zamanda da sigara içen kişilerdeki başlıca ölüm sebeplerindendir. Bütün bunların haricinde sigara içen kişilerde solunum yollarının direnci oldukça azaldığından dolayı zatürre ve bronşit gibi akciğerlerin başka iltihaplı hastalıklarına da oldukça fazla rastlanılmaktadır. 

Sigara AkciğerSigara Akciğer Kanseri

Akciğer kanseri hemen, hemen tüm ülkelerde özellikle de erkeklerde en çok görülen en çok sayıda ölüme sebep olan kanser çeşididir. Bayanlar içinde eskiden beri göğüs kanseri en çok görülen kanser çeşidi akciğer kanseridir. Ancak son yıllarda bayanlar içinde sigara içiminin artamaya başlamasından dolayı akciğer kanseri kadınlarda da artış göstermiştir. Bazı ülkelerde son 15 sene içerisinde akciğer kanseri göğüs kanserinden daha çok ölüme sebep olmaya başlamıştır. Sigara kullanan kişilerde en çok görülen kanser çeşidi akciğer kanseridir. Akciğer kanserinin oluşumunda da en önemli faktör tabiki de sigara içmektir. Sigara ile akciğer kanserinin arasındaki bağ geçtiğimiz yüzyılın ilk yarısından bu yana bilinir. Bu konuda özellikle de son on beş sene içerisinde çok sayıda çalışmalar yapılmış ve akciğer kanserinin yüzde seksen ve doksanı kadarının sebebinin sigara içmek olduğu sigara ile akciğerler sonucuna varılmıştır. Yapılan bir çok çalışmada sigara içen kişilerde akciğer kanseri riskinin 5-15 kat arasında arttığı ortaya konmuştur.
]]>
Akciğer Kürü https://www.akciger.gen.tr/akciger-kuru.html Sat, 03 Nov 2018 04:05:08 +0000 Akciğer Kürü, sigara kullanımından dolayı özellikle akciğerlere dolan katran ile zehirli maddelerin birikmesi sonucunda zaman içerisinde akciğer kendi görevlerini yerine getirememesine sebep olur. Çoğunlukla günde 3 taneden fazla Akciğer Kürü, sigara kullanımından dolayı özellikle akciğerlere dolan katran ile zehirli maddelerin birikmesi sonucunda zaman içerisinde akciğer kendi görevlerini yerine getirememesine sebep olur. Çoğunlukla günde 3 taneden fazla sigara tüketen kişilerin mutlaka bitkisel kürler, sebzeler, meyveler ve bitkiler ile akciğerlerini temizlemeleri gerekmektedir. Kısacası sigara kullanmayı bırakan kişilerin akciğerlerinin kısa sürede temizlenmesi için bitkisel kür uygulamalıdır. Akciğerlerin temizlenmesi için ilk öne çıkan şifalı bitkilerin başında keçiboynuzu ve ebegümeci gelmektedir. Şifalı bitkiler elma, ebegümeci, karanfil, zerdeçal, tarçın, keçiboynuzu ve zencefil özellikle akciğerde sigaradan dolayı birikmiş olan katranı sökme konusunda bu bitkiler oldukça etkilidir. Bir çok hastalığa ve derde deva olan bu bitkiler akciğerde oluşan hastalıklarda, akciğer kanser hastalığı bakımından son derece şifalı ve değerli olan bitkilerdir. 

Akciğer Kürü Tarifleri
  • Akciğer Keçiboynuzu Kürü, 1 litre suyun içerisinde 6 adet keçiboynuzunu 5 dakika kadar kaynatalım. Keçiboynuzu kürü mutlaka sabahları aç karnına içilmelidir. Düzenli olarak hiç aksatmadan 21 gün bu küre devam edilmelidir. Keçiboynuzu kürü 6 ay ara ile senede iki defa uygulanabilir. Ayrıca bu kür kansızlık problemi içinde oldukça faydalıdır.
  • Akciğer Ebegümeci Çayı, kaynamış suyun içerisine bir parça ebegümeci atılır ve yaklaşık 5 saat kadar bekletilir. Bu kür aç karnına içilmelidir, yeniden kaynatmaya gerek yoktur, sadece demleme usulü olarak tüketilir. Ebegümeci kişinin sindirim sistemine oldukça iyi geldiği gibi, aynı zamanda akciğer kanseri hastalığını önleyici özelliği bulunmaktadır. Akciğerleri temizleme hususunda çok etkilidir. Ayrıca aşırı sigara tüketen kişilerde balgam sebebi ile boğazında tıkanıklık meydana gelmektedir. Ebegümeci kürü özellikle balgam sökme konusunda bir numaradır. Sigarayı bırakanlar bu kürü uyguladıkları vakit 70 günün sonunda akciğerleri tamamen temizlenir. Kanser hastalıklarına karşı koruyucudur.
  • Akciğerleri Temizlemek İçin Tere Kürü, yarım litre ocağın üzerinde kaynayan suyun içine 15 ya da 16 tane tere ettikten sonra ocağın altını kısalım, tencerenin kapağını kapatalım ve bu şekilde sadece 3 dakika haşlanmalıdır. Haşladığınız tere kürünün suyunu hiç beklemeden süzgeç yardımı ile süzün. Tere kürü sabahları uyandığınızda aç karnına veya yemek yemeden 2 saat önce içilebilir. Özellikle tere kürünü her gün taze olarak hazırlamak gerekmektedir. Beş gün bu küre devam edilmelidir. Tere kürü akciğerleri temizlerken, aynı zamanda akciğer bronşlarının açılmasına ve balgamın daha kolay sökülmesinde çok faydalıdır.
Akciğer KürüAkciğerleri Temizlemek İçin Komposto Kürü İçin Gerekli Olan Malzemeler
  • 1 litre ılık su
  • 3 adet elma (elmayı dörde böldükten sonra içinin çekirdeğini temizleyin)
  • 1 tatlı kaşığı taze zencefil
  • 1 tatlı kaşığı toz tarçın ya da 2 tane boru tarçın
  • Yarım yemek kaşığı zerdeçal
  • 6 adet kuru karanfil
  • Kaynamasına yakın damak tadınıza göre şekeri ayarlayabilirsiniz. 
Akciğerleri Temizleyen Kompostonun Hazırlanışı, kaynama tenceresinin içerisine öncelikle ılık suyu, ardından zencefil, zerdeçal, boru tarçın ve tane karanfilleri ekledikten sonra kaynaması için bırakalım. Tam kaynamaya yeni başladığı zaman kendi damak tadınıza uygun olarak nöbet şekerini ekledikten sonra yaklaşık 10 dakika daha kaynatın. Eğer bu komposto kürünü şekersiz tercih ederseniz öyle de tüketebilirsiniz. Ayrıca bal ile de tatlandırabilirsiniz. Akciğer kürü her gün düzenli olarak tam 72 gün devam etmelisiniz.
]]>
Çocuklarda Akciğer Enfeksiyonu https://www.akciger.gen.tr/cocuklarda-akciger-enfeksiyonu.html Sat, 03 Nov 2018 13:10:45 +0000 Çocuklarda akciğer enfeksiyonu, Kışın grip,anjin, bronşit gibi hastalıklara yakalanma olasılığı artmaktadır. Bir diğer hastalık olan çocuklarda akciğer enfeksiyonu da görülmektedir. Çocukluk çağında görülen zatürre has Çocuklarda akciğer enfeksiyonu, Kışın grip,anjin, bronşit gibi hastalıklara yakalanma olasılığı artmaktadır. Bir diğer hastalık olan çocuklarda akciğer enfeksiyonu da görülmektedir. Çocukluk çağında görülen zatürre hastalığının %30 kökeni bakteriyel kökenlidir. Hastalığın nedeni olan virüsler ve mikroplar çocuğun yaşıyla beraber farklılık gösteriyor. Bunun yanı sıra çocuğun bağışıklık durumu çevre koşulları hastalığın yerleşmesi seyrinde oldukça önemli rol oynamaktadır. Zatürre oluşumunda ana mekanizmayı çocuğun solunum yollarını koruyan mekanizmayla vücuda giren patojen sayısı ve bu ajanların hastalık yapabilme güçleri arasında ki denge oluşturmaktadır. Çocuklarda akciğer enfeksiyonu solunum sistemi bozulması yada fazla sayıda mikrobun vücuda girip savunma bariyerlerini aşmasıyla oluşabilir. Bazende viral bir enfeksiyon solunum sisteminin savunma mekanizmasını bozabilir. Bunun sonucunda ise viral enfeksiyonlar solunum yolları mukozasında hasara yol açmaktadır. Bakterilerin yerleşip ilerlemesine yol açmış olur. Akciğer dokusunun yerini alan bu iltihaplı bölgelerde hayati önemi olan oksijen alışverişini yapamayacaktır. Akciğer dokusunun genişliğine bağlı olarak çocuğun o sıradaki vücut direnci hastalığın seyrini belirler.

Çocuklarda akciğer enfeksiyonu belirtileri, Birbirinden bağımsız bir çok belirtisi olabiliyor. Her enfeksiyon hastalığında görülebilen ateş, titreme, huzursuzluk, mide bulantısı,kusma ve karın ağrısı gibi belirgin olmayan bulgularla hastalık kendini başlangıçta göstermeye başlıyor. Hastalığın ilerleyen safhalarda ise hızlı nefes alıp verme, nefes alımında güçlük, burun kanadı solunumu ve daha ilerleyen safhalarda nefes alamamaya bağlı olarak morarmalar görülebiliyor.

Çocuklarda Akciğer EnfeksiyonuÇocuklarda akciğer enfeksiyonu tanı ve tedavisi, Çocuklarda tanı konulurken muayenenin yanı sıra kan tahlili ve akciğer grafisi de çekilir. Bunun yanı sıra birtakım laboratuvar tetkikleri de yapılır. Çocuklarda akciğer enfeksiyonuna virüsler sebep olduğu için antibiyotik tedavisi uygulanmaz. Bulunan bulguların yakından takip edilmesi ve doktorla sürekli irtibat halinde kalmak önemlidir. Zatürre hayati bir organ olduğu için haliyle ailede panik yaşanmasına sebep olmaktadır. Tedavi süreci hastalığın seyrine göre ayakta veya hastanede gözetim altında tutularak yapılmaktadır. Oksijen tedavisine ihtiyaç duyulabilir. Buna hekim hastanın gidişatına göre karar verir. Bazı enfeksiyon el durumlarda antibiyotik tedavisi uygulanabilir. Bütün zatürre türlerinin tedavisinde hidrasyon tedavisi uygulanır. Yeterli miktarda sıvı alımı, balgamın daha sıvı ve akışkan olması ve broşların drenajı açısından şarttır. Dolasıyla ağızdan yeterli miktarda sıvı alınmaması halinde hasta yatarak hastahane ortamında tedavi edilir. Çocuğunuzdan zatürre olabilme şüpheniz varsa vakit kaybetmeden doktor gidiniz. Bütün hastalıklarda olduğu gibi çocuklarda akciğer enfeksiyonu hastalığında da erken teşhis önemlidir.
]]>
Kronik Akciğer Hastalıkları https://www.akciger.gen.tr/kronik-akciger-hastaliklari.html Sun, 04 Nov 2018 08:01:28 +0000 Kronik akciğer hastalıkları, göğüs boşluğunun büyük bir bölümünü kaplayan ve sağlı-sollu iki tarafta bulunan, insan ve omurgalı canlıların temel solunum organı olan akciğer, havadaki oksijeni vücuda alarak, vücutta Kronik akciğer hastalıkları, göğüs boşluğunun büyük bir bölümünü kaplayan ve sağlı-sollu iki tarafta bulunan, insan ve omurgalı canlıların temel solunum organı olan akciğer, havadaki oksijeni vücuda alarak, vücutta bulunan karbondioksiti dışarı atar. Akciğerin dış tarafı ince, kaygan yapıda bir zarla kaplıdır ve bu zar plevra olarak tanımlanır. Plevra akciğer haricinde göğüs boşluğunun iç kısımlarını da kaplar. Vücut için önemli görevleri olan bir zardır. Zar, göğüs boşluğunda yer alan yapıların rahatça hareket etmesini kolaylaştırır. Bu işlevini kaygan olduğu için gerçekleştirebilmektedir.

Her nefes alımında akciğer oksijenle dolar, akciğerdeki oksijen akciğer duvarlarından geçer ve kana karışır. Karbondioksit ise kan yoluyla akciğerdeki hava keseciklerine ulaşarak dışarı atılır. İnsan yaşamı için hayati önem taşıyan akciğer, birçok hastalığa maruz kalabilir. Akciğerde oluşan hastalıklar bazen kronik bir hal alarak uzun süre devam edebilir. Bazen ise hastalıklar tedavilerle kontrol altına alınabilir.

Kronik akciğer hastalıkları

KOAH: KOAH, akciğerde en sık görülen ve oldukça önemsenmesi gereken kronik akciğer hastalıklarından biridir. Sinsi bir şekilde belirtiler 35 yaşından önce yaşanmayabilir. 35 yaşından sonra şiddeti her geçen gün artan KOAH belir tileri yaşanmaya başlanabilir. KOAH insanın yaşam kalitesini ciddi anlamda düşüren kronik akciğer hastalığıdır. Belirtiler erken dönem ve geç dönem olmak üzere yaşanır. Erken dönem belirtileri, göğüste baskı hissi, inatçı balgamla beraber öksürük, sık aralıklarla yaşanan grip, nezle, öksürük, solunumun hırıltılı olması olarak sıralanabilir. İleri dönemde yaşanan belirtiler, kilo kaybı, ayak ve bacaklarda ödem, kas zayıflığı, güç kaybı, sabahları şiddetli baş ağrısı, dudak ve tırnaklarda morarma olarak sıralanabilir. KOAH hastalığının riskini arttıran etkenler, duman-toz, sigara kullanımı, hava kirliliği olarak sıralanır. KOAH teşhisinde akciğerin nefes alma kabiliyetini ölçen bir test uygulanır. Bu test spirometri testi olarak adlandırılır. Cihaza soluk verilerek, cihaz ne kadar havayı ne kadar hızda verildiğini ölçer. Bu testin yanı sıra tanıda röntgen ve bazı tetkikler de kullanılabilir. KOAH hastalığı kronik olduğu için belirli bir tedavisi bulunmaktadır. Hastalık oluştuktan sonra kalıcılığını ömür boyu sürdürür. Fakat uygulanacak tedavilerle hastalığın seyri yavaşlatılarak, hastanın daha rahat etmesi sağlanabilir. Sigarayı bırakmak KOAH hastalığı tedavisinde büyük önem taşır. Doktor nefes alıp vermeyi kolaylaştıran inhaler tavsiye edebilir. Balgam sökücü ilaçlar, oksijen terapisi, bazı ilaçlar, iltihaba yönelik antibiyotik ilaçlar KOAH tedavisinde kullanılabilir.

Kronik Akciğer HastalıklarıAstım: KOAH gibi kronik akciğer hastalıkları arasındadır. Hava solunduğunda havanın akciğerlere ulaşması bronş adı verilen yapılar sayesinde gerçekleşir. Bazı uyaranlar nedeniyle bronşlar ciddi derecede kasılarak daralır. Daralma sonucu nefes almakta güçlük yaşanır. Bu durumda nefes vermek almaktan daha güç olur. Bu şekilde ortaya çıkan ve nöbetler şeklinde gerçekleşen hastalık astım olarak tanımlanır. Kronik akciğer hastalığı olan astım, yalnızca bronşların daralması sonucu değil, bronş etrafını kaplayan zarın şişmesi nedeniyle de oluşabilir. Çevresel etkenler ya da kalıtsal etkenler nedeniyle astım meydana gelebilir. Ailesinde astım hastalığı bulunan kişiler astım için daha fazla risk altındadır. Astım hastalığının büyük kısmı alerjik etkenler sebebiyle oluşur. Bazı kişiler polen, toz, kedi-köpek tüyleri, böcekler, deterjanlara karşı alerjik reaksiyon sergileyerek astım atakları yaşayabilir. Astım belirtilerinin en öenmlisi nefes alıp vermekte güçlük yaşamaktır. Nefes alış verişlerinde solunum hırıltılı olur. Beraberinde inatçı derecede öküsürük görülür. Öksürük genelde kuru ve inatçı özelliktedir ve gec]]> Akciğer Kalınlaşması https://www.akciger.gen.tr/akciger-kalinlasmasi.html Sun, 04 Nov 2018 14:17:50 +0000 Akciğer kalınlaşması, halk dilinde akciğer kalınlaşması diye tabir edilen hastalık, tıp dilinde akciğer sertleşmesi veya akciğer zarı kalınlaşması olarak tarif edilir. Vücüdumuzda solunum işlevini gören akciğerlerimizin g Akciğer kalınlaşması, halk dilinde akciğer kalınlaşması diye tabir edilen hastalık, tıp dilinde akciğer sertleşmesi veya akciğer zarı kalınlaşması olarak tarif edilir. Vücüdumuzda solunum işlevini gören akciğerlerimizin göğüs duvarı iç bölgesini ve akciğerlerin yüzeyini sarmalayan bir zar (plevra) bulunmaktadır. Çeşitli etmenlerden dolayı bu zar kalınlaştığında da akciğer kalınlaşması olarak bilinen akciğer zarı kalınlaşması hastalığı meydana gelir.

Akciğer Kalınlaşması Sebepleri

Pek çok hastalığın oluşma faktörlerinden dolayı akciğer kalınlaşması hastalığı meydana gelebilmektedir. Bu hastalığın altında yatan rahatsızlığın tahlil ve tetkiki için en kısa zamanda hekime gidilmeli ve gerekli MR yöntemleri uygunlanmalıdır.

Tüberküloz

Akciğer kalınlaşması hastalığı genellikle başlı başına bir hastalıktan ziyade başka bir hastalığın belirtisidir. Akciğer kalınlaşması hastalığının oluşma sebebi genellikle tüberküloz hastalığıdır. Akciğer zarları arasındaki sıvılaşma da akciğer kalınlaşması hastalığına neden olabilmektedir.

Çevresel Faktörler -Asbest-

Ülkemizdeki genellikle ve sıklıkla kullanılan ve beyaz toprak olarak da adlandırılan bir toprak türüdür. Bu beyaz toprağın sürekli olarak solunması halinde maalesef ki ince zerrecikler halinde bu toprak ciğere nüfus etmeye başlar. Bu durumla birlikte bir süre sonra akciğer kalınlaşması ve birçok hastalık da meydana gelebilmektedir.

Akciğer KalınlaşmasıAkciğer Kalınlaşması Teşhisi

Ciğer filmleri ve MR sayesinde akciğer kalınlaşması hastalığı büyük oranda teşhis edilir. Akciğer kalınlaşması ve benzer hastalıkların belirtisi ise öncelikli olarak nefes almada zorlanmanın baş göstermesedir. Özellikle Anadolu'da duvarlarda kullanılan beyaz toprak (asbest) gibi sağlığa zararlı ortamlardan uzak durmak da akciğer kalınlaşmasını önleyebilir.

Akciğer Kalınlaşması ve Akciğer Zarı Kanseri ile Olan Bağlantısı

Normal akciğer grafikleri genellikle akciğer zarı kanseri (mezotelyoma) için yeterli olmamaktadır. Öyküsünde akciğer zarı kanseri şüphesi olan ve akciğer grafisinde akciğer kalınlaşması hastalığı veya akciğer sıvı tespit edildiğinde mutlak olarak daha ileri yöntemlerle araştırma ve inceleme yapılmalıdır.
]]>
Akciğer Ca https://www.akciger.gen.tr/akciger-ca.html Mon, 05 Nov 2018 12:02:05 +0000 Akciğer Ca, halk arasında bilinen adı ile akciğer kanseri, son derece tehlikeli ciddi bir hastalıktır. Genetik yatkınlık açısından önem taşıyan bu hastalık son derece hızlı ilerleyen ve tanısı geç konulursa öldürücü ola Akciğer Ca, halk arasında bilinen adı ile akciğer kanseri, son derece tehlikeli ciddi bir hastalıktır. Genetik yatkınlık açısından önem taşıyan bu hastalık son derece hızlı ilerleyen ve tanısı geç konulursa öldürücü olabilen bir kanser türüdür. Özellikle orta yaş civarında ortaya çıkan hastalık, civar dokulara yayılım yapması bakımından da tehlikeli ve hızlı metestaz yapan bir kanserdir. Genellikle erken tanısı tesadüfen konulan bu hastalıkta risk grubunda olan kişilerin düzenli kontrol yaptırmaları gerekir.

Akciğer Ca Teşhisi Nasıl Konulur

Akciğer Ca, genellikle düz akciğer grafisi filmlerinde görülen lekeler sonucu hekimin şüphesi üzerine istenen balgam boyama testleri ve MR tetkikleri sonunda teşhis edilebilir. Akciğer kanseri belirtileri kuru öksürük, boğazdan kanlı balgam gelmesi, nefes darlığı, şiddetli göğüs ağrısı, sırta vuran boğaz ağrısı şeklinde sıralanabilir. Akciğer Ca teşhisi konulduktan sonra mutlaka biyopsi yapılması gerekir. Yapılacak biyopsi taraması ile kanserin evresi tayin edilebilir. Hekimler genellikle kanseri doku sadece akciğerde belirli bir bölgedeyse 1. evre, civar dokulara ve lenflere sıçramışsa 2. evre, akciğerde yayılım yapıp bir lobun tamamını kaplamışsa 3. evre ve her iki akciğer lobunda yayılım yapan ve civar dokulara yayılan kanser dokusu ise 4. evre olarak tanımlanır. Genellikle 4. evrede olan akciğer ca hastaları için operasyon tercih edilmez ve bu durumdaki hastaların yaşam şansı azdır. 
Akciğer Ca, hastalığı genellikle genetik olarak aktarılan bir hastalık olsa da, sigara ve puro kullananlar, alkol bağımlıları, uzun yıllar kimyasal madde soluyarak çalışanlar, boya ve tiner imalathanelerinde çalışanlar, şiddetli akciğer hastalıklarını sık geçirenler risk grubundadır. 1. kuşak yakın akrabalarında akciğer kanseri olan veya bu hastalıktan yakınlarını kaybedenler, büyük risk grubudur ve kısa aralıklarla kontrol olmalarında fayda vardır. Akciğer Ca risk grubunda olanların asla sigara, puro, nargile gibi tütün ürünleri tüketmemeleri gerekmektedir. 

Akciğer CaAkciğer Ca Tedavisi Nasıl Yapılır

Akciğer Ca, tedavisine karar vermek için öncelikle hastalığın kaçıncı evrede olduğu çok önemlidir. Genellikle hastalığın üçüncü evreye kadar olan döneminde ameliyat ile kanserli dokular temizlenir ve sonrasında kemoterapi ve radyoterapi uygulanarak kanserli dokuların tamamen bedenden temizlenmesi amaçlanır. Genellikle başarılı olan bu yöntemde hastalığın tedavi sonrası da takibinin yapılması gerekir. Bazen hastalık tedaviyi takip eden bir yıl içinde tekrar nüks eder ve tedavi süresinin tekrar başlanması gerekir. Kötü huylu kanser hücreleri bazen erken teşhis edilir tedavi edilse bile kemiğe metestaz yaparak ilerlemesini sürdürebilir. Kanser hastalıkları ile ilgili tedavi araştırmaları tüm dünya da hızla devam edip gelişmeler gösterse bile en etkili tedavi yöntemleri ameliyat ve kemoterapidir.

Akciğer Ca, dördüncü evreye geçmiş ve civar dokulara yayılıp kemiğe metastaz yapmış ise genellikle hasta ameliyat edilmez. beden direnci bu kadar düşük olan hastanın masadan kalkma şansı düşüktür. Bu sebeple kemoterapi ve gerek görülür ise radyoterapi ile hastalığın gerilemesi amaçlanır. Hastalık gerilemeye başlar ve belli bir aşamaya gelirse ameliyat durumu tekrar değerlendirilir. Tekrarlama riski en yüksek kanser türüdür ve kemoterapiye karşı zayıf olsa bile tedavi sonrası sık kontroller yapılmalıdır.
]]>
Akciğer Nodül https://www.akciger.gen.tr/akciger-nodul.html Mon, 05 Nov 2018 23:01:34 +0000 Akciğer nodül, insanlarda çok ciddi problemleri teşkil eden bir durumdur. İlk zamanlarda herhangi bir belirti göstermese bile ilerlemesi durumunda birçok belirti göstererek insanlarda önemli rahatsızlıkları ortaya çıkarmaktadır. Akciğer nodül, insanlarda çok ciddi problemleri teşkil eden bir durumdur. İlk zamanlarda herhangi bir belirti göstermese bile ilerlemesi durumunda birçok belirti göstererek insanlarda önemli rahatsızlıkları ortaya çıkarmaktadır. Özellikle birçok hastalığın başlamasının nedeni olan tütün ve tütün ürünlerini kullanan insanlarda akciğerde oluşan nodüller çok daha ağır etkiler gösterir. Akciğer nodül, insanlarda akciğere yerleşerek yaklaşık olarak 4 cm'den daha küçük olan iyi huylu tümörlerdir. Genellikle akciğerde oluşan enfeksiyonlar sonrasındaki kalıntılardan meydana gelir ve bir diğer adıyla akciğer tümörü olarak bilinir. Bu nodüller bazen yayılabilmektedir. Yayılan akciğer nodülleri, direk olarak kötü huylu tümör olarak değerlendirilir. Bu nödüller bir nevi akciğerde oluşan lekelenmeler olarak da bilinebilir. Akciğer nodül, birçok farkı nedene bağlı olarak ortaya çıkar. Bu nedenle oluşan akciğer tümörlerini tek bir nedene bağlamak yanlış olacaktır. Bunun yanı sıra akciğerde görülen bir nodül için bazı durumlar dikkate alınarak tıbbi olarak değerlendirilmektedir. Bunlar;

Hastanın yaşı: Genellikle ileri yaştaki insanlarda meydana gelerek ortaya çıkan bu rahatsızlık, direk olarak yaşla bağlantılıdır. Yaşa bağlı olarak ortaya çıkan akciğer nodülleri, tamamen yaşa bağlı olarak değerlendirilir.

Sigara kullanımı: Akciğer nodül sorunu olan insanlarda doktorlar direk olarak hastaya sigara içip içmediğini sormaktadır. Çünkü akciğerlerde enfeksiyon oluşmasına ve buna bağlı olarak nodülün ortaya çıkmasına neden olan en önemli etken sigaradır. 

Daha önce geçirilmiş hastalıklar: İnsanlarda geçirilmiş olan bazı enfeksiyonlu solunum hastalıkları, iyileştikten bir süre sonra akciğer nodül problemine neden olmaktadır. Bu durum bir nevi geçirilmiş olan hastalığın kalıntısıdır. 

Akciğer NodülGenetik durumlar: Akciğer nodül rahatsızlığının değerlendirilmesinde dikkate alınan en önemli durum kişinin ailesi içerisinde böyle bir durumun yaşanıp yaşanmadığıdır. Eğer bu durum kişide genetikse bu duruma göre tedaviler yapılmaya devam edilir. 

İğne biyopsisi: Akciğer nodül problemi olan insanlarda bu nodülün değerlendirilmesinde direk olarak hasta üzerinde yapılan akciğer nodül iğne biyopsisi yapılır. Bu biyopsi sonucuna göre insanlarda meydana gelen problemler 

Akciğer nodül görülme sıklığı nedir

Dünyanın diğer ülkelerinde yapılan araştırmalara göre toplumun yüzde sekiz ile yüzde elli birinde akciğer nodül sorunu olmaktadır. Özellikle sigara içen insanlarda bu durum iki kat daha fazla görülür. Bu hastaların yüzde on beşi üzerinde oluşmuş olan akciğer nodülü kanserli olurken geriye kalan diğer insanlarda kanser ortaya çıkmadan önce gerekli olan tedaviler yapılır. Bu durum için asıl dikkat edilmesi gereken durum akciğerdeki basit bir nodülün  hastanın ve ailesinin şüpheli bir yaşam geçirmesi ya da akciğerdeki nodülün tam olarak bir kanser olmasıdır. Bu durumların nodülün görüldüğü insanlarda çok daha fazla dikkat edilmesi gerekir. 

Akciğer nodül iyi huylu olduğu nasıl anlaşılır 
  • 30 yaşından daha genç olan hastalarda nodüller genellikle iyi huyludur. Bu nedenle yapılacak olan teşhis yöntemlerinde daha basit yöntemler kullanılır.
  • 4 mm den daha küçük olan nodüller kötü huylu değildir. Öyle ki bu nodüller daha da sorun olmadan önce ortadan tedavi edilerek kaldırılır. 
  • Eğer nodülün görüldüğü kişinin ailesinde herhangi bir kişide akciğer kanseri ve benzer bir hastalık yoksa akciğer nodül iyi huylu olma ihtimali daha yüksektir. 
  • Hasta eğer daha önceden herhangi bir başka kanser geçirmemişse bu durumlarda da akciğerde oluşmuş olan nodülün kötü huylu olma ihtimali düşüktür. Eğer kişi herhangi bir hastalık kanser hastalığı geçirmişse bu]]> Akciğer Kanseri Kemoterapi https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-kemoterapi.html Tue, 06 Nov 2018 00:57:47 +0000 Akciğer kanseri kemoterapi; Her kanser hastalığında olduğu gibi  akciğer kanseri hastalığında da kemoterapinin önemi çok büyüktür. Genç yaşlarda yakalanılan kanser hastalıklarının hepsinde kemoterapi uygulanması gerekmek Akciğer kanseri kemoterapi; Her kanser hastalığında olduğu gibi  akciğer kanseri hastalığında da kemoterapinin önemi çok büyüktür. Genç yaşlarda yakalanılan kanser hastalıklarının hepsinde kemoterapi uygulanması gerekmektedir. Nedeni de yaşı genç olan kişilerin hormonları aktif olarak çalıştığından kanserin yayılma oranı yükselir. O yüzdende bu tip hastalarda kemoterapinin önemi büyüktür. akciğer kanser tedavisinde uygulanan yöntemlerin hepsi geçmiş on yılın tecrübeleri ile kesinleştirilen tedavi yöntemleridir. Kanser hastalıklarında uygulanan tedavilerin çoğunluğu standart tedavilerdir. 

    Akciğer kanseri kemoterapisinde üç farklı verilme yöntemi vardır. kemoterapi uygulanacak hastaların önceden belirli laboratuvar tahlillerinden geçirilmesi gerekir. Bu tahliller yapılmadan kemoterapi hastaya asla uygulanmamalıdır. Hekimler hastaya uygulanacak olan kemoterapi için hastada bir çok değerin belirlenmesini ister. En basiti bağışıklık sisteminin gücü, kan seviyesi, şeker, kolesterol, tansiyon, kalp ve benzeri testlerin mutlaka yapılması gerekir. 

    Kemoterapinin uygulanma yöntemleri;
    • Kemoterapi ilaçlarının ağız yolu alınması,
    • Kalçadan alınması,
    • Damar içine verilmek suretiyle alınması, şeklinde cildin üzerine veya altına doğrudan bazı organlar ve dokulara zerk edilerek çeşitli yöntemler ile uygulanır. 
    Akciğer Kanseri KemoterapiAkciğer kanseri kemoterapi uygulanması;

    Kemoterapi ilaçlarının uygulama sıklığı ve toplam ilaç uygulama süresi hastalığın ve uygulanan ilaçların özelliğine, tedavinin yapılış amacına ve tedaviye verilen yanıta bağlı olarak, medikal onkoloğun vereceği karar doğrultusunda belirlenir. Kemoterapi ilaçları her gün uygulanabileceği gibi birkaç gün üst üste veya haftada bir hatta ayda bir şeklinde uygulanır. Kemoterapi tedavi yönteminde istirahat ve tedavi işlemi arasında geçen süreye 1 kür denilmektedir. Çoğu kanser türünde uygulanacak kür adeti belli iken, bazılarında da belli değildir. Hastanın ve hastalığın gidişine göre değişiklik gösterir. Akciğer kanseri kemoterapisi de ne kadar kür süreceği belli olmayan hastalıklardandır. 

    Akciğer kanseri tedavisinde hastalığın evresi, tümörün tipi ve hastanın genel tıbbi yapısına göre bir değerlendirme sonucunda dört farklı yöntem belirlenir. Akciğer kanseri hastalığı iki gruba ayrılır birisi küçük hücreli dışı akciğer kanseri diğeri ise küçük hücreli akciğer kanseridir. Ortalama olarak akciğer kanseri hastalarında kemoterapi dört evreye ayrılarak planlaması yapılır. Birinci ve ikinci evre hastalığı erken evrelerdir. Bu evrelerde hastanın genel tıbbi yapısı ve akciğerlerinin kapasitesi yeterli oranda ise hastanın öncelikle tümörünün ameliyatla alınması ve seçilerek tedavi edilmesi gerekir. Ameliyat sonrasında patolojiden gelen bilgi doğrultusunda hastalara ilaveten kemoterapi ve radyoterapi uygulanır. Ameliyatlar sonrası uygulanan kemoterapilere adjuvan kemoterapi denir. Bu nedenle de yirmi bir günde bir uygulanan dört kür kemoterapi verilir. Hastalığın dördüncü evresi olarak bilinen evre metastaz evresidir. Yani hastalık artık ya akciğere yada kalbe kadar ulaşmış ve sarmalamıştır. Dokulara, zara hatta organlara bile yayılmıştır. Bu evrede başlıca tedavi yöntemi direk kemoterapidir. Diğer yöntemlerin hepsi zorunlu hallerde yardımcı olabilecek durumlarda kullanılır. Hastada sağ kalım üzerinde önemli etkisi olabilecek tek yöntem kemoterapidir. 

    Akciğer kanseri kemoterapi, her türlü durumda uygulanan bir tedavi yöntemidir. Amaç hastayı ya tamamen iyileştirmek yada yaşam süresini uzatmaktır. 
    ]]>
    Akciğer Bitmesi https://www.akciger.gen.tr/akciger-bitmesi.html Tue, 06 Nov 2018 14:57:50 +0000 Akciğer Bitmesi, halk arasında akciğer kanserinin son evresi için kullanılan tabirdir. Akciğerde kanser teşhis edilmesi ile kanserin iyi ya da kötü huylu olup olmadığı ve hangi evrede olduğuna bakılır. Bu dönemde hastalık eğe Akciğer Bitmesi, halk arasında akciğer kanserinin son evresi için kullanılan tabirdir. Akciğerde kanser teşhis edilmesi ile kanserin iyi ya da kötü huylu olup olmadığı ve hangi evrede olduğuna bakılır. Bu dönemde hastalık eğer dördüncü evreye geçmiş ise yani bütün akciğeri kaplamış ve civar dokulara sıçramış ise akciğer bitmiş diye tanımlanabilir.

    Akciğer Bitmesi Hangi Durumlarda Kullanılır

    Akciğer kanseri sinsi ve hızlı ilerleyen ve en çok ölümle sonuçlanan kanser türü olarak bilinir. Yapısı itibarı ile akciğer kanser hücresi yerleştikten sonra hızla ilerlemesine ve yayılmasına olanak sağlayacak bir dokuya sahiptir. Akciğer kanseri genellikle sinsi ilerleyen bir hastalık olduğu için teşhis edilmesi erken evrelerde zordur. Özellikle hastalık şüphesi ile doktora gidilmedi ise veya rastlantı sonucu akciğer grafisinde kitle teşhis edilmedi ise akciğer kanserine tanı koymak erken evrede zordur. Akciğer kanseri genellikle hafif seyirle başlar ve erken evrede kendini belli etmez, hasta hekime öksürük, halsizlik, ateş gibi şikayetlerle gider ve genellikle basit üst solunum yolu hastalığı olduğu düşünülüp tedavi bu yönde yapılır. Bu dönemde hızla ilerleyen hastalık ancak üçüncü ya da dördüncü aşamada fark edilebilir. Hastalığın üçüncü ya da dördüncü evrede olması demek, akciğerin neredeyse tamamına kanserli doku yayılması demektir ve bu evrede olan hastalar için halk arasında akciğer bitmiş denir. Bu aşamada akciğer kanseri hastası için genellikle yapılacak pek bir şey kalmamış demektir.

    Akciğer BitmesiAkciğer bitmesi durumunda hekimler genellikle hastadan ümit kesmez ve çeşitli tedavi yolları mutlaka denenir. Bu aşamada ameliyat seçeneği pek kullanılmaz çünkü üçüncü veya dördüncü aşama kanser hastası olan br hastanın ameliyat masasında kalma ihtimali çok yüksektir. Bu dönemde yapılacak en iyi tedavi kemoterapi uygulaması veya radyoterapi ile hastanın beden direncinin yükselmesini amaçlamaktır. Hastanın tedaviye değil de yaşam süresini uzatmaya yönelik tedavi yapılır. Bu durumda özellikle akciğer bitmesi olan hastalar aile içinde de iyi bakılmalı ve moralleri yüksek olmalıdır. Hastanın yüzüne karşı ölüm riski veya akciğer bitmesi kelimesi kullanılmamalıdır. Bütün kanser türlerinde olduğu gibi akciğer kanserinde de moralin yüksek olması çok önemlidir.

    Akciğer kanseri tedavisi gördükten sonra hastalığın tekrar nüksettiği, kemiğe metestaz yaptığı ve akciğerin bittiği durumlarda genellikle hasta için yaşam şansı iyi bir bakımla altı ay ile bir yıl arasında değişir. Bazı hastaların kemoterapiyi kaldıramayıp ilk seans sonrası vefat ettiği olmuştur. 
    ]]>
    Akciğer Kanaması https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanamasi.html Tue, 06 Nov 2018 19:25:41 +0000 Akciğer kanaması: ciddi bir durum teşkil etmektedir. Çoğu zaman akciğer kanaması trafik kazalarından, şiddetli çarpmalardan ve düşmelerden kaynaklanmaktadır. Akciğer kanaması yaralanmalar dışında kanama yapması fazla gözlem Akciğer kanaması: ciddi bir durum teşkil etmektedir. Çoğu zaman akciğer kanaması trafik kazalarından, şiddetli çarpmalardan ve düşmelerden kaynaklanmaktadır. Akciğer kanaması yaralanmalar dışında kanama yapması fazla gözlemlenen bir durum değildir. Akciğer kanaması dışarıdan görülen bir kanama olmadığı için genellikle fazla miktarda kan kaybetmeden anlaşılmaz. Akciğer kanamasının tanısı zordur. Ayrıca akciğer kanamasının miktarına yani fazla yada az kanaması kişide değişik belirtilere sebep olur. Hafif kanamalar anlaşılmakta çok daha güç olmaktadır. Akciğer kanaması, akciğer veya teneffüs organlarından ağız yoluyla kan gelmesi veya hastanın öksürükle beraber kan tükürmesine verilen isimdir. Akciğerde yara oluşumlarında yada her hangi bir hastalıktan dolayı sorunlar yaşanıyorsa bal tüketmekte fayda vardır.akciğer kanamalarında hasta göğüs ağrısı da yaşamaktadır. İç kanamalar genellikle kişinin vücudunda şiddetli ağrılar ve acılar yaşamasına neden olmaktadır. Akciğerin fazla kanaması sonucunda hastaların hayatını tehdit eden kanamanın miktarı değil hastanın kendi kanıyla boğulmasıdır. Akciğer kanaması yaşayan kişiye yapılacak ilk müdahale kanayan akciğer bölümü biliniyorsa hasta o tarafın üzerine yan olarak yatırılmalıdır ve hemen ambulans çağrılmalıdır. Doktor tedavisi şarttır.

    Akciğer KanamasıAkciğer kanaması belirtileri:
    • Ağızdan kan gelmesi
    • Sebepsiz burun kanaması oluşması
    • Kulaklardan kan gelmesi
    • Kişinin devamlı öksürmesi ve öksürme sırasında ağızdan kan gelmesi
    • Kişinin teninde soğukluk ve nem hissedilmesi
    • Kişinin cildindeki solukluk
    • Kişinin nabzının zayıf olması
    • Kişide şok hali oluşması
    • Baş dönmesi ve sersemleme
    • Kişinin nefes darlığı yaşaması
    • Kan basıncında düşüş yaşanması
    Akciğer kanaması tanı ve tedavi sırasında yapılacak tetkikler:
    • Öncelikle kişide kan sayımı yapılır
    • CT taraması vücutta gerçekleştirilir
    • Ultrasonla gözlem
    • Kolonoskopi uygulanır
    • Endoskopi yapılır
    • Anjiyografi gibi testler uygulanarak kanamanın neden olduğu ve nerede olduğu saptanmaya çalışılmaktadır.
    ]]>
    Akciğer Solunumu https://www.akciger.gen.tr/akciger-solunumu.html Wed, 07 Nov 2018 00:24:34 +0000 Akciğer Solunumu, havayı soluyan omurgalıların temel solunum organı olan akciğerlerin ana görevi, havada bulunan oksijeni kan dolaşımına katmak ve içerideki karbondioksit atmosfere çıkartmaktır. Akciğerler, bu görevi içinde bu Akciğer Solunumu, havayı soluyan omurgalıların temel solunum organı olan akciğerlerin ana görevi, havada bulunan oksijeni kan dolaşımına katmak ve içerideki karbondioksit atmosfere çıkartmaktır. Akciğerler, bu görevi içinde bulundurdukları milyonlarca küçük ve ince duvarlı özelleşmiş hücrelerin mozaiği tarafından gerçekleştirir. Ayrıca bu temel organ solunum dışında farklı görevlere de sahiptir. Göğüs kafesinin her iki yanında bulunan bu organ bir süngeri andırır. Sol taraftaki kalbin o bölgede bulunmasından dolayı daha küçüktür. Hemen önünde göğüs kafesi ve aşağısındaki diyafram kası ile çevrilmiştir. Ayrıca bu organ canlıların gelişmesine ve harcadıkları enerjiye göre değişmektedir. Örneğin, kurbağalarda akciğer boş bir keseye benzerken sürüngenlerde daha gelişmiş bölmeli bir halde bulunur. Ayrıca oksijen oranının düşük olduğu bölgelerdeki insanların akciğeri daha büyük, deniz seviyesinde oksijenin bol olduğu yerlerde yaşayan insanlarda  hacim olarak daha küçük halde bulunur. 

    Akciğer solunumu, canlılardaki her hücre sürekli olarak oksijene ihtiyaç duyar. Örneğin görme duyusunun sağlanması için milyonlarca hücre oksijen almayı bekler. Her nefeste canlı vücuduna yaklaşık 100 trilyon hava molekülü girer. Bunun yaklaşık 21 trilyonu oksijen molekülüdür. Solunum ile canlı vücuduna oksijen alınıp karbondioksit dışarı verilir. Alınan oksijen kana karışarak vücudun her yerine ulaşır ve karbondioksit molekülleriyle yer değiştirir. Soluk alma esnasında akciğerler hava dolar ve diyafram kasılarak düzleşir. Göğüs boşluğu ve akciğerler genişleyerek oksijen molekülleri alveollere kadar gelir. Oksijen kana ve karbondioksit molekülleri de hava keseceklerine girerek dışarı atılır. 
    Akciğer SolunumuAkciğer solunumu ergin kurbağalarda, sürüngenlerde, kuşlarda ve memelilerde görülür. Yüzeyin nemli tutulması için akciğerler vücut içine doğru gelişir. Ergin kurbağalarda akciğerler çok cepli bir haldedir. Fakat bu özelliği ile yeterli solunumu sağlayamayan ergin kurbağalar bunun yanında deri solunum da yaparlar. Sürüngenlerin akciğerlerinde bulunan bölmeler ise solunum yüzeyini geliştirmiştir. Kuşlarda ise durum biraz daha farklıdır. Kuşların akciğerleri hava keseleri ve vücut boşluklarında bulunur. Buradaki hava keseleri gaz alış verişi yapmakta doğrudan görev almaz. Kuşların uçmasını ve hava depolamasını sağlarlar.  Kuşlar hava keselerine dolan bu gazı iki kez kullanabilirler. 

    Akciğer solunumu, soluk aldığımız sırada öndeki hava keselerine kirli hava arkadaki keselere ise temiz hava dolar. Soluk verdiğimizde ise arkadaki temiz hava akciğerlere, öndeki kirli hava ise dışarı gönderilir. Bu esnada hava akımı tek yönlü ve kanın akış yönüyle de ters orantılıdır. Böylece kuşlara havanın oksijeninden neredeyse %90 yararlanır. Memeliler ise %25'inden yararlanır. Memeli hayvanlarda ise hava kesecekleri halinde bulunan alveoller bulunmaktadır. Bu alveollerin  çevresinde kılcal damarlarla kaplanmıştır. Ayrıca bu hayvanlarda karın ve göğüs bölgesinin ayrılmasını sağlayan ve akciğerleri çalışmasını kolay hale getiren diyafram kası bulunur. 
    ]]>
    Akciğer Kanseri Sırt Ağrısı Yaparmı https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-sirt-agrisi-yaparmi.html Wed, 07 Nov 2018 15:36:21 +0000 Akciğer Kanseri Sırt Ağrısı Yapar mı, Akciğer hava soluyan tüm omurgalıların temel solunum organıdır. Nefes alındığında ağızda ve burundan giren nefes ve hava nefes borusunda geçerek bronşlara oradan geçer akciğere Akciğer Kanseri Sırt Ağrısı Yapar mı, Akciğer hava soluyan tüm omurgalıların temel solunum organıdır. Nefes alındığında ağızda ve burundan giren nefes ve hava nefes borusunda geçerek bronşlara oradan geçer akciğere ulaşır. Toplardamarlara gelen karbondioksitce fazla olan kirli kan burada temizlenir. Akciğer göğüs kafesinin boşluğunda olur ve göğüs kafesi sayesinde korunur. Akciğer iki kanatlı ve süngerimsi bir yapıya sahiptir.

    Akciğer kanserinde neden sırt ağrır Akciğer kanserinin çoğunun yaşadığı sorunlardan biride sırt ağrısıdır. Bazı akciğer kanserlerinde ilk vaka olarak sırt ağrısı görülmektedir ve akciğer kanserinin ilk belirtisi sırt ağrılarıyla meydana çıkar. Sırt ağrısı birçok nedenleri vardır fakat akciğer kanserinde daha fazla görülmektedir.

    Akciğer kanserinde sırt ağrısı yaşamanın birkaç nedeni vardır. Akciğerde oluşan tümörlerin tek başına baskı yapması sonucu sırtta ağrıya neden olmaktadır. Ayrıca akciğer kanseri göğüs etrafında bulunan sinirleri tahriş etmesi beyin tarafında sırt ağrısı olarak algılanır. Akciğer kanserinde tümörlerin kemiklere sıçraması sonucu sırt ağrısına neden olabilir. Akciğer kanseri hastalarının çoğu bu ağrıyla karşı karşıya gelebilir.

    Akciğer kanseri nedeniyle meydana çıkan sırt ağrısı genelde sırtın orta kısmında yukarıya doğru ağrı olur. Fakat akciğer kanseri nedeniyle oluşan sırt ağrısı diğer nedenlerden dolayı olan sırt ağrılarından ayırt edilmesi zor olur.

    Akciğer kanserine bağlı sırt ağrısına ek belirtiler: Akciğer kanserinde sırt ağrısının yanında bazı belirtileri vardır bu belirtiler görüldüğü an hiç vakit geçirilmeden bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir.

    • Kesilmeyen öksürük.
    • Öksürükle beraber ağızda kan gelmesi.
    • Hiçbir neden yokken kilo kaybetme.
    • Devamlı yorgun bitkin durumda olmak.
    • Nefes alıp vermekte zorlanmak.
    • Akciğer kanseri nedeniyle oluşan sırt ağrısı geceleri de hiçbir neden olmadan ağrıya devam eder. Kanser nedeniyle oluşan sırt ağrısında derin nefes alıp verme esnasında ağrı şiddeti artmaktadır.

    Akciğer kanseri hastalarının %25’i sırt ağrısı, kemik ağrısı, göğüs ağrısı yaşar fakat hastalık ilerledikçe sırt ağrısı dayanılmaz bir hal almaya başlar. Akciğerde oluşan diğer sorunlar sırt ağrısına neden olabilmektedir. Bu nedenle her sırt ağrısında acaba akciğer kanserimi oldum diye endişeye gerek yoktur. Akciğer enfeksiyonları da sırt ağrısına neden olabilir ve otururken, nefes alıp verirken sırtta ağrıya neden olabilir.

    Akciğer Kanseri Sırt Ağrısı Yaparmı

    Akciğer kanseri sırt ağrısı yapar mı, tedavisi nasıldır Sırt ağrısı akciğer kanseri nedeni ile alakalı ise ona göre tedavi uygulan ılır. Sırt ağrısı akciğerde oluşan bir tümörün baskısı nedeni oluşmuşsa uzman hekimlerin yapacağı tedavilerle tümörü küçültülür. Tümör küçülmesi için ameliyat, kemoterapi ve radyasyon terapisi gibi tedaviler uygulan ılır. Sırt ağrısına kemiklerden oluşan bir rahatsızlık neden oluyor ise ağrıyı dindirmek için kemiklere yönelik tedaviler uygulan ılır.

    ]]>
    Akciğer Zarı Kanseri https://www.akciger.gen.tr/akciger-zari-kanseri.html Wed, 07 Nov 2018 23:26:05 +0000 Akciğer Zarı Kanseri, halk arasında genellikle çorak toprak, ak toprak, gök toprak, ceren toprağı ve çel-pek höllük olarak bilinen asbestin yol açtığı bir kanser çeşididir. Akciğer Zarı Kanseri, Akciğer zarından önce göğ Akciğer Zarı Kanseri, halk arasında genellikle çorak toprak, ak toprak, gök toprak, ceren toprağı ve çel-pek höllük olarak bilinen asbestin yol açtığı bir kanser çeşididir. Akciğer Zarı Kanseri, Akciğer zarından önce göğüs boşluğunda su birikmesi ile başlamaktadır. Akciğerde su toplaması ise Akciğerde ödeme sebep olmaktadır. Akciğer zarı ise hem sinirler bakımından zengin hem de çok hassas bir yapıya sahiptir.

    Akciğer Zarı Kanseri, batı ülkelerinde yılda bir milyon kişinin, bir veya ikisinde meydana gelmesine karşın Anadolu'da yılda en az 500 kişinin yakalandığı bir hastalıktır. Anadolu'da oranın bu kadar büyük olmasının temel sebebi ise yöre halkı tarafından asbestin yanlış kullanımıdır.Asbest köy evlerinde badana için ve çocuklarda ise pudra niteliğinde kullanılmaktadır. Kayılar yörüklerinde ve Amasya yöresinde, bebekler höllük toprağı olarak bilinen ısıtılmış asbeste yatırılmaktadır. Bu ise ileride solunum yolu sıkıntılarına ve Akciğer zarı kanserine neden olmaktadır.

    Akciğer Zarı KanseriAkciğer Zarı Kanseri Belirtileri 

    Asbeste maruz kalmış birisinin belirtileri 20-50 yıl sonraya kadar çıkamayabilir. Belirtiler ise; Akciğer boşluğunda sıvı birikmesi sonucunda nefes darlığı, öksürük ve göğüste ağrı şeklinde ortaya çıkmaktadır. Yorgunluk, anemi, kanlı balgamda belirtiler arasındadır.

    Akciğer Zarı Kanseri Nasıl Tedavi Edilir

    Akciğer Zarı Kanseri üç aşamada tedavi edilmekle birlikte hasta bu üç aşamadan da geçmek zorundadır
    • Cerrahi Tedavisi
    • Işın Tedavisi
    • İlaç Tedavisi
    Bu tedavi yöntemlerinin sırası değiştirilerek uygulanması mümkündür.Fakat her biri uygulanmak durumundadır.Bunun temel sebebi ise tedavinin yarım kalmasına neden olmasından kaynaklanmaktadır.Tomografi ve röntgende belli başlı bulgular saptansa dahi kesin tanı için başvurulan yöntem akciğer zarı biyopsisidir. Erken dönemde tanı ve tedavi uygulanmadığı taktirde,hastalık ışın veya ilaç tedavisine cevap vermediği hallerde hastayı kısa sürede ölüme götürmektedir.
    ]]>
    Akciğer Kisti https://www.akciger.gen.tr/akciger-kisti.html Thu, 08 Nov 2018 16:32:25 +0000 Akciğer kisti, akciğerler insandaki solunum sisteminin en önemli organıdır. Soluk alındığında ağız ve burundan giren hava, nefes borusundan ve bronşlardan geçerek akciğerlere girer. Toplar damarlarla gelen karbondiok Akciğer kisti, akciğerler insandaki solunum sisteminin en önemli organıdır. Soluk alındığında ağız ve burundan giren hava, nefes borusundan ve bronşlardan geçerek akciğerlere girer. Toplar damarlarla gelen karbondioksiti fazla olan kan (kirli kan) burada temizlenir. Akciğerlerin önemli görevleri, vücut hücrelerinin artık maddesi diye bilinen karbondioksiti vücuttan dışarıya atar. Ve yaşamak için temel  gereksinim olan ihtiyaç duyulan oksijeni vücuda sağlar. Akciğerlerde temel bronş denilen ve hava içerikli tüplerden olan alveol adı verilen hava keseciklerinden, lenf sıvısı ve kan damarlarından oluşmaktadır. Akciğerlerde kist oluşumu içleri dolu olan sıvı ya da gaz gibi bir madde yardımıyla boşlukların dolmasıdır. Bu durum genelde doğuştan gelir.

    Bazen akciğer kistlerinin hiçbir belirtisi yokken diğer bireylerde, ciğerlerin etrafındaki dokulara baskı yaparak bu dokuların harap olmasına sebep olurlar. Kistlerin çoğu da selimdir. Yani selimi kistler, kendileri büyürler, ancak çevre dokularına yayılıp onları sarmazlar. yani vücutta kist yayılımı olmaz. İç yüzü epitelyum dokuyla döşeli olanlara gerçek kist denir. Epitelyum dokuyla döşeli olmayanlara ise yalancı kist denir. Bazı kistler çeşitli organlarda doğumsal bozukluk olarak görülür ancak bu kistler iltihapla alakalıdır. Örnek olarak diş kökü apsesinden oluşan diş kisti gösterilebilir. Parazitler de farklı organlarda kist oluşturabilir. Diğer dokuları da işgal edenler habistir (kanser) olan kistler, genelde kemik, deri, böbrek, yumurtalıklar, meme ve göz kapağında görülür. Bazense bu durum daha fazla bölümlerde oluşabilir. Birden fazla  kistin bir araya toplanmasına da polikist (çok kist) denir. 

    Akciğer Kisti

    Akciğer Kisti Belirtileri Nelerdir

    Bu gibi belirtiler genelde Akciğer ve Karaciğer de  oluşup ve orada yayılan kistlerin belirtilerinden bir kaçıdır.

    • Solunumda sıkıntı
    • Sancılı karın ağrıları, kusma, bulantı
    • Öksürük
    • Ateşin yükselmesi, kanlı balgam
    • Nefes darlığı, morarma
    • Hafif sarılık
    • Göğüste şiddetli ağrıdır.

    Akciğer Kistinin Nedenleri

    • Enfeksiyonlar: Enfeksiyonlar vücuttaki salgı çıkış noktalarını tıkar ve kist oluşumuna zemin hazırlar. Bunlara örnek olarak rahim ağzı enfeksiyonu kist riskini yaratan enfeksiyonlardan biridir.
    • Hormon Bozuklukları: Hormon bozukluğunun sonucu olarak, kistler iç organlarda meydana gelebilmektedir. Yumurtalıklarda ve göğüste oluşan kistlerde rastlanılabilir. Bu kistler östrojen hormonundaki bozukluklara bağlıdır. Hormonların dengeli biçimde salgılanmasında en büyük rol beslenmedir. Kadınlarda fazla kiloların önlenmesi kistlerin önüne geçilmesinde özellikle etkili bir yoldur.
    • Genetik Hastalıklar: Pankreas kistin de olduğu gibi, bazı kistlerin oluşumunda genetik hastalıkların rolü de olabilir. İç organlarda oluşan kistler çoğu defa uzun süreli belirti vermezler. Farklı bir şikayet nedeniyle söz konusu organda tarama yapıldığında fark edilirler. Genelde genetik hastalıkların tek belirtileri kist değildir, başka sorunların yanında vücutta kistte oluşur.

    Akciğerde Kisti Nasıl Tedavi Edilir

     Kist tedavisi, kistin boyutu, türü ve sebep olduğu rahatsızlık derecesi gibi çeşitli nedenlere bağlıdır. Tedavi yöntemi ise akciğerlerdeki  kanserin yerine, yayılma derecesine ve evresine göre ayarlanır. Kanserin evresinde bulunan kanser hücresinin çeşidine, kanserin büyüklüğüne ve kanserin uzak dokulara yayılıp yayılmadığına göre belirlenir. Bazı kistler sadece ilaç tedavisi ile iyileşme gösterir. Bazı kistlerin ise cerrahi operasyonla alınması gereklidir. Belirtilere sebep olabilecek büyüklükteki kistler ameliyatla alınabilir. Bazı durumlarda doktorlar, kist boşluğuna bir iğne ile drenaj yada aspirat yapılmasına karar verilir. Kist, kolay ye]]> Bebeklerde Akciğer Enfeksiyonu https://www.akciger.gen.tr/bebeklerde-akciger-enfeksiyonu.html Fri, 09 Nov 2018 02:26:48 +0000 Bebeklerde Akciğer Enfeksiyonu, akciğerde meydana gelen enfeksiyon durumu oldukça tehlikelidir, eğer önlem alınmaz ise, büyük problemlere sebep olarak geriye dönüşü olmayan pek çok hastalığın habercisi olabilmektedir. Özellikl Bebeklerde Akciğer Enfeksiyonu, akciğerde meydana gelen enfeksiyon durumu oldukça tehlikelidir, eğer önlem alınmaz ise, büyük problemlere sebep olarak geriye dönüşü olmayan pek çok hastalığın habercisi olabilmektedir. Özellikle bebeklerde akciğer enfeksiyonu durumunun yetişkinlerde de ortaya çıkma olasılığı oldukça yüksektir. Bebeklerde ortaya çıkan akciğer enfeksiyonunun birden fazla sebebi olmaktadır. Bebeklerde akciğer enfeksiyonu durumuna kısa zaman içerisinde müdahale edilmez ise ölümlere sebep olabilir. Çoğunlukla iyi bir beslenme ve bakımı olmayan bebeklerde akciğer enfeksiyonu durumu geliştiğinde ilk 24 saat içinde ölüm ile sonuçlanabilmektedir. Bunun için bebeklerde oluşan akciğer enfeksiyonunun belirtisi ortaya çıktığında hemen müdahale edilmesi için doktora başvurularak tedavisi yapılmalıdır. Bebeklerde akciğer enfeksiyonunu atlatma oranı biraz daha düşüktür, fakat gençler bu durumu çok daha kolay atlatabilir. Ancak akciğer enfeksiyonu eğer hastane ortamında kişiye bulaşmış ise bu durum çok daha ciddi olmaktadır. Bunun için çok dikkatli olunmalı ve hastane ortamlarında bulunduğu zaman virüslere karşı daha dikkatli olarak korunmak gerekmektedir. 


    Bebeklerde Akciğer Enfeksiyonunun Belirtileri Nelerdir, aslında küçük bebeklerde ilk başlarda herhangi bir belirti görülmemesi mümkündür. Ancak bütün enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi akciğer enfeksiyonunda da titreme, ateş, kusma, huzursuzluk ve karın ağrısı şeklinde spesifik belirtilerin kendisini göstermesi ile başlamaktadır. Ayrıca akciğer enfeksiyonunun ilerlemesi ile bebekte çok hızlı nefes alıp verme, nefes alımında güçlük çekme, burundan normal solunum alamadığı hallerde bebeklerde morarma gibi belirtiler ile ortaya çıkmaktadır. Bakteriyel kaynaklı olarak ortaya çıkan akciğer enfeksiyonlarında belirtiler yüksek ateştir ve bu şekilde devam eder. 

    Bebeklerde Akciğer EnfeksiyonuBebeklerde Akciğer Enfeksiyonunun Tanısı Ve Tedavisi Nasıl Yapılır, bebeklerde özellikle dinleme bulguları yol göstermesinden dolayı akciğer enfeksiyonunun tanısı çok daha kolay yapılabilmektedir. Eğer klinik bir şüphe olur ise, bebeğin akciğer filmi ve laboratuvar tetkiklerine başvurulabilir. Virüsten kaynaklı olan bir akciğer enfeksiyonu durumlarının pek çoğunda antibiyotik tedavisine ihtiyaç görülmez. Fakat hekimin gözetimi altında bebek devamlı olarak takip edilir. Eğer bebekte farklı bir durum seyredilir ise, bebeğe oksijen tedavisi verilirken hastaneye yatışı yapılmalıdır. Bakteriden kaynaklı akciğer enfeksiyonlarında mutlaka bebeğe antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Bazen bebek ayakta bazen de hastaneye yatışı yapılarak tedavisi devam eder. 
    ]]>
    Akciğer Karsinomu https://www.akciger.gen.tr/akciger-karsinomu.html Fri, 09 Nov 2018 12:17:19 +0000 Akciğer karsinomu, Histolojik açıdan akciğer karsinomu büyük hücreli undiferansiye karsinoma, adenokarsinoma, küçük hücreli karsinoma ve sguamoz hücreli karsinoma olarak sınıflandırılmaktadır. Sguamoz hücreli
    Akciğer karsinomu, Histolojik açıdan akciğer karsinomu büyük hücreli undiferansiye karsinoma, adenokarsinoma, küçük hücreli karsinoma ve sguamoz hücreli karsinoma olarak sınıflandırılmaktadır. Sguamoz hücreli karsinomalar ile lokalize operabl adenokarsinömalarda tedavi yöntemi olarak cerrahi kullanılmaktadır. Akciğerlerin küçük hücreli karsinomu oldukça hızlı gelişme ile akciğer dışına çok fazla metastaz yapma özelliğini taşımaktadır. Bütün bunlara uygulanabilecek tedavi şekli ise beyine radyoterapi ve primer tümör ile beraber kemoterapi verilmesidir. Ancak bronkojenik karsinomaların birçoğu inoperabldır bunu teşhisi konulduğu zaman yüzde ondan daha azı tedavi edilir. Paryetal peritonun mediyastinal lenf nodülünün tümör ile tutulması rekürren yada vagal sinirin paralizi karinaya kadar giden bronşiyal yayılım ile birlikte büüyk damarlara invazyon perikardium ile trakeaya invazyon ve uzak metastazlar şeklinde cerrahi rezeksiyon yapılmaz. Eğer lezyon inoperabl ancak lokalize durumda ise radyasyon ile tedavi sağlanmaktadır. Akciğer Karsinomu

    Göğüs duvarını saran sınırlı perifral lezyonlar ile karina lezyonlar radyoterapi yöntemi ile tedavi edilir. Sguamoz hücreli karsinomlar genelde pirimer odak ile hilusu içerisine alan küçük odalar şeklinde andiferansiye karsinom mediastinal rejiyonel lenf nodülü ile supraklavikualr alanı içerisine alan radyoterapi kullanılarak tedavi edilmektedir. Klasik fraksiyonel tabloya göre diferansiye ile büyük hücreli karsinom altı, yedi hafta içerisinde 6000-6500 radyoterapi ile tedavisi sağlanır. Yaşama oranı ise yüzde beş ve on civarında sağlanmaktadır. Küçük hücreli olan karsinomalarda ise hastalık sınırlı olduğundan dolayı radyoterepi ve kemoterapi uygulandığı zaman sadece bir senelik yaşam süresi %79 ilerleyen lezyonlarda ise yüzde elli dokuz civarındadır. Hastalığın sınırlı sayı oda olduğu kişilerin %10-20'sinde artık tedavi sağlanabilmektedir.
    ]]>
    Akciğer Rahatsızlıkları https://www.akciger.gen.tr/akciger-rahatsizliklari.html Sat, 10 Nov 2018 03:48:24 +0000 Akciğer rahatsızlıkları, akciğer göğüs boşluğunun sağ ve sol kısmında bulunan, iki parçadan oluşan, vücudun en önemli organlarından biridir. Vücutta solunum görevi olan akciğer, hava yoluyla vücuda oksijen alarak, ka Akciğer rahatsızlıkları, akciğer göğüs boşluğunun sağ ve sol kısmında bulunan, iki parçadan oluşan, vücudun en önemli organlarından biridir. Vücutta solunum görevi olan akciğer, hava yoluyla vücuda oksijen alarak, kanda toplanan karbondioksiti dışarı atar. Temel solunum organı olan akciğerin görevini yerine getirebilmesi için kalpten destek alır. Vücuttaki kirli kan toplardamar yoluyla kalbe iletilir, vücuda alınan oksijenle beraber kanda toplanan karbondioksit değişir. Temizlenen kan tekrar kalbe ulaştırılır, kalpten atardamarlar yardımıyla kan vücuda pompalanır. Kalp ve akciğer arasındaki bu işbirliği yaşam boyunca devamlılığını sürdürür Akciğer bazı nedenlere bağlı olarak bazı rahatsızlıklara maruz kalabilir. Yazımızın devamında akciğer rahatsızlıkları hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz.

Akciğer rahatsızlıkları

Akciğer iltihabı: Akciğer yapısında meydana gelen, mikroorganizmalar nedeniyle oluşan bir tür iltihaptır. Hava keslerinin ve akciğerde bulunan ufak hava yollarının iltihaplanmasına yol açar. Bu durumda akciğerler fonksiyonel olarak çalışamaz ve kana yeteri kadar oksijen iletemez. Bakteri, virüs ve mantar gibi enfeksiyonlar nedeniyle oluşur. Başlangıçta kuru daha sonra balgamlı öksürük, ateş, iştah kaybı, kas ağrısı, titreme, gece terlemeleri, göğüs kafesinde ağrı, nefes almakta ve vermekte güçlük, ileri yaşlarda sersemlik ve dengesizlik gibi belirtilere yol açar. Akciğer iltihabında hastalığa yol açan mikroorganizmaları her zaman belirlemek mümkün olmayabilir. Hastalık fark edilmeden önce hastalığa yol açan mikroorganizma vücutta bulunabilir. Akciğer iltihabı özellikle S.pnemoniae adlı bir bakteri nedeniyle oluşur. Beraberinde grip, su çiçeği, kirli hava, zararlı kimyasalları solumak akciğer iltihabına neden olan diğer etkenlerdir. Akciğer iltihabında, düşük ağırlıklı kişiler, 65 yaş üzer kişiler, diyabet hastaları, aşırı alkol tüketenler, kronik böbrek, karaciğer, akciğer ve kalp hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar, kanser hastaları risk altındadır. Hastalığın tanısı için doktor hastaya bazı sorular yöneltir ve steteskop yardımıyla hastanın nefes ölçümü yapılır. Beraberinde tanı için bazı tetkiklere başvurulur. İdrar testi, kan testi, balgam incelemesi, röntgen, kanda oksijen oranını ölçen testler yapılarak tanı koyulur. Akciğer iltihabı ilaç tedavisi, hastanede tedavi, kişisel bakım gibi metotlarla yapılabilir.

Akciğer RahatsızlıklarıAkciğer kanseri: Akciğer kanseri hayati risk yaratan ciddi bir hastalıktır. Erken teşhis ve tedavinin öneminin büyük olduğu akciğer kanseri, inatçı öksürük, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve kanlı öksürük gibi belirtilere yol açar. Bu belirtilerin haricinde hormon seviyelerinde, kanda ya da farklı organlarda değişimler görülebilir. Akciğer kanseri erken dönem belirtileri, geçmeyen öksürük, hareket anında nefes darlığı, kol, omuz, sırt ve göğüs ağrısı, devamlı yaşanan iltihaplı hastalıklar, kişinin genel durumunda değişimler olarak sıralanabilir. İleri dönem belirtileri ise, kısık ses, iştah azlığı, ani kilo kaybı, kronik yorgunluk, kas güçsüzlüğü, sağ karın ağrısı, yutkunma zorluğu, yüzde şişme, lenf bezi şişmesi, parmaklarda şekil bozukluğu, baş dönmesi, zihin bulanıklığı, el ve ayak parmaklarında uyuşma, parmaklarda şekil değişikliği olarak sıralanabilir. Akciğer kanseri tanısı için bir ya da daha fazla test istenebilir. Beraberinde tomografi ve akciğer filmi istenir. Bu tetkikler doğrultusunda akciğer kanseri teşhis edilebilir. Kanseri kesin tanımak için biyopsi yapılır. Biyopsi ile kanserin türü, yaygınlığı belirler. Tedavisi için hastalığın yaygınlığı göz önünde bulundurulur. Bazı akciğer kanserlerinde cerrahi ilk tercih olabilir. Akciğer kanseri vücudun diğer bölümlerine yayılmışsa cerrahi pek uygulanmaz. Bu gibi durumlarda kemoterapi ve radyoterapi uygulanabilir.

KOAH: Toplumda yaygın şeki]]> Akciğer Kapasitesi https://www.akciger.gen.tr/akciger-kapasitesi.html Sat, 10 Nov 2018 07:42:52 +0000 Akciğer kapasitesi; akciğerlerin derin bir  inspiriyumdan sonra toplam bulunan hava miktarıdır. Aslında toplam akciğer kapasitesi adı da verilmektedir. Bu fonksiyonun tespiti spirometri yöntemiyle akciğerlere girip çıkan hava ile Akciğer kapasitesi; akciğerlerin derin bir  inspiriyumdan sonra toplam bulunan hava miktarıdır. Aslında toplam akciğer kapasitesi adı da verilmektedir. Bu fonksiyonun tespiti spirometri yöntemiyle akciğerlere girip çıkan hava ile akciğer kapasitesi kolaylıkla ölçülür. Akciğer kapasitesinin normal miktarı 5-6 litre civarındadır.

Akciğer kapasitesi çeşitleri

Akciğer kapasiteleri hacimleri  iki veya daha fazla sonuçları değerlendirerek belirtilir.

İnspirasyon kapasitesi: Tahminen 3500 ml'dir. İnspirasyon ve tital volum yedek hacminin toplamı sayılmaktadır. Kısaca dinlenme halindeki solunum ile normal zamandaki solunumla akciğere alınan havanın miktarıdır.

Fonksiyonel rezidüel kapasite: Dinlenme halinde iken ekspiriyumda bulunan havanın miktarıdır. Tahminen 2300 m'dir. Neredeyse total kapasitenin %40'dır. 

Vital kapasite: Derince bir inspirasyondan sonra güçlü bir ekspirayon ile dışarı atılan havanın miktarıdır. Tahminen 4600 ml' dir. Bu durum kadınlarda 2,5-4,5 litre, erkeklerde 3-5 litredir. Toplam kapasitenin %80 civarındadır. Solunum hareketinin kısıtlandığı zamanda vital kapasite azalmaktadır. Bu durumun oluşması ise 
  • Diyafram kasının hareketlerini kısıtlayan gebelik, asit, karın tümörleri
  • Göğüs kafesinin genişlemesini engelleyen kaburga kırıkları
  • Akciğerin genişlemesini engelleyen patolojik durumlar
  • Akciğer zarları arasın oluşan sıvı birikimi
  • Akciğerde hava birikmesi
  • Diyafram fıtıkları
  • Fibrozis
  • Tümörler
  • Akciğerin dokusunda meydana gelen patolojik oluşumlar
Total akciğer kapasitesi: Rezidüel volüm ve vital kapasite toplamıdır. Tahminen 5800 ml' dir. Genel olarak akciğer kapasiteleri kadınlarda erkeklerde %20-%25 daha az bulunmaktadır.

Akciğer KapasitesiAkciğer kapasitesinin önemi

Yatarken akciğerin kapasitesinde azalma meydana gelmektedir. Bu durumun tam tersi ise ayaktayken bu kapasite artmaktadır. Anestezi için çok önemli bir durumdur. Karbondioksit konsantrasyonunu ve oksijeni rezidüel volumu sabit tutmaktadır. Rezidüel volüm olmadığı var sayarsak oksijen ve karbondioksit artsa yada azalsa bu durum yaşamla örtüşmeyecek kadar fark yaratmaktadır. Solunum fizyolojisinin temel kural olarak geçmektedir. Yaşam için gerekli olan vital kapasite miktarı 500-100 ml den daha fazladır. Bazı rahatsızlıklarda bu değerlerin bilinmesi çok önemlidir. Bu rahatsızlıklar ise bazı kas hastalıkları, medülla spinals yaralanmalarında, devamlı suni solunum gerekli olan hastalıklardır. Tbc, kronik astım, kronik bronşit, plorezi gibi hastalıklarda yani akciğer gerilme kapasitesini düşüren rahatsızlıklarda  hastalığın prognozu için vital kapasitenin bilinmesi gereklidir. Solkalp hastalıklarında ise  ödemin derecesini belirlemede vital kapasite kullanılmaktadır. Akciğer kapasitesinin önemi anestezi ve reanimasyon kliniklerinde mekanik ventilasyon için çok önem teşkil etmektedir.
]]>
Akciğer Kanseri Beyne Sıçraması https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-beyne-sicramasi.html Sat, 10 Nov 2018 11:33:54 +0000 Akciğer Kanserinin Beyne Sıçraması, beynin dışındaki bir organda bulunan kanser hücrelerinin beyne sıçramasına ve yayılmasına beyin metastazı adı verilmektedir. Bu tip başka organlara yerleşen tümörlere sekonder tümörler d Akciğer Kanserinin Beyne Sıçraması, beynin dışındaki bir organda bulunan kanser hücrelerinin beyne sıçramasına ve yayılmasına beyin metastazı adı verilmektedir. Bu tip başka organlara yerleşen tümörlere sekonder tümörler de denir. Beyinde meydana gelen tümörlerin en yaygın sebebi bu nedenle oluşmaktadır. Ve genellikle ölümle sonuçlanan kanserlere bu tip tümörler neden olmaktadır. 

Kan dolaşımı ile diğer organlardan beyine gelen tümörler burada yerleşerek daha büyük tümörler haline gelir. Vücutta ilk olarak kopan tümörler akciğere gider. Buradan diğer organlara sıçrayabilirler. Ancak akciğerlerin kan akımı direk beyne gittiği için buraya yerleşen kanser hücrelerinin beyne gitmesi kaçınılmaz bir sondur. Hatta bazen bu hücreler o kadar hızlı beyine iletilir ki hastada ilk öce beyin tümörü fark edilebilir. Vücudumuz için önde gelen bazı organlar metastaz yapma konusunda eğilimli bir hal almışlardır. Bunlardan en çok bilinen organlar akciğer, karaciğer ve kalın bağırsak olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca birtakım hormonlar ve proteinler nedeniyle de metastaz ortaya çıkabilir. Örneğin, meme kanserinde tümörlerin kemiklere, akciğerlere ve beyine metastaz yapma ihtimali çok yüksektir. 

Akciğer kanserinin beyne sıçraması, beyne en çok metastaz yapan organlar akciğer, meme, böbrek, kalın bağırsak ve karaciğerdir. Meme ve böbrek kanserlerinde genellikle beyinde tek tümör oluşur. Ancak akciğer ve kolon kanserinde beyinde çok fazla tümör oluşur. Bu organların içerisinde en çok metastaz yapan akciğer kanseridir. Yaklaşık %60 sıklıkta akciğerden metastaz ile beyinde tümör oluşur. Akciğer kanserinden önce veya aynı zamanda beyin metastazı görülebilir. Ayrıca akciğer kanserinde beyinde birden çok metastaza rastlanılabilir. 
Kanser görülme oranı yaşla birlikte daha da artmaktadır. Kanser tedavileri daha çok geliştikçe metastaz türde kanserler daha çok görülmeye başlanmıştır. Ayrıca erkeklerde kadınlara göre daha fazla görülmektedir. 

Akciğer Kanseri Beyne SıçramasıAkciğer kanserinin beyne sıçraması belirtileri, akciğerden beyne doğru giden tümörler kişide bazı belirtilerin görülmesinde etkili olur. Baş ağrısı, kuvvetsizlik, dengesizlik ve nöbetler bu belirtiler arasında yer alır. Ayrıca akciğerden yapılan metastaz sonucunda kişide kafa basıncının artması hissi de oluşabilir. Bu gibi durumlarda bilinç bozuklukları da koma halinde görülebilir. Ancak metasazların en yaygın belirtisi şiddetli baş ağrısıdır.
Akciğerden beyine sıçrayan tümörler CT ve MRI ile tanımlanabilir. Daha iyi bir teşhis için ilaç da verilebilir. Ayrıca daha iyi bir tespit için biyopsi de yapılabilir. Biyopside alınan tümör parçası patologlar tarafından incelenerek beyin metastazı tam olarak teşhis edilebilir. Ancak ilk olarak beyin metastazı teşhis edilirse daha sonra kansere yakalanan asıl organ tespiti yapılabilir. 

Akciğer kanserinin beyne sıçraması tedavisi, akciğerden beyne sıçrayan kanser hücrelerinin tedavisi için ağrı kesici ilaçlar, kemoterapi tedavisi, cerrahi tedavi ve radyasyon tedavileri kullanılmaktadır. Ancak kemoterapi beyin hücrelerine zarar verebileceği ihtimali ile çok sık kullanılmamaktadır. Ayrıca metastaz yoluyla beyne giden tümörlerin tekrar etmemesi için tedavi sonrası her 3 ayda bir beyin MRI ve CT ile kontrol edilir. Hastanın akciğer kanserini oluşturan tümörler tekrar incelenerek kanserin bulunduğu organ tedavi edilir. 
]]>
Akciğer Çürümesi https://www.akciger.gen.tr/akciger-curumesi.html Sat, 10 Nov 2018 18:14:37 +0000 Akciğer Çürümesi; Akciğer, solunumun temelini oluşturur. Akciğerin rengi pembedir. Akciğeri balon gibi düşünebiliriz. Dışarıdan oksijeni alır içerideki karbondioksiti dışarı çıkartır. Akciğer, çok ince zar Akciğer Çürümesi; Akciğer, solunumun temelini oluşturur. Akciğerin rengi pembedir. Akciğeri balon gibi düşünebiliriz. Dışarıdan oksijeni alır içerideki karbondioksiti dışarı çıkartır. Akciğer, çok ince zarla kaplıdır ve etrafı hava kesecikleriyle doludur. Akciğer hemen kaburgalarımızın altındaki boşlukta yer alır. Akciğer çürümesinin bir başka adı akciğer veremidir. Akciğer çürümesine sebep olan mikroplar bir çok yoldan bulaşabilir. Akciğer bağlantısı direk solunumdan olduğu için akla ilk gelen hastalığın solunumla gelmesidir. Üzüntü ve vücuda aşırı yüklenmekte bu hastalığı tetikleyicidir. Özellikle şeker hastalığı vücut direncini düşürdüğü için bu hastalığa adete davetiye çıkartabiliyor. Akciğer hastalığına yakalanmış biri kesinlikle sigara içmemelidir. Sigara dumanındaki zararlı maddeler akciğerin kullanması gereken oksijene engel teşkil eder. Sigara içenlerin içmeyenlere oranla bu hastalığa yakalanması çok daha yüksek bir olasılıktır. Akciğer veremi için, vücudumuzu korumak açıcından daha ilk aylarımızda bebekken  aşı oluruz. Akciğer veremi bulaşıcı bir hastalıktır fakat bilindiği gibi tabak, bardak, çatal, kaşık v.s eşyalardan değil öksürük ve aksırıkla beraber havaya çıkan damlacıklardan bulaşır. Bu sebeptendir ki hapşırdığımızda büyüklerimiz her zaman ağzımızı kapatmamızı tavsiye eder. Bu demek değildir ki veremiz, fakat; başka hastalıklarda olabilir. Bunlardan en basiti soğuk algınlığıdır. En az bizi bir hafta yatağa bağlayabiliyor.

Akciğer çürümesinin belirtileri;

  • Balgamlı sürekli öksürük
  • Yüksek ateş
  • Aşırı terleme
  • Yemek yeme oranındaki azalış

Akciğer çürümesi risk grupları;

  • Aşırı sigara tüketen kişiler
  • Vücut direnci düşük kimseler
  • Kötü,dumanlı,tozlu havasız ortamda çalışan işçiler
  • Maddi yetersizlikten kaynaklı dengeli beslenemeyen kimseler
  • AIDS yakalanmış kişiler

Akciğer ÇürümesiAkciğer çürümesi tedavisi; Hasta sigara, alkol ve kötü beslenme alışkanlığını acil bırakmalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirecek bolca vitaminli gıdalar tüketilmelidir. Temiz bol oksijenli bir yerde yaşamını sürdürmeli. Öyle her şeyi kafasına takıp üzülmemelidir. Mutlaka alanında uzman bir doktora muayene edilmeli, doktorun verdiği ilaçlar düzenli olarak kullanılmalıdır. Hastalık tamamen kaybolana kadar tedavi devam etmelidir. Tedavi yarım bırakıldığı takdirde hasta sonuç almayacaktır. Bazı hastalar hastalığı çabuk kabullenip doktora bile görünmek istemez. Bu durumda hastaların yakın çevresinden de tam destek gelmeli ve doktora gitmesi hususunda ikna edilmelidir.Bu gibi hastaların yanında kesinlikle sigara içilmemelidir. Bilindiği üzere sigara içmesen de dumanına maruz kalman bile kötü etki bırakır. Malum yaşlı hastalarımızın bir çoğu ilaç içmeyi sevmiyor. Doktorun verdiği ilaçları takip etmekte biz gençlere kalıyor. Günde kaç adet aç mı, tok mu bunların takibini de bizim ele almamızda fayda var. Tedavinin ilk safları titizlikle takip edilmelidir. Hasta iyileşme gördüğü zaman morali düzelecek ve artık kendi kendinin doktoru olacaktır. Tüm hastalıklarda olduğu gibi bu hastalıkta da moral çok önemlidir.

]]>
Akciğer Koah https://www.akciger.gen.tr/akciger-koah.html Sun, 11 Nov 2018 03:52:36 +0000 Akciğer koah, kronik obstrüktif akciğer hastalığıdır. Bu hastalık kronik bronşit, amfizem ve kronik astım olarak da geçiyor. Koah, akciğere giren ve çıkan havayı nefes darlığına sebep olacak derecede kısıtlayan, muhakkak i Akciğer koah, kronik obstrüktif akciğer hastalığıdır. Bu hastalık kronik bronşit, amfizem ve kronik astım olarak da geçiyor. Koah, akciğere giren ve çıkan havayı nefes darlığına sebep olacak derecede kısıtlayan, muhakkak ilerleyen ve tedavi edilmezse ölümle sonuçlanan bir hastalıktır. Akciğerler bronşioller, alveol, bronşlar gibi yapılarla birlikte çalışmaktadır. Özellikle sigara bağımlılığı, soluk borusunda ve bronşlarda kalıcı hasarlar meydana getirir.  Akciğer koah hastalığının belirtileri kronik öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığıdır. Hastalığın derecesine göre tıbbi tedavi uygulanır. Akciğerlere giden havanın miktarının arttırmaya yarayan ilaçlar ve hastalığın ağırlığına göre eklenen inhaler steroidler ile hastalığın uzun süreli olan tedavisi yapılır. Ağır ve çok ağır koahlı olgularda solunum yetmezliği geliştiğinde özellikle geceleri, efor sırasında olmak üzere en az 15-18 saat oksijen almaları gerekir.

Yapılan araştırmalara göre sigara içen her 5-6 kişiden birinde koah görülmektedir. Koah hastalığı dünyada bilinen 4. ölüm nedenidir. Sigara içmeyenlerin, özellikle anne babası sigara içen çocukların ileri yaşlarda koah ve astım başta olmak üzere solunum yolları hastalıklarına yakalanma riski yüksektir. Bazı genetik ve çevresel faktörler de hastalığın gelişiminde etkilidir. Kimyasal maddeler, iş yerindeki organik-inorganik toz, duman ve çeşitli gazların solunması, iyi havalanmayan evler, evde ısınmada yakılan tezek, kömür, odun gibi yakacakların dumanına maruz kalmak koah hastalığına yol açabilir. Akciğer fonksiyonları daha düşük olan sosyoekonomik koşullarda yaşayanlar insanlarda koah gelişimi hızlıdır. Alkol kullanımı ve A, C, E vitamini eksikliği bu hastalığa yalanmada rol oynamaktadır.

Akciğer Koah hastalığın belirtileri:
  • Balgam çıkarma, kronik öksürük, nefes darlığı gibi şikayetler.
  • Göğüste tıkanma ve nefes alıp verme sırasında hışırtıya benzer bir ses duyulabilir.
  • Bazen balgamla birlikte kan görülebilir.
  • Nefes darlığına bağlı olarak uyku ve beslenme bozulabilir. Buna bağlı olarak da hasta kilo kaybeder ve zayıflar.
  • Hastalığın ileri dönemlerinde oksijen yetersizliğine bağlı olarak aşırı yorgunluk, morarma, güçsüzlük, kalpte ritim bozuklukları ve kalp  yetersizliğine bağlı bacaklarda şişme görülebilir.
Koah hastalığının tanısı nefes ölçüm testi ile kolayca tanımlanabilmektedir. 40 yaş üstü kişilerde sigara içmiş ya da içmekte olan, meslek nedeniyle veya çevresel ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişiler de uzun süreli öksürük, nefes darlığı ve balgam şikayetlerinden en az birinin bulunması halinde kişinin göğüs hastalıkları bölümüne gidip nefes ölçüm testi yaptırması gerekir. Erken tanısı hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını önemli ölçüde azaltacaktır.

Akciğer KoahAkciğer Koah hastalığının tedavisi:

Koah hastalığının gelişimini, ilerleme riskini azaltan en önemli etken sigarayı bırakmaktır. Sigara bağımlılığı tedavi edilebilir. Sigarayı içen kişilerde 40-50 yaşlarda bırakmaları durumunda akciğer fonksiyonlarındaki kayıp kısmen düzelmektedir. Çevresel ve mesleki tozlardan uzak durulması gerekir. Ayrıca grip ve zatürre aşılarının yapılması gerekir. Bunların yanı sıra nefes yoluyla alınan ilaçlar ve fiziksel aktivitenin arttırılması, hastalıkta kötü sonuçların önlenmesinde çok önemlidir. Haftanın 5 günü en az 30 dakika yürüyüş yeterli olacaktır. Hastalığın derecesine göre tedavi belirlenir. 
]]>
Akciğer Kanseri Çeşitleri https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-cesitleri.html Mon, 12 Nov 2018 03:23:33 +0000 Akciğer Kanseri çeşitleri, bilmek için öncelikle işe tanımla başlamak gerekmektedir. Akciğerlerimiz milyonlarca hava kesesi ve hücreyi içinde bulundurmaktadır. Buna bağlı olarak vücudumuza oksijeni alarak karbondioksidi dışar Akciğer Kanseri çeşitleri, bilmek için öncelikle işe tanımla başlamak gerekmektedir. Akciğerlerimiz milyonlarca hava kesesi ve hücreyi içinde bulundurmaktadır. Buna bağlı olarak vücudumuza oksijeni alarak karbondioksidi dışarıya veren ve solunum işini gerçekleştiren en önemli organdır. Normal olarak görevini yerine getirebilmek için ise bölünerek çoğalmaktadır. Eğer akciğer hücreleri anormal ve kontrolsüz bir şekilde çoğalma meydana getirirse kitle(tümör) meydana gelir.Burada oluşan kitle yani kanserli hücre büyüme meydana getirir ilk önce çevresindeki organlar daha sonra ise daha uzak organlarda hasar meydana gelir.
Akciğer kanseri ilk olarak 1410 yılında Saksonya'da Schbeerge maden ocaklarında çalışanlar arasında görülmüştür. Ancak raporlara dayanarak Akciğer kanseri bulguları 1851 yılında ABD'de belirlenmiştir. Tüm dünya genelinde yılda en az %12,8'i akciğer kanseri olmakla birlikte her yıl %3 oranında artış görülmektedir. Dünya ortalamasına baktığımızda ise akciğer kanserine yakalanma oranında erkekler birinci sırada, kadınlar ise meme kanserinden sonra akciğer kanserine yakalanma riskinde ikinci sıradadır.

Akciğer Kanserinin Risk Faktörleri:
  • Sigara, pipo ve puro gibi tütün içerikli maddeler akciğer kanserinin en büyük tetikleyicisidir.
  • Radon: Toprakta ve evde doğal olarak bulunan radyoaktif gaz,
  • Asbest: Gemi yapımı, madenler, yalıtım malzemesi yapımında kullanılır.Solunumda uzun süreli hasara neden olur.
  • Veren hastalığı (tüberküloz): Akciğere yerleştiği yerde daha sonradan akciğer kanseri olabilir.
Akciğer Kanserinin Belirtileri:
Geçmeyen öksürük, ses kısıklığı, göğüs ağrısı,omuz, kol ve sırt ağrısı, boyun ve yüzde şişkinlik, nefes darlığı, kanlı balgam çıkarmak, göz kapaklarında düşüklük, baş ağrısı, kemik ağrıları, iştahsızlık, kilo kaybı, halsizlik, ateş, el ve ayaklarda uyuşma gibi belirtileri bulunmaktadır.

Akciğer Kanseri ÇeşitleriAkciğer Kanseri Çeşitleri
Küçük Hücreli Akciğer Kanseri:
a)Yassı Epitel Hücreli Akciğer Kanseri
  • En sık görülen akciğer kanseridir.
  • Daha çok ana bronşlara yerleşir.
  • Diğer kanser tiplerine göre daha yavaş ilerleme gözlenir.
  • Sigara içimi ile artış gösterir.
b)Adenokanser
  • Hava yollarının salgı yapan hücrelerinden kaynaklanmaktadır.
  • Sigara ile en az ilişkisi olan akciğer kanseridir.
  • Genellikle akcigerin üst kısımlarında yerleşir.
  • Genelde ergen döneminde yayılma gösterir.
c)Bronkoalveolaer kanser
  • Adenokanser'in bir alt tipidir.
  • Genellikle zatürre şeklinde bir görünümü vardır.
  • Bazı hastalarda bol köpüklü ve aşırı miktarda balgam çıkarma söz konusudur.
d)Büyük Hücreli Akciğer Kanseri
  • Akciğerin uç- kenar kısmında meydana gelir.
  • Büyük kitleler meydana getirebilir.
  • Adenokanser gibi ilerleme gösterir.
Küçük Hücreli Akciğer Kanseri
  • Akciğer kanserinin %15-%25'ini meydana getirir.
  • Genelde akciğerin merkez kısmını meydana getirir. Ya da ana bronşlar ile lob bronşlarda meydana gelir.
  • Sigara ile birebir ilişkisi vardır. Fakat hem sigara kullananda hem de kullanmayanda görülebilir.
  • Hastalara tanı konduğunda genellikle diğer organlara sıçramış vaziyette olur.
  • Erken yaşlarda görülme ihtimali yüksektir.
]]>
Akciğer Kanseri Ameliyatı Sonrası https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-ameliyati-sonrasi.html Tue, 13 Nov 2018 02:09:30 +0000 Akciğer kanseri  ameliyatı sonrası, Yaklaşık olarak 3 saat kadar süren akciğer ameliyatı sonrasında hasta 1 gün yoğun bakımda kalır.  Damar yolu ile alınması gereken sıvı hastaya verilir. Ameliyat sonrasını takip için ha Akciğer kanseri  ameliyatı sonrası, Yaklaşık olarak 3 saat kadar süren akciğer ameliyatı sonrasında hasta 1 gün yoğun bakımda kalır.  Damar yolu ile alınması gereken sıvı hastaya verilir. Ameliyat sonrasını takip için hasta monitörlere bağlıdır. Akciğerlerin yeterli miktarda oksijen alıp almadığını her sat başı hemşireler kontrol altında tutar. Ameliyatın türüne göre değişiklik göstererek hastanın doktorun söylediği saatte önce bir süre oturması sonrasında yürütülmesi gerekmektedir. İyileşme sürecinde ki değişikliklere göre ortalama 1 hafta hastahanede gözetim altında tutulur. Yapılan ameliyat tekniğine göre bu sürede de değişikler olabilir. Bu süre zarfında enfeksiyon riskine karşı ortam sterilize edilir. Dışarıdan gelen kişilerin kendileriyle mikrop taşıma olasılığı sebebiyle  hastayla arasındaki mesafe korunur. Hasta eve döndüğünde doktorun verdiği talimatlara uyması gerekir. Ağrı için verdiği ilaçlarınızı ve diğer ilaçlarınızı düzenli olarak kullanınız. Ev ortamında da hijyene dikkat ediniz. Kapalı ameliyat yapılan hastalar hastahaneden çıktıktan 1 hafta sonra normal hayatlarına yavaş yavaş dönebilir. Açık akciğer ameliyatı sonrasında bu süre daha uzun olur ve yaklaşık bir ay kadardır. Alınan parçaya yapılan patoloji sonuçlarına göre kişiye kemoterapi yada radyoterapi uygulanıp uygulanmayacağına doktor tarafından karar verilir.

Akciğer ameliyatı sonrasında kişinin dikkat etmesi gerekenler, Hasta ameliyat sonrasında elbette günlük yaşantısına dönecektir. Lakin hastanın solunum yollarını zorlayacak ve ek güç gerektirecek durumlardan elbette uzak durması gerekmektedir. Sigara kullanımı gibi bir şey söz konusu bile olamaz sigarayı kesinlikle bırakmak zorundadır. Akciğer dokusunun azaltılmış olmasından dolayı hasta bazı sosyal etkinliklerde bulunamaz. Yüksek oksijen gerektiren sporları yapamaz. Çok genç hastalarda yapılan ameliyatta alınan dokunun boyutuna göre değişmekle birlikte hasta eğer fit ise ve akciğeri normal fonksiyonlarına dönmeye başlamışsa hayatlarına rahatlıkla devam edebilirler. Tek akciğer kalsa bile kişi yaşantısına devam edebilir. Kişi akciğer ameliyatı sonrasında beslenme açısından her kanser türünde olduğu gibi akciğer kanserinde özelliklidir. Bu hastaların gerçek gıdalarla beslenmesi önemlidir. Fizik tedavi, Akciğer  kanseri ameliyatı sonrasında, akciğerlerinizi temizlemek için size nefes alıp verme ve öksürme teknikleri hemşireler tarafından öğretilecektir. Düzenli olarak yapacağınız bazı vücut hareketleri kaslarınızın güçlendirmeye ve omuz ekleminin işlevini korumasına yardımcı olacaktır. Size uygun egzersizleri fizik tedavi uzmanları yardımıyla yapabilirsiniz. Ameliyat sonrasında hasta yorgun ve bitkin düşebilir. Uygun bir beslenme programı ile kişi zamanla kendini toparlayacaktır. Başlarda nefes alıp vermede güçlük çekilebilir bu normal ve geçici bir durumdur. Vücudunuzu yormayın yeteri miktarda dinlenmeye ve uyumaya çalışın bu geçici bir süreçtir sabırlı olmanızı tavsiye ederiz.

Akciğer Kanseri Ameliyatı SonrasıAkciğer ameliyatı sonrası yara bakımı, Doktorunuz size ne zaman banyo edeceğiniz hakkında bilgi verecektir. Duş alırken yaranızı incitmemeye dikkat edin ve ılık suyla yıkayın. Yara çevresinde kaşıntı, hafif morarma, ağrı ve uyuşukluk hissi normaldir. Zaman içerisinde geçici bir durumdur. Pansuman günlerini aksatmayın ve doktorun verdiği aralıklarda kontrollerinizi yaptırın. Bu süreç kolay olmayan bir durumdur. İyileşme süreci hem fiziksel hemde ruhsal olarak kolay bir durum değildir. Moralinizi yüksek tutmaya çalışın ve olumlu şeyler düşünün. Bu süreçte aileniz ve sevdikleriniz sizin yanınızda ve size destek olacaklardır. İyileşmeye olan inancınızı asla kaybetmeyin ve buna inanın. Yarada aşırı kızarıklık ve akıntı, ani ve aşırı derecede nefes darlığı, ani ve keskin göğüs ağrısı, 38 dereceyi aşan ateş durumunda ve hızlı kalp atışı  gibi bu saydıklarımızın herhangi biri yaşand]]> Akciğer Kanserinden Korunma Yolları https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanserinden-korunma-yollari.html Tue, 13 Nov 2018 09:22:54 +0000 Akciğer Kanserinden Korunma Yolları:  Akciğer vücut için önem taşıyan hayati değeri olan bir organdır. Akciğer canlıların hayatta kalabilmesi, yaşamlarını sürdürebilmesi için oksijene ihtiyaç duyar. Akciğer vücuda o Akciğer Kanserinden Korunma Yolları:  Akciğer vücut için önem taşıyan hayati değeri olan bir organdır. Akciğer canlıların hayatta kalabilmesi, yaşamlarını sürdürebilmesi için oksijene ihtiyaç duyar. Akciğer vücuda oksijen sağlayan en değerli organdır. Akciğer bir çift halinde ve iki göğüs kafesini doldurmaktadır.

Akciğerin süngerimsi bir yapıya sahiptir bu özelliği ile nefes alıp verirken oksijenin dokulara dolmasını verirken ise karbondioksitin dışarı atılmasını sağlar. Her canlı için hayati değeri olan oksijenin nefes alma esnasında ağızda ve burundan giren hava nefes borusunda geçer, oradan da bronşlara ve akciğere gider. Akciğere giden oksijen damarların yardımı ile vücudun tüm organlarına ulaşır. Burada meydana gelen bazı bozukluklar, tahribatlar akciğerin görev yapmasını engeller. Akciğer çevresindeki organlarda oluşan rahatsızlıklar önce kendileri görev yapamaz hal alır sonra ise çevredeki organları etkiler. Bu organlardaki rahatsızlıklar erken teşhis ile tedavi edilebilir fakat en hayati tehlikesi olan akciğer kanseridir.

Bazı alışkanlıklar nedeniyle veya dış etkenler nedeniyle akciğer kanseri olunmaktadır. Akciğerin çevresinde veya içinde oluşan etkenler tümöre dönüşerek akciğer kanserine neden olur. Tümörler ise akciğerin kan dolaşım yoluyla organlara ve dokulara oksijen gitmesini engeller.

Akciğerdeki oluşan tümör bir yerde olur ve dağılmaz ise iyi huylu tümör denir fakat lenf sistemi ile diğer organlara dağılır ise kötü huylu kanser denmektedir. Akciğerde oluşan bir tümörün akciğer çevresindeki organlara dağılmasına ise metastaz denmektedir. Metastaz yapmış bir kanser çok ciddi ve en tehlikelisi tedavisi zor olandır.

Akciğer Kanserinden Korunma Yolları

Akciğer kanserinden korunma yolları: Akciğer kanserinin başlıca nedenlerinden birisi sigara kullanımıdır.

  • Akciğer kanserinde %87’si sigara tüketimine bağlıdır. Bu nedenle akciğer kanserine yakalanmamak için sigara kullananlar öncelikle sigarayı bırakmalıdır, sigara içilen alanlarda uzak durmalıdır.
  • Puro, pipo kullananlar akciğer kanserine yakalanma daha riskli daha yüksek olur bu nedenle puro, pipo kullanmayı bırakmalıdır.
  • Beslenmenin de hastalıklar üzerinde etkisi çoktur. Akciğer kanserine yakalanmamak için düzenli sağlıklı beslenmeli, yağı az olan gıdalardan tüketmeli, meyve, sebze, İçeriğinde C vitamini, E vitamini, Karotenler ve folik asit yönünden zengin yiyecekler tüketilmeli ve alkol tüketilmesinde uzak durulmalı. Alkol beraberinde sigara tüketimi kanser riskini artırmaktadır.
  • Akciğer kanserine yakalanmamak için vücut için gerekli olan kalsiyum, magnezyum, potasyum, çinko, selenyum gibi sağlık açısında değerli olan balık, balık yağı tüketilmesi gerekir.
  • Günlük monoton yaşam tarzı değiştirilmeli düzenli spor yapılmalı stresli ortamdan uzak durulma, günlük yaşam tarzına egzersiz ekleyip düzenli beslenmek kansere yakalanma riskini azaltmaktadır.
  • Çalışma alanlarında kansere yakalanma riski çok olanların başında asbest çalışanları gelmektedir. Asbest işçileri akciğer kanserine yakalanmamak için mutlaka iş saatlerinde zararlı maddeler ve gazlardan korunmak için koruyucu maskeler kullanmalıdır.
  • Akciğer kanserine çoğunlukla enfeksiyonlar neden olur ve Hepatit B virüsü akciğer kanserine neden olmaktadır. Hepatit B hastalarından uzak durmak, aşı yaptırmak ile kansere yakalanma riskinden korunabilir.
  • Sağlıklı bir hayata devam etmek için tüm besinleri ve vitaminleri düzenli bir şekilde almak gerekir. Hastalıklardan korunmanın en iyi yolu dengeli ve düzgün beslenmek kirli havadan sigara kullanmaktan uzak durmaktır.
]]>
Akciğer Kanseri Beyin Metastazı Ölüm https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-beyin-metastazi-olum.html Tue, 13 Nov 2018 18:32:59 +0000 Akciğer kanseri beyin metastazı ölüm; Akciğer kanserinde oluşan beyin metastazı son evre olarak bilinen dördüncü evrede meydana gelen bir durumdur. Beyin metastazının ortaya çıkması diğer kanser çeşitlerinde olduğu gibi akci Akciğer kanseri beyin metastazı ölüm; Akciğer kanserinde oluşan beyin metastazı son evre olarak bilinen dördüncü evrede meydana gelen bir durumdur. Beyin metastazının ortaya çıkması diğer kanser çeşitlerinde olduğu gibi akciğer kanserinde de çok kötü prognostik bir faktördür. Eğer tedavisi başlanmaz ise hasta genellikle bir ay içerisinde nörolojik komplikasyonlara uğrayarak ölümüne sebebiyet verilir. Özellikle soliter beyin metastazlarında, Metastaz cerrahisi hastanın sağ kalım süresini uzatmaktadır. Akciğer kanserinde yaşanan beyin metastazı olayında hastalara tedavi uygulanması hastanın sağ kalım süresini uzatabilir ancak iyileşme gibi durumlar oluşturmaz. Yinede hastaya yaşayacak yaşam süresi verebilir. 

Akciğer kanseri beyin metastazı ölüm;

Metastik tümörler içerisinde en sık görülen türü beyin metastazlarıdır. Her geçen yıl çok daha fazla sayıda kişide çıkan bir durumdur. Diğer beyin tümörleri içerisinde en çok ortaya çıkan beyin metastazı, kanserli hastalara uygulanan tedavi olanaklarının gelişmesi ile, dahada artış göstermiştir. Yapılan bir çok otopsi bulgularında bir çok kanser hastasının beyin metastazı olduğu anlaşılmıştır. Beyin metastazlarının en önemli birincil nedeni erkeklerde daha yoğun görülen akciğer kanseridir. Akciğer kanserinin beyin metastazı yapması beyin ile akciğer arasında olan damarlar yolu ile kanın taşıma işlemi ile gerçekleşir. Akciğerde başlayan kanser hastalığına erken teşhis yapılıp müdahale edilmez ise özellikle kan yolu ile kanser beyne kadar ulaşır ve beyin metastazı oluşur. Bu beyin metastazı oluştuğunda hasta zaten kanserin son evresi dediğimiz dördüncü evreye gelmiş demektir. Hastaya yapılacak tek şey artık sağ kalım süresini uzatmak haline gelmiştir. Akciğer kanserinden dolayı oluşan beyin metastazlarında tedavinin iyileşme süreci yoktur. Sadece yaşam süresini yani sağ kalım süresini uzatma şansı vardır. Her iki durumda da tedavi olsa da olmasa da hasta mutlaka belirli bir süre aralığında yaşamını yitirecektir. Fakat tedavi ile hastanın sağ kalım süresi uzatıldığında bu süre ortalama olarak dört ay gibi uzatılır. 

Akciğer Kanseri Beyin Metastazı ÖlümAkciğer kanseri beyin metastazı ölüm;

Beyinde oluşan metastazların özellikleri;

Beyinde oluşan metastazlar genellikle çok sayıda olmaktadır. Metastazların sayısı, daha çok tedavi şeklini belirlemede çok önemli faktörlerdir. Bu belirtilerin başında metastazlar kafa içerisinde oluşturdukları basınç artışına göre belirlenir.

Akciğer kanseri beyin metastazı belirtileri hastada gözlenmeye başlandığında mutlaka gereken tetkikler olan magnetik rezonans ve tomografi yapılmalıdır. Uygulanacak olan tedavi, metastazik tümörlerde radyoterapi, radyocerrahi ve cerrahi, kemoterapi tek başlarına veya komple bir şekilde uygulanmalıdır. Bu tedavi yöntemleri uygulanmadığında hasta bir ay içerisinde ölümle kaybedilir.  
]]>
Akciğer Kanserinde Ameliyat https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanserinde-ameliyat.html Wed, 14 Nov 2018 01:38:54 +0000 Akciğer kanserinde ameliyat,  Hastanın akciğerinde oluşan kanserli kitlenin çıkarılması için yapılacak operasyon öncesi bütün tetkik ve tahlilleri yapılır. Hastalık evresi ilerleyen kişilerde akciğer kans
Akciğer kanserinde ameliyat,  Hastanın akciğerinde oluşan kanserli kitlenin çıkarılması için yapılacak operasyon öncesi bütün tetkik ve tahlilleri yapılır. Hastalık evresi ilerleyen kişilerde akciğer kanserinde ameliyat yapılmaz. 1-2 evrelerinde olan hastalara akciğer kanserinde ameliyat  yapılır. Erken evredeki akciğer kanserinde en etkili yöntem cerrahi bir operasyonla kanserli dokunun çıkarılmasıdır. Maalesef her akciğer kanseri hastası ameliyat için uygun değildir. Akciğer kanserinde ameliyat için kanserin başka organlara sıçramamış olması gerekir. Kanserin tam olarak çıkarılabilir boyut da ve yerleşimde olduğu durumlarda hastanın kalp ve solunum fonksiyonlarının uygun olduğu durumlarda akciğer kanserinde ameliyat yapılabilir.
 
Akciğer kanserinde ameliyat yöntemleri, 
  • Torakotomi açık yöntem, 
  • Robotik yöntem,
  • Torakoskopi (VATS) kapalı yöntem,
  • Tek port kapalı ameliyat yöntemi.
Akciğer kanserinde ameliyat genel olarak kapalı ameliyat tercih edilmektedir. Bunun sebebi ise  ameliyat sonrasında iyileşme süreci kısa olduğu içindir. Kanser türünde tercih edilen operasyon kanserli lobun çıkarılmasıdır. Kanserin ana nefes borusu ana bir damar üzerine yerleşmiş ise sağ ve sol akciğerin tamamını çıkarılması gerekli olabilir. Solunum fonksiyonu kısıtlı olan hastalarda ise akciğerin küçük bir bölümü çıkartılır. Ameliyatın başarısı hastaların ameliyat sonrasında 5 yıl süreyle hayatta kalmaları ile ölçülmelidir. Bu ameliyat sonrasında kanserli hastaların 5 yıl yaşama şansı var demek değildir. 1. evrede akciğer kanseri %71 2. evrede akciğer kanseri %48 3. evrede akciğer kanseri %35 olarak akciğer kanseri ameliyatı geçiren hastaların 5 yıl sonra hayatta kalma oranlarıdır. 

Akciğer Kanserinde AmeliyatKapalı akciğer ameliyatı, Hastane ortamında hastaya narkoz verilerek uyutulur. Hasta sedye üzerine yan bir şekilde yatırılır. Solunumu cihazlara bağlanarak gözetim altında tutulur. Yapılan bu operasyon göğüs boşluğu içerisine ilerletilen 10 mm bir kamera yardımıyla alınan görüntüler ekrana yansıtılır. Konusunda uzman doktorlar hastanın göğüs kafesini açmadan kanserli akciğer dokusunu özel bir torba içerisine alarak 4 cm açılmış kesi den dışarı çıkarır. Ameliyatın ortalama süresi 180 dakikadır. Bu ameliyatı alanında uzman bir cerrah ve 2 uzman göğüs cerrahı ile yapılır. Günümüzde teknolojilerin ilerlemesi ile akciğer kanseri ameliyatı riskleri yıllar içinde belirgin bir şekilde azalmıştır. Tüm cerrahi işlemlerde olduğu gibi akciğer kanserinde ameliyat sonrasında da riskler bulunur. Solunumu yeterli olmayan ve kalp hastalığı olan risk gurubunda ameliyat uygulanmaz. Ameliyat sonrasında açılan kese sonrasında kapatılır. Hasta sonrasında 1 gece yoğun bakımda kalır. Bu süre sonrasında kendine gelince servise çıkarılır. Sıvı alımı damar yolu ile yapılır. Ameliyat sonrasında doktorun belirlediği periyotlarda hasta önce oturulur sonra yürümesi sağlanır. Kapalı ameliyatlardan sonra hastanede en az 1 hafta yatırılır. Hasta günlük hayatına kapalı akciğer ameliyatı sonrasında 1 hafta hastanede kaldıktan sonra taburcu edilir. Açık ameliyatlarda bu süre yaklaşık olarak 3 haftadır. Akciğer kanserinde ameliyat ağır bir süreçtir. Bu sürede sabırlı ve metanetli olmanızı tavsiye ederiz. 
]]>
Sırt Ağrısı Akciğer https://www.akciger.gen.tr/sirt-agrisi-akciger.html Wed, 14 Nov 2018 02:44:38 +0000 Sırt ağrısı akciğer, sırt ağrısı bir çok insanda görülmektedir. Sırt ağrısı hem iç hem de dış faktörlerden kaynaklı olabilir. Bu ağrılar genelde uzun sürer. Hafif düzeyde olan sırt ağrıları genellikle ihmal edilme Sırt ağrısı akciğer, sırt ağrısı bir çok insanda görülmektedir. Sırt ağrısı hem iç hem de dış faktörlerden kaynaklı olabilir. Bu ağrılar genelde uzun sürer. Hafif düzeyde olan sırt ağrıları genellikle ihmal edilmektedir. Bu da hastalığın ilerlemesine neden olmaktadır.

Akciğer kanserinde sırt ağrılarına rastlanmaktadır. Tümör tek başına baskı uygulayıp sırtta ağrıya sebep olur. Akciğer kanser hastalığında, göğüs bölgesindeki sinirleri tahriş ettiği için sırt ağrısı olarak da algılanabilir. Akciğer kanserinin omurga kemiklerine sıçramasıyla sırt ağrıları ortaya çıkar. Akciğer kanser hastalarının yarısı hastalığın bir döneminde bu durumla karşılaşır. Bu nedenden kaynaklanan sırt ağrıları sırtın üst kısmı ile ortasında hissedilir. Sırt ağrısının pek çok nedeni olabilir. Sırt ağrısını akciğer kanseriyle hemen bağdaştırılmamalıdır. Bu durum sadece bir ihtimal olarak ele alınması gerekir.

Akciğerden dolayı gerçekleşen ağrılar kanser harici durumlarda da ortaya çıkabilir. Akciğerde enfeksiyon olması durumunda da nefes alıp verirken sırt ağrıları yaşanır. Sırt ağrısının nedenleri arasında kişinin hareketsiz kalması, uzun süre yatma ya da oturma bağlı kasların tembelleşmesi, strese bağlı ağrılar, ağır yük kaldırma, vücudun ağırlığı, yatağın ortapedik olmaması, boyun, mide ve kollardaki ağrının sırta vurması gibi sayılabilecek bir çok nedeni vardır.

Sırt ağrısı akciğer kaynaklı belirtiler:
  • Kişinin kuru öksürüğünün olması
  • Gece gündüz yaşanan  ağrı hissinin olması
  • Vücudun halsiz ve bitkin düşmesi
  • Öksürükle beraber kan görülmesi
  • Bazen göğüs kafesine doğru ağrının olması
  • Uzun süre rahat nefes alamama ve sürekli nefes alıp vermede ağrı ve acı hissi yaşanması belirtiler arasındadır.
Sırt Ağrısı AkciğerSırt ağrıları akciğer kanseriyle alakalıysa ona göre tedavi uygulanması gerekir. Ağrı tümörün baskısı nedeniyle meydana gelmiş ise, tümörün büyüklüğünü azaltmak için kemoterapi, ameliyat  ve radyasyon terapisi uygulanabilir. Eğer kemik ağrısı sebep oluyorsa, ağrıyı dindirmeye yönelik tedaviler uygulanmalıdır.
]]>
Akciğer Kanseri Testi https://www.akciger.gen.tr/akciger-kanseri-testi.html Wed, 14 Nov 2018 09:34:17 +0000 Akciğer Kanseri Testi,Bireyde devamlı görülen ve zamanla kötüye giden bir öksürük, nefes darlığı, devam eden göğüs ağrısı, hırıltılı nefes alıp verme, yüzde ve boyunda şişkinlik, iştahsızlık, yorgunluk, nede Akciğer Kanseri Testi,Bireyde devamlı görülen ve zamanla kötüye giden bir öksürük, nefes darlığı, devam eden göğüs ağrısı, hırıltılı nefes alıp verme, yüzde ve boyunda şişkinlik, iştahsızlık, yorgunluk, nedensiz kilo kaybı ayrıca kişinin kan tükürmesi, sık sık zatürre ya da bronşit olması ve uzun süre hastalığın geçmemesi, akciğer kanserinin belirtileri olabilmektedir. Bu tür şikayetlerde zaman kaybetmeden uzman bir doktora müracaat edilmelidir. Kişinin geçmişte geçirdiği hastalıklar, tütün türevlerinin kullanımı (sigara, pipo, puro vs.), mesleki veya çevresel olarak maruz kaldığı maddeler ve aile fertlerinde kanser olup olmadığı sorgulanarak bazı testler istenir. Yapılan bu testler, kanserin türünü (küçük hücreli veya küçük hücreli olmayan akciğer kanseri), yayılma durumunu (metastaz) ve evresini belirlemek için kullanılır. 

Akciğer kanseri testi ve teşhisi.

Bronkoskopi; Soluk borusuna ve bronşlara ağızdan bir tüp yoluyla sokulan ince ışıklı alet (endoskopi) yardımıyla soluk yolları incelenir ve gerekirse küçük doku örnekleri alınır. Bu sayede ur’un yerleşimini, uzantısını ve görünümü hakkında bilgi edine bilineceği gibi yapılan biyopsi ile ur hakkında daha kapsamlı bilgi edinilmesini sağlar.

Tru-cut biyopsi; Akciğerdeki kitleye yönelik göğüs duvarından şırınga ile girilerek şüpheli dokudan incelemek için örnek alma işlemidir. İğne aspirasyon biyopsisi olarak ta bilinen özel kalın iğne ile incelemek için ur’dan yeterli doku elde etmeyi amaçlar. Böylece, kanserin türünü, tedavi şeklini ve özellikleri hakkında bilgi edinilmesini sağlar.

Ameliyatla açık akciğer biyopsisi; Bu metot akciğerde saptanan bir kitlenin tanımlanması açısından günümüzde pek tercih edilmeyen bir metot dur. Hastalara, alanında uzman olmayan hekimlerce çok daha kolay metotlar ile teşhis konula bilecekken kanserin yayılımına neden olan, çağ dışı korkutucu uyarılar ile Tru-cut biyopsisinden korkutularak ameliyatla açık akciğer biyopsisine ikna edilmeye çalışılmaktadır. Bu son derece yanlıştır. Akciğer kanseri teşhisi için bu kaçınılmaz ise ameliyatla açık akciğer biyopsileri yapılmamalıdır. Bu metot, genelde akciğer kanserinde verilmek istenen ana tedavilerin gecikmesine neden olmakla beraber ameliyat kesi yerine bağlı oluşan ve uzun sürede geçmeyen ağrılar ile hastanın yaşam kalitesini bozabilmektedir.

Torasentez Testi; Kanser hücrelerini tespit etmek için akciğeri çevreleyen sıvıdan iğneyle örnek alınması yöntemidir.

Balgam Sitolojisi Testi; Akciğerdeki sümük dokudan derin öksürükle çıkan balgam örneği laboratuvar ortamında incelenmesi şeklindedir.

Mediastinoskopi Testi; Mediastinoskopi, kanserin göğüste bulunan lenf düğümlerinde metastaz oluşumunu göstermek için kullanılan bir metot dur. Genel anestezi uygulanarak hastanın boyun kısmında küçük bir kesi açılarak ince bir tüp (mediastinoskopi) göğüs boşluğuna sokulur. Her iki akciğerin ortasında bulunan göğüs boşluğundaki lenf düğümlerini kontrol etme ve doku örneği alma şeklidir.

Akciğer Kanseri TestiGörüntüleme Testleri, Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG); Bu uygulama sırasında bilgisayara bağlı güçlü bir mıknatıs, vücut bölgelerinin detaylı resmini çeker.

Tomografi (BT); BT taraması, vücut doku ve organlarını X ray ışınları ile görüntüleme tekniğidir. Bu metotla organların ve dokuların detaylı görüntüleri alınır. Bu yöntem, klasik göğüs röntgeninden daha hassastır.

Pozitron Emisyon Tomografisi (PET-BT); Bu alanda en iyi görüntüleme yoluyla yapılan testler, tomografi ve oldukça avantajlar içeren PET-BT’dir. Nadiren de olsa, akciğer üst kısmında ye]]> Sol Akciğerde Kitle https://www.akciger.gen.tr/sol-akcigerde-kitle.html Thu, 15 Nov 2018 04:44:41 +0000 Sol Akciğerde Kitle; yayılım göstermeyen ve genelde iyi huyludur. Akciğerde görülen bazı kitlelerde kötü huyludur ve büyüme gösterirler. Akciğerde kitle iyi huylu kötü huylu olduğunu anlayabilmek için Patoloji testler yapıl Sol Akciğerde Kitle; yayılım göstermeyen ve genelde iyi huyludur. Akciğerde görülen bazı kitlelerde kötü huyludur ve büyüme gösterirler. Akciğerde kitle iyi huylu kötü huylu olduğunu anlayabilmek için Patoloji testler yapılması gerekir sol Akciğerde kitle konusu ile ilgili yapılacak testlerle alakalı olarak öncelikle tek bir hekimin doğrultusunda değil toplu bir kurul tarafından gelen Patoloji verileri ile beraber karar verilmesi gerekmektedir

Sol Akciğerde kitle teşhisi için yapılması gerekenler;
  • Tomografi, 
  • MR, 
  • PET-CT gibi testler  muhakkak yapılması gerekmektedir.
Sol akciğerde kitle, birçok iyi huylu tümör olabilir. Bunların başında Hamartom, Fibrom, akciğer lenf nodu gibi iyi huylu tümörler oluşabilir. 

Hamartom tümör;

İyi huylu tümörler içerisinde en çok yaygın olanı ve görüleni Hamartomdur.

Hamartom kitlesinde oluşan özellikleri ve tanısı;
  • Yağ dokusu,
  • Kıkırdak ve bağ dokusu gibi yapılara sahiptir.
  • Hamartom kitlesi hastalarda genellikle başka bir rahatsızlık kontrol edildiğinde ya da röntgen filmi çekildiğinde ortaya çıkan bir tümör şeklidir. Neden ve ne neden veya ne için oluştuğu bilinmemektedir.
Hamartom iyi huylu tümör tedavisi;

Hamartom hastada herhangi bir yakınmaya sebep oluşturmuyorsa hastalığın tedavi edilmesine gerek yoktur. Fakat hasta düzenli olarak takip edilmeli ve kontrol altında tutulmalıdır. Hamartom kitlesinde büyüme tespit edilirse, kapalı yöntem ameliyat ile Hamartom kitle hastadan cerrahi müdahale ile çıkartılır. Uygulanan cerrahi operasyon bir saat kadar sürmektedir. Ameliyat sonrasında hasta iki gün yatış işlemi ile beraber taburcu edilebilir. 

Bunların dışında birde kötü huylu kitleler vardır ki bunlarda ancak patoloji sonucunda cerrahi müdahale ile alınan parçalardan testler yolu ile belirlenir. Patolojide kötü huylu çıkan kitle artık bir kanser vakıasıdır. Bu durumda da izlenecek yol hastalığın ne derece ilerlediğidir. Eğer birinci veya ikinci evrede olan bir kötü huylu kanser hastalığı ise cerrahi müdahale ile kitle alınarak ameliyat sonrası değerlendirme yapılır ve tedavinin devamı olan kemoterapi, radyoterapi ve alternatif yöntemler hastanın genel durumuna göre uygulanır. Hasta eğer dördüncü evrede ise hasta için yapılacak tek şey sağ kalım süresini uzatmaktır. Bu sürenin uzatılabilmesi için yine radyoterapi ve kemoterapi uygulanmalıdır. Bu yöntemlerin uygulanmasından önce hastanın genel durumu muhakkak testlerle kontrol edilmelidir.

Sol Akciğerde KitleSol akciğerde kitle, oluşumu her zaman iyi veya kötü huylu olup olmadığı ancak cerrahi müdahale ile alınacak parçaların patolojide araştırılması ile belirlenebilir. O yüzdende sol akciğerde kitle tespit edilmesi durumunda gereken bütün testlerin hemen yapılması hastanın iyileşme oranını yükseltmektedir.
]]>